logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 01-23-2018
Saat: 06:32

Medyum Umut Papaz Büyüsü Büyü Bozma Kara Büyü

MedyumUmut Medyum Umut büyü sihir vefk aşk bağlama evlilik şans kader kısmet
Site Map Contacts anasayfa

Medyum Umut
Medyumumut Gerçek Sitesi Medyum umutun sitesi Bursalı Medyum Umut medyumlar medyum Medyum Siteleri Medyum Sitesi Medyum online Sihir-Büyü iptali Cin CinlerTedavisi Kismet Açma Baglama Başarı Aile Geçimsizlikleri Nasip Kismet Rizik Bereketdualari

SON YORUMLAR

Home » Kısmet Açma » cinci hoca numarası
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 21 Kasım 2017 / 16:30

Tarot falı bakımı Tarot falı bakımı

Tarot falı bakımı oldukça uzun zamandan beri uygulanmaya devam eden yöntemler arasında yer alıyor. Tarih öncesi zamanlardan itibaren birçok büyücü bahsetmiş olduğumuz bu yöntemler sayesinde fal bakım işlemlerini gerçekleştiriliyor. Tarot falı bakımı oldukça uzun zamandan beri hayatımızın içerisinde yer aldığı için bu konuda birçok kişi çalışmalar yapmaya devam ediyor. Fakat fal baktırma konusunu kesinlikle size bu durumu önermiyoruz. Bunun yerine Allah’a dua etmek ve mümkün olduğu kadar dini ibadetlerini yerine getirmek çok daha hayırlı olacaktır. Eğer üzerinize herhangi bir şekilde olumsuz büyük etkisi olduğunu düşünüyorsanız Medyum Umut size bu konuda yardımcı olabilir.

Uzun zamandan beri sahip olduğu tecrübeler sayesinde birçok kişiye tedavi yöntemi bu uygulamayı başardı. Tabii ki tedaviye başladıktan sonra olumsuz etkilerin ne zaman ortadan kalkacağı tamamen sizin psikolojik durumunuz İle bağlantılı olarak değişiklik gösterecektir. Örnek vermek gerekirse kimi insanlarda ruhsal sağlığı çok yerinde olduğu için sadece birkaç seans içerisinde tüm olumsuz durumlar ortadan kalkıyor olsa da bazı insanlarda bu durum o zaman sürecine gidebