Medyum Umut Papaz Büyüsü Büyü Bozma Kara Büyü - Cin Türleri

logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 08-20-2018
Saat: 12:09

Medyum Umut Papaz Büyüsü Büyü Bozma Kara Büyü

MedyumUmut Medyum Umut büyü sihir vefk aşk bağlama evlilik şans kader kısmet
Site Map Contacts anasayfa

Medyum Umut
Medyumumut Gerçek Sitesi Medyum umutun sitesi Bursalı Medyum Umut medyumlar medyum Medyum Siteleri Medyum Sitesi Medyum online Sihir-Büyü iptali Cin CinlerTedavisi Kismet Açma Baglama Başarı Aile Geçimsizlikleri Nasip Kismet Rizik Bereketdualari

SON YORUMLAR

Home » Kısmet Açma » aşk
Kategori: Cinler

Cin Türleri

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 21 Kasım 2017 / 17:16

Cin Türleri Cin Türleri

Cin Türleri  MÜSFERÇogul isimi müsferiş olan bu cin türü genel olarak tarlalar gibi kırsal ve incir ağaçlarında yaşarlar. Boyları 140 santimetre olan müsferler genelde iyi karakterlidir. Çok hızlı şekil değiştirebilir ve uzun müddet o büründüğü şekilde kalabilirler. İnsanların en fazla seslerini duyabildiği bu cinler hayvan ve insan sesini kullanarak bu boyutta seslerini duyurabilirler.
 
Öyleki bir gece kapınızın önünde yada etrafınızda konuşan insanlar duyabilir yada hayvan seslerini sezebilirsiniz. Baktığınızda göremediğiniz o noktada hali hazırda seslerini duymanız olası. İnsanlardan rahatsızlık duymazlar ve alelade üstü bir vaziyet yoksa zararda vermezler. İncir ağaçlarına yaklaştığınızda destur çekmeniz daha hayırlı olur. Müsferler hünanist cin türlerindendir.
LİETLİ
Lietli cinleri ismini dişi cinden almışlardır. Bu dişi lietli cin son derece akıllı ve olağan üstü kuruntu verir. Lietli türleri genelde vadilerde ve yüksek yerlerde yaşar. İnsanlara olan musallatları güzel bir insan gibi görünüp kandırmaktan ibarettir. Aşırı derecede uyuşukluk ve kendini bilmezlik bir hantallık yaratır. Kişi o geldiğinde dış dünyadan kopar gibi davranır. Çok kuul bir görünüşe sahip olan lietliler kendi alemlerinde de vesvese verebilir ve kimi cinleri kandırabilirler. Onlar iblisten olmasalarda onun kadar becerilidir bu konuda.
MUSABBAR
 Bu cin türü genelde mağaralarda yaşarlar. Sarp ve kayalık bölgeleri seçenek ederler. Boyları vasati 90 santimdir. Şeytanilerden olmasa da insanları sevmeyen bir cin türü olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden de insanların çok nadir gittiği uzak dağlarla kaplı alanlarda yaşarlar. Toprakta ki mineraller ve yosunlarla beslenirler. Kapıp kaçmak üzerine uzmandırlar. Hızlı ve toplu şekilde hareket ederler. Bir başka türle dalaşa girecekse katiyen bunu yanlız yapmazlar. Teke tek kavramı yoktur onlarda. Topluca saldırırlar. Aile bağları çok güçlüdür ve katiyen dağılmazlar. Musabarlar böyle bir türdür.
BEHNİLEM
 Behnilen cinler aleminde bir kral olmasada üst düzey bir cindir. O alemdeki cinler içinde toprakta yaşayan tek cindir. 4 ana element içinde en katı olan elementi kullanan bir cindir. Bir çok gömünün yerini bilir. Fakat katiyen sahiplenmez. İnsanlara yapışmaz. Aksine arkadaş bir cindir. İnsanların içinde gezer fakat asla muhatap olmaz. İnsanları sevebilen bir cindir. Asli görevleri içinde buhari ismindeki şifacı cine yardımcı olmakta vardır. Tabiattaki nebatları tespit eder ve alakalı yere iletir. Bu cin mümin bir cindir ve herkesin arkadaş olmak isteyeceği bir cindir.
 KASVERATİN
 Kasveratin arap yarım adasının 4 büyük cin krallarından biridir. Kendine has bir silahlı gücü ve sağ kolu diyebileceğimiz 3 yardımcısı vardır. Çağrılara icabet eden bir kral olmasına karşın ilk giden 1. Yardımcısı olur. Teykelin yanında olabilecek bir dostluğa sahiptir. Kendine has bir tacı vardır ve tahtı belkıs tahtına benzer. Gündüzleri kendi ve silahlı gücü asla görünmez. Geceleri ise silahlı gücü bir kale gibi düzen sağlar. Kasveratin iyi bir kral ve görünüş olarak sakin bir duruşa sahiptir. Ve 4 büyük kral içinde 3. sırada bulunur. 

Cin ve İblislerin Çeşitleri

Cin, gözle görülmeyen, bir şeyi örtmek mananına gelir.Cinlerin atalarına“cânn” isimi verilir.
Cin isimi verilen lâtif yaratıklar, insanlarla beraber yeryüzünde hayatlarını sürdürürler. Gruplar halinde yaşarlar, kabileleri vardır. Yaratılışları insanların yaratılışlarından . İnsanlar topraktan yaratıldıkları gibi, onlar da ateşten yaratılmışlardır.
Gûl, ifrit gibi çeşitli türlerden oluştuğu kabul edilen cinler, daha önceki Araplarda bazen “hîn” kelimesiyle dile getirilmiştir. Farsçada cin kelimesi karşılığında “peri” ve “dîv” kelimeleri kullanılır.
Cinlerin insanlarla beraber olanlarına “Mir” denir. “Hubs” cinlerin erkekleri, “habais” ise dişileridir.
Cahiliye Arapları cinlere yükledikleri fark işlevlere göre onları değişik isimlerle isimlendirmiştir. Mesela insanlarla beraber oturduğuna inanılan kesimine âmir, çocuklara yapışanlarına “ervâh”, bunların çirkeflik yapanlarına “iblis”, iblislik ile ilgili daha ileri gidenlerine “mârid”, şayet bu daha ileri gitme güç ve kuvvet kullanımı doğrultununda ise “ifrît”, bütün bu şeytanca kirlerden arınmış bir cin olursa “melek” ismini almaktadır.

Afarid

İblisin diğer cinlerden olan soyudur. “Afarid”, çoğul halidir. Türkçesi “ifritler” olarak bilinir, fiziki olarak ve doğa ötesi olarak güçlüdürler. Çağrı edilmeleri genelde ölümle bitmese de siz onu köle edeceğim derken o sizi köle edinebilir.

Amir

Amir, tenha ve natürel yerlerde başka bir deyişle dağ, ormanlık ve göllerde değil de tamamiyle insanların yaşadığı yerlerde bulunan cinlere denir.[3] Bu cinler, çoğunlukla süflî cinlerdir. Başka bir deyişle İslam akaidi dışında yaşayan varlıklardır ve aşırı dini taassup yüzünden de bilhassa Müslüman insanlara yapışmaktadırlar.

Ammar

Bu tür cinler genelde hanelerde yaşarlar. Bu tür cinnler, bir hane de hemen hemen hanede yaşayan ailenin hanede ki içki ile birlikte yenen yemekler de ve Allâh’ın isiminin anılmadığı yemeklerde ailenin yemeklerine katılır, seyrek evin niteliğine bağlı olarak hareket ederler.
Genelde insanlara yakın yaşarlar ne etliye ne sütlüye karışırlar lakin yeniden tabiatları gereği insanı pek sevmezler, onları rahatsız etmedikçe veya zarar vermedikçe pek varlıklarını belli etmezler. Çağrılara icabet etseler de çok yalan söylediklerinden çağrı edenin başına ilerde illaki bir iş gelir.
Bunların çoğu İnsanların meşruiyetine girmeyerek kendi hallerinde Allâh’ın isiminin anılmadığı yemek ve işlemlerde insanlara katılırlar, bazıları çocuklarla oynarlar, bazıları da ev halkından rahatsız olmaları nedeniyle geceleri gürültüler, takırtılar, hışırtılar yaparak ev halkını rahatsız edip kendilerine konak etmeye çalışırlar. Bunlara kimi insanlar gürültücü ruhlar diyerek vaktinde ve son zamanlarda poltergeist isimi altında can vermişlerin ruhlarının orada hala yaşadığını düşünmüşlerdir.

Betr

İnsanları bağırmaya çağırmaya ve asabileştirmeye uğraşan bu şeytanın amacı de çok büyüktür. Asabileşen insan bir nebze şirazeden çıkmıştır, gözü hiç bir şey görmez ağzından çıkana kontrol sahibi olamaz. Konuşulan şeyler kalp kırma ile sonuçlanacak ki insanların arası kötü olsun bundan şeytan zevk duysun isteğine kavuşsun.

Dasim

Dasim; yemek şeytanı insanın yediğinde, içtiğinde bulunur. Besmelesiz yenenlerden çalar ve yenenlere istifra ederek kirletir.bu şeytanın emeli yararlandığımız yiyeceklerden çalarak ziyana uğratmak ziyanda olan insanı psikolojik açıdan yıkmak. Maddiyatı olmayanın maneviyatı olmaz düşüncesine düşürüp itaat ve taattan alıkoyarak Rabbime ters düşürücü hallere sokmak.

Demon

Aslen İngilizce şeytanlar mananına gelse de bu ırka ait belirli bir isim yoktur. Bunun en büyük sebebi demonlar insanlara kendilerini yaradan olarak göstermeleridir, spritualist satanizm vb. dinler de hala daha bu inanış hakimdir. Demon, çağrılara kolay gelir ve kibardır fakat isteklerine karşı çıkarsanız size cephe alabilir. En büyük kozu ikna gücüdür, isterse size görüntüler ve seslerle kandırabilir. Katiyen hadim olmazlar.

El Ebyaz

Peygamberlere ve velilere yapışanlardır. Peygamberlere hiç bir şey yapamazlar Allah indinde savunmuşlardır. Resulullah efendimizin kıbali dahi yasaklanmıştır, onun suretinde gözükemezler. Ancak alimlerin meclisinde bulunarak ara bozuculuk yapmaya ve akıllarını karıştırmaya çok çalışmışlardır. muzaffer olup alim meclislerini dağıtmışlardır. Her konuda başarmaya güçleri yeter.

Ervah

Ana rahminden itibaren cenine ve doğduğundan itibaren küçüklük sürecini geçirenlere yapışan, onları tinsel ve bedensel istikametten menfi istikamette etkilemeye çalışan cinlerdendir.
Sebepsiz yere çocuğu olmayan (doktorlar tarafından çocuklarının olmaması için hiçbir tıbbi sebebin bulunamadığı izah eden) hanımlara yapışan cinler, bu türdendir. Ana rahmine girip cenini boğarlar veyahut daha ileriki senelerde çocuğun düşmesine yol açarlar. Şayet fizyolojik bir sebep yoksa, bu olaydan kurtulmak Allah’ın desturu ile çok kolaydır.

Gûl

Ortadoğuda ortak bir motiftir. Vahşi, merhametsiz ruhları ve onların kötülüklerini anlatır.[6] Genelde bir bölge içinde göçebe yaşarlar, geçtikleri her bölgede garip işler zuhur eder (filan bölgeye taş yağdı, şu bölgede uluma sesleri var vs.) Genelde korkunç görünürler fakat bir bölgede ikamet ederlerse o bölgeye garip bir bereket gelir fakat gittiklerinde sanki her şeyi kuruturlar. Çoğunlukla “gulyabani” diyerek efsanelerde anlatılan cadılar şeklinde görünen cinlerdendir. Korkunç görüntülere girerek insanları korkutur ve istediklerini almaya çalışırlar, bazen devasa görünürler.

Hanzep/Hanzap

Hanzep; namazda ve bütün yapılan kulluk görevlerde kuruntuyu veren, yapılmasına bir türlü mani olmaya çalışan şeytandır. Görevi çok büyüktür aldığı işlerde genelde başarır.yapılacak bütün hayır işlerde insanın içine kuruntu vererek engeller insanın günaha girmesinden çok zevk duyar. Dikkat etmemiz gereklidir içimizden gelen her kötü his ve vesveseler bundandır, tek emeli insanı kulluk görevinden uzaklaştırıp Allahın yanında kulu kirli ve kötü göstermektir. Yapılan kulluk görevlerde oldu mu olmadı mı diye vesveseyi bile verip insanı şüpheye düşürür.

İfrit

Cinlerin en güçlülerinden olan soyut varlıklardır.
İfrit; insanın bedenine girenlerdir ve savaş başlatıp istila edenlerdendir, genelde girdiği bedenin sahibini çıldırdır ve cürüm hale düşürür. En büyük ameli cinselliktir ele geçirdiği beden ile ilişkiye girer veledi zina türemesini sağlar. Besmelesiz yatan insanın eşi ile paylaşımda bulunur ve yuvasını bozar elde eder.
İfritler, tehlike sınıfında en üst düzeyde olan cinlerdir. Zarar verme istikametinden ölümcül sonuçlar doğurur. Kişiye hastalık verebilir, gerekirse öldürebilirler. Ancak bu vaziyet onlar için yasaklanmıştır.(Bu yasağa uymayan kabilelerde mevcuttur)
İfritlerin, alim kişilere olan haseti bilindiğinden, eski dönem alimlerin ifritlerden savunmak için çeşitli dua ve simgeleri üzerlerinde taşıdığı bilinir. İfritler, ormanın çok sık iç kesimlerinde ve derinliklerinde yaşarlar. Yaşadıkları bölgede vahşi hayvanların ve kuşların barınamadığı söylenir. Hiçbir zaman kendi bölgelerinden insanların yaşadıkları kalabalık yerlere gelmezler. İnsanların kılığına girmezler ve yakın tarihte bir musallat olayları da olmamıştır.

Lietli

Lietli cinleri ismini dişi cinden almışlardır. Bu dişi lietli cin son derece akıllı ve alelade üstü vesvese verir. Lietli türleri genelde vadilerde ve yüksek yerlerde yaşar. İnsanlara olan musallatları güzel bir insan gibi görünüp kandırmaktan ibarettir. Aşırı derecede uyuşukluk ve kendini bilmezlik bir hantallık yaratır. Kişi o geldiğinde dış dünyadan kopar gibi davranır. Onlar şeytandan olmasalar da onun kadar kabiliyetlidir bu konuda.

Marid

Maridler cinlerin genelde asil bölümlerindendir, en tehlikeli cin bölümlerindendir, ne iblisle ne Allah’la işleri vardır, ateistik bir halde yaşarlar. İnsanlarla iletişime geçmeyi sevmedikleri gibi çağrı edilirlerse ölümle sonuçlanma ihtimali çok fazladır.
Tehlike sınıfında üst düzeyde olan bu cinler, katiyen ritüellere gelmezler. Ancak çok ilmi konuda üst düzeyde olan, ilim ve irfan sahibi kişilere görünür, konuşurlar. Ormanda genelde bataklık kenarlarında yaşarlar.. Vahşi hayvanların ve insanların kılığına girebilirler. katiyen kendi bölgelerinden insanların yaşadıkları kalabalık yerlere gelmezler. Zarar verme yetkileri yasaklanmıştır.
Marid, kontrol edicidir bütün iblisleri yönlendirir çok haşmetli ve tehlikelidir. hücuma geçtiği insanlarda nefsi ele geçirmeye çalışır. Çoğu kez hep galip gelerek insanları Allah’ın huzurunda büyük günahlara sevk ve müptela eder. Bütün iblisler Allah’ın huzurundan kovalandıkları için insanoğlunun düşmanıdır.

Metun/Mesit

İnsanların duydukları ile uğraşır. Hak yolunda duyulan yararlı işleri ters istikamete veya unutturmaya çalışır.unutulan veya yanlış anlaşılan bilgiler insanı uçuruma sokunca çok hoşnut olur. Yapılan işlerde duyum çok ehemmiyetlidir yanlışa düşen insan Allahın huzurunda kötü hallere bürünür. İbliste emeline erişir. Ziyanda olan insandır.

Musabbar

Bu cin türü genelde mağaralarda yaşarlar. Sarp ve kayalık bölgeleri seçenek ederler. Boyları vasati 90 santimdir. Şeytaniler’den olmasa da insanları sevmeyen bir cin türü olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden de insanların çok nadir gittiği uzak dağlarla kaplı alanlarda yaşarlar. Toprakta ki mineraller ve yosunlarla beslenirler. Kapıp kaçmak üzerine uzmandırlar. Hızlı ve toplu şekilde hareket ederler. Bir başka türle dalaşa girecekse katiyen bunu yanlız yapmazlar. Teke tek kavramı yoktur onlarda. Topluca saldırırlar. Aile bağları çok güçlüdür ve katiyen dağılmazlar.

Müsfer

Çogul isimi müsferiş olan bu cin türü genel olarak tarlalar gibi kırsal ve incir ağaçlarında yaşarlar. Boyları 140 santimetre olan müsferler genelde iyi karakterlidir. Çok hızlı şekil değiştirebilir ve uzun müddet o büründüğü şekilde kalabilirler. İnsanların en fazla seslerini duyabildiği bu cinler hayvan ve insan sesini kullanarak bu boyutta seslerini duyurabilirler. Öyleki bir gece kapınızın önünde yada etrafınızda konuşan insanlar duyabilir yada hayvan seslerini sezebilirsiniz. Baktığınızda göremediğiniz o noktada hali hazırda seslerini duymanız olası. İnsanlardan rahatsızlık duymazlar ve olağan üstü bir durum yoksa zararda vermezler. İncir ağaçlarına yaklaştığınızda destur çekmeniz daha hayırlı olur. Müsferler hünanist cin türlerindendir.

Şeytan

Şeytan aslen tek bir cindir, bazıları onu kabile sansa da o asla bir kabile değildir, bir evvelki konuyu anımsarsanız, Haris ismiyle başlayan yolculuğu hangi isimle bitmişti. Şu nokta’da ehemmiyetlidir ki cinler nasıl bizlere isterse görünür istemezse görünmez, şeytanda aynı şekilde hem insan hemde cinlere isterse görünür isterse görünmez.

Velhan

Velhan; suyu , ateşi , yağı, bezi, ipliği vs gibi çok kullanılan günlük yaşantımızın parçası olmuş madde ve nesneleri çok kullandırır. Müsriflikle hem insanın maddiyatını hem de içsel istikametten ziyanını sağlayarak zarar verdirir.tasarruf bilmeyen insana bol malzeme kullandıracak ki her istikametten zarar gördürebilsin dikkatli olmamız gereklidir. Allah bize bolca yiyip içmemizi fakat asla müsriflik etmememizi öğütler.

Vesnan

Vesnan; uyku şeytanıdır. İnsanlar uykuya dalınca hemen esareti altına alarak bütün kötülüklere vakıf kılar. Düşünü karıştırır kötü hallerle intiza ettirerek kulun aklını karıştırmaya çabalarlar. Çoğu insan görmüş olduğu kötü düşler neticeninde çok defa hataya düşmüşlerdir. Okuyup kendimizi savunma altına almadan uyku haline geçersek şeytanın oyuncağı oluruz.

Zellenbur

 
Zellenbur; esnafa ve ticaretle uğraşanlarla hep haşır neşir olur, bozuk mal ve kötü ticaret yaptırmaya çalışır. Nedeni ticaretle uğraşana hile yaptıracak ki her şeyle insanı ziyana sokabilsin . Kul hakkı ile rabbimizin huzurunda kurtuluşa kavuşamayalım düşüncesindedir.
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 21:09

Uyku bağlama büyüsü insanların hayatını kabusa çeviriyor Uyku bağlama büyüsü

Uyku bağlama büyüsü İnsanlık tarihinde uygulanan en etkili kara büyülerden biri de uyku bağlama büyüsüdür. Bu büyü sadece kişinin uyku problemleri yaşamasına neden olmaz, ayrıca cinayet ve intihar gibi korkunç sonuçlara da yol açar.

Uyku bağlama büyüsü sadece birkaç gecede istenilen sonucu verir. İnsanlara büyük zararlar veren bu büyü diğer sağlık sorunları ile birleşerek ortaya çıktığı için tespit edilmesi oldukça zordur.

Uyku bağlama büyüsü ile cinayete niyetlenmek aynı şeydir

Uyku bağlama büyüsünde amaç düşman olarak kabul edilen kişiye çeşitli işkenceler çektirmek ve onu kısa sürede ölüme sürüklemektir.

Uyku bağlama büyüsü yaptıran kişi açıkça düşmanına zarar vermez. Ancak büyünün etkisinde kalan kişi kendi eliyle kendisine zarar verir. Tabi bu durum büyü yaptıran kişinin suçlu olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Birisine uyku bağlama büyüsü yapıldığı nasıl anlaşılır?

Uyku bağlama büyüsü yapılan kişilerde belirtiler iki grupta değerlendirilmelidir. Çünkü büyünün yapıldığı ilk hafta ile ikinci hafta belirtileri birbirinden farklıdır.

Uyku bağlama büyüsünün ilk hafta belirtileri

  • Gece boyunca birkaç defa uyanma ve her uyandığında farklı bir işle uğraşma
  • Uykudayken düşecekmiş hissi duyma ve sarsılarak uyanma
  • Daha önceki dönemlerde gördüğü bazı rüyaları yeniden görme

 

Uyku bağlama büyüsünün ikinci hafta belirtileri

  • Uyku düzeninde ciddi bozuklukların görülmesi
  • Gecenin büyük bir kısmını uykusuz geçirme ya da hiç uyuyamama
  • Uyumadan önce giyilen elbiseler ile sabah uyanıldığında giyilen elbiselerin farklı olması (Kişi gece kalkıp elbise değiştirdiğini hatırlamaz)
  • Gece uykudan uyanılır ve sanki gündüzmüş gibi belli işler yapılır ( kadınların yemek yapması, erkeğin bahçe ile ilgilenmesi gibi)
  • Ciddi unutkanlık problemlerinin yaşanması
  • Psikolojik olarak aksi ve huysuz bir kişi haline gelinmesi
  • Dikkatin dağılması ve sık sık kaza yapılması
  • Kişinin inançlara, ahlaki kurallara ve sevdiklerine artık eskisi gibi değer vermemesi ve hayatındaki tüm kıymetli varlıklara tepki göstermesi

 

Uyku bağlama büyüsünün burada sıralananlar dışında kişilerin yaşına ve cinsiyetine göre değişen daha pek çok belirtisi vardır.

Uyku bağlama büyüsü nasıl yapılır?

Uyku bağlama büyüsü yaptırmak için şu malzemelere ihtiyaç duyulmaktadır:

  • Bir miktar tuz (gündüz vaktini temsil eder)
  • Bir miktar toprak (gece vaktini temsil eder)
  • Bir kap su (sabah ve akşam saatlerini temsil eder)
  • Biri uzun biri kısa iki adet tahta çöp (Kibrit çöpü veya kürdan da kullanılabilir. Uzun çöp ile kısa çöp arasındaki fark ne kadar büyükse büyü o kadar güçlü biçimde tutar. Zira uzun çöp kişinin uyku ihtiyacını, kısa çöp ise büyüden sonra ne kadar uyuyabileceğini gösterir.)

 

Malzemeler büyünün yapılacağı gün temin edilmelidir. Eğer malzemeler kullanılmadan bir gece geçerse yani büyülenecek kişi rahat bir uyku geçirirse büyü tutmaz.

Uyku bağlama büyüsünde suyun içine önce tuz atılır ve büyülenecek kişinin adı belli bir sayıda okunur. (Bu sayı Arapçadaki ebced hesabına göre belirlenir.)

Tuz suda iyice eridikten sonra suya bir miktar toprak atılır ve bu sırada kişinin adı yine belli bir sayıda okunur.

Daha sonra birisi uzun diğeri kısa 2 adet çöp suya bırakılır ve iyice karıştırılır. Karıştırma sırasında dini metinlerin uyku ile ilgili bölümleri okunur. Bu dini metinler eski medeniyetlerin inançlarını ifade eden sözlerden oluşur. Tabii büyüyü Tevrat ve İncil’den faydalanarak yapmaya çalışan medyumlar da vardır.

Bazı büyü üstatları ise uyku bağlama büyüsünü Kehf suresini okuyarak yaptıklarını iddia etmektedir. Bu iddia kesinlikle doğru değildir. Zira Kuran büyü malzemesi olarak kullanılamaz çünkü her bir harfi dahi Allah’ın koruması altındadır.

Büyü malzemelerinin iki hafta saklanması

İçine çeşitli malzemeler katılmış ve üzerine tılsımlı sözcükler okunmuş su kabının ağzı iyice kapatılır ve kimsenin görmeyeceği bir yere gizlenir.

Gizlenen su kabındaki uzun ve kısa çöp nemlenip yumuşadıkça büyü tesirini arttırır.

2 haftalık bekleme süreci içinde özellikle yaz aylarında su kabındaki bütün su bitebilir. Bu durumda büyü tutmaz. Bunun önüne geçmek için sık sık kap kontrol edilmeli ve eğer su azalmışsa bir miktar su ilave edilmelidir.

Uyku bağlama büyüsünün son aşaması

Mühürleme aşaması

14 günlük süre dolduktan sonra içinde çeşitli malzemeler konulmuş olan su kabı yerleşim yerlerinden uzak bir yere götürülerek toprağa gömülmektedir.

Gömülme sırasında kabın içinde bulunan su boşaltılmaz. Su dolu kap bir çukurun içine konur ve üzerine toprak atılır. Bu uygulamaya mühürleme aşaması denir ve büyünün en yüksek seviyede etki göstermesini sağlar.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 23:11

İSLAMDA MEDYUMLUK

islamda Medyumluk islamda Medyumluk Nedir 

islamda Medyumluk İslamiyet öncesi Arap kabileleri arasında “Kahinlik” ve doğa olaylarında sonuç çıkaranların adlandırıldığı “Araf” çok fazla rağbet görmekteydi, hatta cinler islamiyet öncesi gelecekten haber bile getirebiliyorlardı. İslamiyetle birlikte cinlerin gelecekten haber vermesi yasaklandı ve kahinlik ve falcılık tamamen yasaklandı. Çünkü, cahil toplumlar bu bilgileri suistimal ediyorlar ve kendi emel ve arzuları için kullanıyorlardı. Hatta, Peygamber Efendimizi (S.A.V.) bile falcılık ve kahinlikle defalarca suçlama cüretini bile gösterdiler.

İslamiyet, kesin ve net bir şekilde kahinlikgelecekten haber verme ve falcılığı yasaklamıştır. Yine Cenab-ı Allah’ın takdiriyle falcı ve kahinlerin destek aldığı cinleri de yasaklayarak tüm bağlantıları kesmiştir. O dönemden beri kehanet, gelecekten haber verme ve falcılık tüm geçerliliğini ve gerçekliğini yitirmiş durumdadır. Bu dönemlerde medyum ve medyumluk kavramından bahsedilmez. Medyumluk, ağırlıklı olarak batılı toplumların kullandığı bir ifadedir.

islamda Medyumluk Nedir

Bunun yanında gelecekten bilgi vermeyen ilmi çalışmalara izin verilmiş, sembol ve gökbiliminin uzman kişilerce kullanılmasına izin verilmiştir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bizzat Hz. Ali (R.A.)’ye bu bilimin tamamını öğretmiştir. Ancak, Hz.Ali (R.A.) çok uzun bir süre bu ilmi açıklamaktan uzak durmuştur.

Sembol bilimi eski çağlardan beri bazı işaret ve harflerle gizli şifreleri içeren ve bu şifreleri çözme yeteneğine sahip kişilerin oluşturduğu bir topluluktur. Çağlar ilerledikçe semboller değişmiş bazen sayı ve harfler, bazen sadece kendini ifade eden işaretler hatta yıldızlarla yapılır hale gelmiştir. Kabala bu bilimlerin kaynağı olarak bilinir ve bu konuda gerçekten üstün özelliklere sahiptir. Ancak, İslamiyetle birlikte arapça harfler, sayılar ve islami sembolleri islam alimleri bu konunun zirvesine ulaşmışlardır. Türkiye’de genellikle medyum ile havass ilmi bilgilerine sahip olan kişiler aynı sınıfta değerlendirilmektedir.

Gerçekte Türk-İslam kültüründe olmayan “medyum” kavramı, gayrimüslim toplumlarda, geleceği görme kehanetinde (!) olan kişileri adlandırmak amacıyla kullanılmıştır. İnanç ve kültür olarak farklı yaklaşımlarda bulunan bu toplumlar, yüzyıllardır gelecekte neler olacağını merak etmişler ve bu kişilerin öngörülerine sürekli itibar etmişlerdir. Zaman içerisinde toplumda belirli konum kazanan bu kişiler, “Medyumluk” kavramının oluşmasını sağlamışlar, Fal ve kehanetleriyle toplumu yönlendirmişlerdir.

Türk-İslam kültüründe, özellikle Osmanlı döneminde “Müneccimlik” şimdiki adıyla “Astronomi” biliminden fazlasıyla yararlanılmış ve yıldızların insanlar ve olaylar üzerindeki etkilerinden yola çıkarak tahminde bulunulması yöntemi kullanılmıştır. İslamiyet öncesi dönemlerde yoğunlukla kullanılan büyünün İslamî yöntemlerle tamamen yok edilmesi ve büyü bozma çalışmaları ise tamamen farklı bir alan olan Havas İlminin konusunu oluşturmaktadır. Ancak, Türkiye kafa karışıklığının yoğun yaşandığı bir toplum haline geldiği için Medyum denildiğinde beraberinde bir çok kavram anlaşılmaktadır.

Havas alimiKur’an-ı Kerim ve Esma-ül Hüsna’lar üzerinden hareket ederek, ifadelerin anlamları gizli şifreleri, bilinmeyen yönlerini ön plana çıkararak bu bilgiler üzerinden sebep sonuç ilişkisi kurabilme bilgisine sahip olan kişidir. Hatta kişilerin yaratılış özellikleri ve istekleri doğrultusunda özel çalışmalar yaparak topluma üst düzey bilgiler verebilir.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 22:33

MEDYUMLAR

Medyumlar Nasıl Çalışır

MedyumlarMedyumlar Yüzyıllar boyunca geleceği öngören insanlar toplum tarafından ön planda tutulmuş, itibar görmüş ve farklı bir sınıf olarak adlandırılmıştır. Yahudilikte de, hıristiyanlıkta da, islam dininde de farklı olarak algılanmışlardır. Bu bilgilere sahip olanlar yahudilikte kabala alimi, islam dininde ise havas alimi olarak değerlendirilmiştir. Havas, halkın bildiğinin üstünde bilgi sahibi olanlar anlamına gelir. Oysa ki günümüzde, falcıların abuk – sabuk kehanetleri nedeniyle bu konuda bilgi sahibi olanlarla olmayanlar birbirine girmiş. Falcı, büyücü ve medyumaynı sınıf içerisinde değerlendirilmiştir. Oysa ki, medyumlar bu sınıfın çok daha üstünde bilgi ve birikime sahip olan özel yetenekli insanları ifade etmelidir.

Medyumlar, herkes tarafından güven duyulan bir kişi olmak, insanların sırlarını başka hiç kimseyle paylaşmayan, güçlü bir irade ve ahlaka sahip olmak zorundadır. Medyumlar, enerji yoğunluğunu hissetmesiyle, bir takım olayları ve farklı güçleri kullanırken kendine ve karşısındaki insana karşı daima saygılı olmak zorundadır. Kimi medyumların; “İsteğiniz şu gün, şu saate olacak !” gibi çok iddialı yaklaşması nedeniyle günümüzdeki medyumluk değerini kaybetmiştir.

Genelde insanlar medyumlardan hep gelecekle ilgili bilgi isterler. Oysa ki; gelecek kesinlikle bilinemez. Medyum falcılıkla uğraşmazlar. Toplum algısında medyumluk, falcılıkla karıştırıldığı için medyum’dan gelecek üzerine bir şeyler anlatmasını isterler. Bunu fırsat bilen Medyumlar (!) gelecek nasıl olsa bilinemediğinden dolayı, ne kadar çok bilgi verirse, karşısındaki o insanı o kadar çok mutlu edecektir. Bu yüzden genelde bir falcı gibi hep iyi ve olumlu sözler söylerler, kendisinden bilgi almak isteyen kişinin sorusuna ve niyetine göre, onun hoşuna gidecek şekilde bilgilendirirler. Bu sonuç Medyumluk gibi son derece elit bir özelliğin değerini kaybetme nedenlerinden bir başkasıdır.

Medyum; eğitimli, yüksek karakterli, dini bilgisi ve inancı kuvvetli, yüksek bir ahlâk yapısına sahip, belli bir yaş üzerinde olan, olgun, fenomen, yaşadığı zamanın gerçeklerini bilen, vizyonunun ve misyonunun yüklediği özellikleri taşıyabilecek güce sahip, farkında olan, toplumun huzurunda alçak gönüllü ve tevazu gösterebilecek ender insanlardır.

Oysa öylesine üzücüdür ki, günümüzde medyumlar, atadan dededen kalma eserler üzerinden rüzgârlar savuran, iki kelimeyi yan yana getirmekten aciz, kelime hazinesi sınırlı, eğitimsiz, enteresan giyinişli, kartlarla-taşlarla kendince kehanetlerde bulunan, medya figürü garip insanlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dolayısıyla, sıkıntılarınızda destek alacağınız medyum, öncelikle güven veren, doğru bir kişi olmalıdır.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 15:24

MEDYUM

Medyum Nedir

MedyumMedyum, Türkiye’de son yıllarda duyulmaya başlayan bir kavramdır. Gerçekte Türk-İslam kültüründe olmayan bu kavramı, gayrimüslim toplumlarda, geleceği görme kehanetinde (!) olan kişileri adlandırmak amacıyla kullanılmıştır. İnanç ve kültür olarak eksik olan bu toplumlar, yüzyıllardır gelecekte neler olacağını merak etmişler ve medyumların öngörülerine sürekli itibar etmişlerdir.

Zaman içerisinde toplumda belirli bir konum kazanan bu kişiler, “Medyumluk” kavramının oluşmasını sağlamışlar, Fal ve kehanetleriyle toplumu yönlendirmişlerdir.

Batılı anlamda ; bedensiz varlıklarla ruhsal bağlantı kurabilecek ve böylece arada bir iletişim köprüsü oluşturabilecek duyarlılığa sahip kişiye verilen isimdir. İnsanın doğasında var olan enerjiyi, negatif ve pozitif olarak ele alırsak, medyum; İnsanlar üzerinde mevcut bulunan, negatif enerjiyi görerek, bu enerjinin o kişi ve nesneden dışarı atılmasını ya da kontrol altında tutulmasını sağlar.

Bu kişiyi diğer insanlardan farklı kılan, yapısı, onun olaylar karşısındaki bakış açısıyla bilgi vermesi, kişi veya nesne hakkındaki soruların mistik güçten aldığı cevabına, kendi yorumunu da katarak geleceği bildirmesidir.

Medyum bazen şiddetli bu enerjiye sıkışarak, kendini kaybederek, kötü (negatif) enerjiye baskı yapamayıp onun kontrolüne girebilir. Böyle bir durumdan kurtulan medyumun beyin yapısı, almış olduğu negatif enerji sonucu büyük hasar alır. (suflî cinlerle irtibat halinde olmayı ve halk tabiriyle çarpılmayı bu şekilde açıklıyorlar) Artık kendini kontrol etmesi ve olaylara sağlıklı bir şekilde yaklaşması ve enerjiyi kontrol altına alması çok zor olur.”

Türkiye’de Medyumlar, ağırlıklı olarak havass ilmi ölçüleriyle çalışma yaparlar, zira İslamda geleceği bilmek mümkün değildir. Gelecek kehanetinde bulunarak kendini ispatlamış bir medyuma rastlamak da imkansızdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde kavram, Türkiye’de kelime anlamından çok farklı olarak yorumlandığı anlaşılmaktadır.

Medyum Nedir

Türkiye’de medyum, islamî bilgi, bireysel yeterlilik ve insanın manevi yaratılış özelliklerini bilen eğitimli kişiler olarak bilinmelidir. Gelecekle ilgili kehanette bulunan, islamî bilgiye sahip olmayan, fal bakan kişileri bu isimle adlandırılma yanlışlığı maalesef devam etmektedir.

Günümüzde medyum olduğunu iddia eden kişilerin Kur’an-ı Kerim’de insanın yaratılışındaki dört elementten bile habersiz olması son derece üzücüdür. Havass ilmini bildiğini söyleyen bir medyumun, Pişmiş Ateş (Ateş – Hava) ve Çamur’un (Toprak – Su) olduğundan bile habersiz olmasına inanılamaz. Havass bilen bir uzman! insan denilen çok yönlü, dört elementten yaratılan ve Allah tarafından üflenmiş ilahi iz olan ruhun açılımını, karakteristiğini çözmelidir.

Atadan dededen kalma, içeriğini bile bilmedikleri kitaplar üzerinden hareket ederek kendilerini medyum olarak kendini lanse eden kişilere karşı dikkatli olunmalı ve sorunların çözümünde doğru kişilerle irtibata geçilmelidir. Medyum, astroloji bilgisi, anatomi, matematik ve Kuran-ı Kerim’in üst bilgisine sahip olarak ruh bilgisine erişebilmelidir.

Medyum, kendi kişisel özellikleri, sahip olduğu bilgi birikimi, eğitimi ve tecrübesiyle gelecekten haber veren değil, gelecekte olması muhtemel olayları öngörebilen ve kişinin görmezden geldiği konuların önemine dikkat çeken donanımlı kişiler olarak bilinmelidir.

Ancak; günümüz toplumunda gayrimüslim inancın etkisiyle, enteresan giyimli, saçma-sapan kehanetlerde bulunan içinden dumanlar çıkan kaselere bakan büyücüler olarak biliniyor olması üzücüdür. Diğer taraftan, gerçek medyumlar olduğu gibi olmaya özenen ve kendini bu isimle tanıtarak, bu özellikleri taşımayan bir çok kişinin olduğu da bilinen bir gerçektir.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 14:27

AYIRMA BÜYÜSÜ

Ayırma Büyüsü Nasıl ,yapılır

Ayırma Büyüsü

Ayırma Büyüsü  İki kişiyi birbirinden ayırmak, sevgiliyi veya eşleri birbirinden ayırmak amacıyla yapılan büyülere Ayırma Büyüsü adı verilir. Genelde iyi niyet taşımayan kişilerin eşleri ve sevgilileri bu yöntemle ayırdıkları bilinmektedir. Ailelerin dağılmasında etkili bir güce sahip olan ayırma büyüsü ile bir çok aile farkında olmadan ayrılır ve boşanırlar. Elbette her ayrılan eş veya sevgililerin ayrılığı / boşanması büyüye bağlanamaz. Ancak; böylesi bir büyünün varlığını ve etkisini ihmal etmemek gerekir. Ayırma büyüsünün etkisiyle birbirlerinden ayrılan eşlerin bir süre sonra bu kararlarının yanlışlığı ve yaptıklarından pişman olduğu durumların yaşanmaması için dikkate alınması gerektiği bilinmelidir.

Ayırma büyüsü, tasvip edilmeyen bir çalışma olmasına rağmen, haklı nedenlerin olduğu durumlarda yok değildir. Ancak, burada hareket edilen yöntem büyüleme değildir. Eşlerden birinin başka bir kadın veya erkekle olan ilişkisinin devamı halinde ailenin dağılması ve boşanma ihtimalinin varlığı gibi durumlarda bu tehlikenin önlenmesi amacıyla yapılan vefklerden destek alınır. Aralarında nikah olan eşlerde nikah bağından hareket edilerek Esma-ûl Hüsnalar, Ayetler ve dualarla yapılan ayırma vefkleri kullanılır. Ayırma vefkinden alınacak destekle eşin birlikte olduğu kişiden ayrılıp soğuması ve yeniden eşine dönmesi amaçlanır.

EN ETKİLİ AYIRMA BÜYÜLERİ

BİR KİŞİYİ KADINDAN AYIRMA BÜYÜSÜ

Erkeğin başka bir kadınla ilişkisi olduğu durumlarda, bu kadından ayrılması amacıyla yapılan büyülerdir. Bu büyü aldatılmış olan veya evli erkeklerin başka bir kadınla birlikte olması hallerinde tercih edilir. Bir kişiyi kadından ayırma büyüsü haklı ve iyi niyete dayanırsa vefklerle yapılmalıdır. Temel amaç ilişkiyi korumak olmalıdır.

ERKEKTEN AYIRMA BÜYÜSÜ

Evli veya ilişkisi olan kadını seven ve onda gözü olan bir erkeğin, sevdiği kadının eşinden / beraberliğinden ayrılması için yaptırdığı ayırma büyüsü çeşididir. Genellikle erkeğin, bayan tarafından reddedilmiş olması veya farklı nedenlerle eşinden ayrılamadığı durumlarında tercih edilir. Erkekten ayırma büyüsü, bir kadının kabul edilmeyen bir ilişkisinin olduğu durumlarda da tercih edilir. Yapılış amacına göre farklılık gösterir.

SEVENLERİ AYIRMA BÜYÜSÜ

Birbirini seven kişilerin arasında tartışma, gerginlik ve soğukluk oluşturup aralarını bozarak ayrılmaları amacıyla yapılır. Sevenleri ayırma büyüsü, birbirlerini seven çiftleri çekemeyen, kıskanan, onda gözü olan kişiler tarafından yapılabileceği gibi bu çiftlerin aile yakınları tarafından da yapılabilir. Bu büyü sonrası birbirini seven kişiler anlamsız uzaklaşmalar sonrası birbirinden soğur ve ayrılır.

BİRBİRİNDEN AYIRMA BÜYÜSÜ

Birbirini seven, aralarında arkadaşlık bulunan veya yakın olmaları istenmeyen kişilerin birbiriyle ilgisini kesmek ve tamamen ayrılmaları için yapılan büyülere Birbirinden ayırma büyüsü denir. Burada amaç iki türlü olabilir. Sevdiğiniz kişinin herhangi biriyle olan beraberliğinin o kişiye zarar vereceğini düşünerek o kişiyi bu tehlikeden kurtarma amacıyla yapılabileceği gibi tamamen çekememezlik, kıskançlık ve nefret amacıyla da yapılabilir.

AİLEDEN AYIRMA BÜYÜSÜ

Aileden ayırma büyüsü, evlilik sonrası eşlerden birinin kendi ailesinin ( anne, baba, kardeş…) sözlerine tamamen itibar etmesi ve eşini dikkate almayarak umursamaması halinde eşin ailesinden belirli mesafede ayrılması amacıyla yapılan büyü türüdür. Eşinin sözünü dikkate almayıp tamamen ailesinin sözleriyle hareket eden eş, bir süre sonra ailesinden uzaklaşıp eşinin sözlerine göre hareket eder.

EŞLERİ AYIRMA BÜYÜSÜ

Evli olan eşlerin evliliklerini bitirmek, aralarında soğukluk oluşturmak ve tamamen bir daha biraraya gelmemek üzere aralarındaki tüm bağların koparılmasını amaçlayan büyü, eşleri ayırma büyüsüdür. Eşler bu büyünün etkisinde kaldıkları takdirde aralarında gerginlikler, anlamsız tartışma ve kavgalar çıkar. Bu büyüde eşlerin biri üzerinden etkileme yapılmaz. Her iki eşinde birbirinden ayrılmak istemesi sağlanır. Bir süre sonra eşler birbirini anlayamaz hale gelir ve tüm hisleri kaybolur. Eşleri ayırma büyüsü bozulmadığı takdirde sonuç kaçınılmazdır. Ayrılmak…

NİŞANLIDAN AYIRMA BÜYÜSÜ

Nişanlıdan ayırma büyüsü, nişanlanan kişilerden birinin daha önce ilişkisi olduğu kişiler tarafından yapılan ve nişanlıların ayrılmalarını sağlayan büyü türüdür. Başka bir ifadeyle, nişanlısından ayırıp sevdiği kişiye yeniden kavuşmak amacıyla yapılır. Birbirini seven kişilerden biri ailesinin zorlamasıyla istemeden nişanlandığı durumlarda zor durumda kalan sevgilinin, nişanlısından ayrılması ve yeniden sevdiği kişiye kavuşması için yapılır.

EVDEN AYIRMA BÜYÜSÜ

Bir kişinin birlikte yaşanan bir evden ayrılması ve evi terk etmesi için yapılan ayırma büyüsüdür. Genellikle kalabalık ailelerde aralarında tartışma ve geçimsizlik yaşanan kişilerin bu ortamdan kendi istekleriyle problemsizce ayrılmaları için yapılır. Gelini veya damadı kabullenemeyen, tahammül edemeyen kardeşlerin sıklıkla Evden ayırma büyüsü uyguladığı bilinmektedir.

AYRILIK BÜYÜSÜ

Kişinin, erkek veya kadın olsun, bulunduğu şehirden, işinden, tüm çevresinden, aile ve akraba bağlarını koparıp bilinmeyen bir yere gitmesi ve orada perişan olması için yapılan büyülerdir. Bütün bu büyülerin sonucunda kişi, içinde bulunduğu ortamdan sıkılmaya başlar, içinde türlü sıkıntılar hisseder, bulunduğu kişinin yanından veya ortamdan ayrıldığı zaman tarifsiz bir rahatlama hissetmeye başlar. Ayrılık büyüsü ile bir süre sonra ilgili olduğu iş, kişi veya mekanda hiç bir şey yapma isteği oluşmaz ve terk etme kararı alır.

UZAKTAN AYIRMA BÜYÜSÜ

Ayırma büyüsü, ayrılması istenilen kişilere yapılır. Burada bir kaç yöntem izlenebilir. Hangi yöntemin izleneceği ayrılacak kişilerin içinde bulunduğu duruma göre tercih edilir. Bu doğrudan kişiye yedirme içirme şeklinde yapılabileceği gibi evi, işyeri, odası, bahçesi vb. üzerinden de yapılabilir. Eğer bunlar mümkün değilse Uzaktan ayırma büyüsü de yapılması mümkündür. Bütün yöntemlerin etkisi birbiriyle aynıdır. Yöntem farklı bile olsa sonuç aynıdır.

BOŞANMA BÜYÜSÜ

Evli olan eşlerden birinin eşini boşanmaya ikna edememesi nedeniyle, eşinin sorunsuz bir şekilde kendi isteğiyle boşanmayı kabul etmesi ve boşanma teklifinin kendisinden gelmesini amaçlayan büyü türüdür. Detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ…

AYIRMA BÜYÜSÜ BOZMA

Sevgilinizle veya eşinizle olan birlikteliğinizi çekemeyen, istemeyen veya bir yuva kurmanıza engel olmak isteyen kişiler size Ayırma Büyüsü yapmış olabilirler. Ayırma büyüsü yapan hocalar aracılığıyla yapılan bu büyüde her şey yolunda giderken aniden değişmeler başlar. Bu durum hem siz hem de eşiniz tarafından açıklanamaz, kelimeler yetersiz kalır ve uçurumun kenarına doğru yürümeye başlarsınız, bunu bilirsiniz ama engel de olamazsınız. Buna benzer konular yaşıyorsanız BÜYÜ BOZMA ile ilgili olarak lütfen uzmanımızla iletişime geçiniz.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 14:16

GİDENİ GERİ GETİRME BÜYÜSÜ

Gideni Geri Getirme Büyüsü Nasıl Yapılır

Gideni Geri Getirme BüyüsüGideni Geri Getirme Büyüsü Bir süredir beraberlik yaşadığınız karınız, kocanız, sevgiliniz veya arkadaşınızın sizden ayrılması dayanılması güç bir durumdur. Sevdiğiniz kişi ayrılmış ve bu ayrılık dayanılmaz bir hale gelmiştir. Tüm çabalarınıza rağmen elinizden bir şey gelmiyor ve geçen her gün tamamen kaybetme endişesi yaşıyorsanız, Gideni Geri Getirme Büyüsü size çözüm getirebilir.

Gideni geri getirme büyüsü, sizi terk eden eşin / sevgilinin özlemle geri gelmesi amacıyla yapılan en etkili yöntemlerden birisidir. Yeniden sevdiğiniz kişiyle mutlu olduğunuz günlere dönebilirsiniz.

Sevdiğiniz kişinin sizden ayrılmış olması bir çok nedene bağlı olabilir. Geçmişte sizden kaynaklanan hatalar, sevdiğiniz kişiden kaynaklanan hatalar, araya başka birinin girmesi, eski eş veya sevgiliye geri dönüş, ailenin sözünden çıkamamış olmak bu sebepler arasında sayılabilir. Hatta bazı durumlarda hiç bir gerekçe göstermeden aniden yaşanan ayrılıkların olduğu bilinmektedir.

Bu veya buna benzer ayrılıklarda Gideni Geri Getirme Büyüsü olarak adlandırılan manevi çalışmalardan destek alınabilir. Bugün bu manevi çalışmalar adı altında bir çok uygulamanın yapıldığını biliyoruz. Üstelik bu çalışmayı yapanların hepsi de uyguladığı yöntemin en etkili olduğu iddiasında bulunmaları şaşırtıcıdır. Çünkü, gideni geri getirme büyüsü başka bir ifadeyle “Celb-i Muhabbet” çalışmaları o kadar ayrıntılar içerir ki, sıradan bir Havass kitabında bile onlarca Celb (Getirme) tarifleriyle karşılaşırsınız.

Yüzyıllardır bu konuda çalışmalar yapan alîmler bile en etkili geri getirme yöntemini tespit edememişlerdir. Çünkü, her konu parmak izi gibi birbirinden tamamen farklılıklar gösterir. Başka bir ifadeyle, her ayrılığın hikayesi farklıdır ve her uygulama farklı sonuçlar verir. Hayatında başka bir kişi olduğu için sizden ayrılan kişiye, anne – babasının sözünden çıkmadığı için yapılan Celb elbette sonuç vermeyecektir.

GİDENİ GERİ GETİRME BÜYÜSÜ NASIL YAPILIR

Giden sevgiliyi veya giden eşi geri getirmek için yapılacak manevi çalışmanın doğru yapılabilmesi için giden kişinin hangi şekilde, hangi şartlar altında gittiğini bilinmelidir. Başka bir anlatımla hikayenin tam olarak anlaşılması şarttır. Her konu için aynı yöntem kullanılamaz !

Giden sevgilinizin geri dönmesi için yapılacak çalışmalarda, beraberliğinizde yaşanan süreç, görmezden geldiğiniz ayrıntılar, giden kişinin ayrılığı nasıl ifade ettiği, neye dayandırdığı, ayrılığın süresi gibi önemli ayrıntıların bilinmesi gerekir. Elbette bu bilgilerin neden bilinmesi gerektiğinin açıklamaları vardır. Ancak, bu bilgileri paylaşmak doğru değildir. Bu bilgilerden hareket edilerek yapılacak bir çalışma sevdiğiniz kişiyi geri getirmeye yetecektir.

Gideni Geri Getirme Büyüsü, öncelikle ayrılık kararı alan sevgilinizin / eşinizin bu kararı yeniden gözden geçirmesini, size ait kırgınlık, soğuma, kin, nefret, öfke gibi duygularının kaybolmasını ve sonrasında da size yönelik hislerinin (aşk, sevgi, ilgi, muhabbet, cinsellik,…) artmasını sağlayacak etkiye sahiptir. Bu değişikliğin sonrasında ise sizle ilgili özel anılar ve özlemlerin yoğunlaşmasıyla birlikte sizi aklından çıkaramayacak ve kararının yanlış olduğu düşüncesine girecektir.

Elbette Celb-i Muhabbet çalışmaları her isteyen tarafından yapılacak kadar sıradan çalışmalar değildir. Gideni geri getirme büyüsü, Esmâ-ül Hüsnalar, Ayet-i kerimeler, Dualar ve Ruhanilerle yapılan kişiye özel desteklerdir. Bu destekler vefklerle yapılabildiği gibi bazen vefk olmadan uzaktan da etkili şekilde yapılabilir. Bu çalışmalar için yeterli bilgi, birikim, uzmanlaşma ve özel yetenekler gereklidir. Bu çalışmalardan sonuç alma süresi ayrılık süresine bağlı olarak değişiklik gösterir. Süre uzadıkça sonuç alma oranı düşer, genelde 1 yılın üzerindeki ayrılıklardan sonuç alma oranı düşüktür.

Giden sevgilinizin geri gelmesiyle birlikte yeni bir süreç başlayacaktır. Bu süreç içerisinde geri gelen sevgiliniz bir anda eskisi gibi olamayacaktır. Bu süreçte sizin desteğinize ihtiyacı vardır. Ona karşı daha uyumlu ve anlayışlı davranmalı, eski yaptığınız hataları yapmamalısınız. Unutmayınız ki, ilişki iki kişiliktir.

Gideni Geri Getirme Büyüsü hakkında detaylı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.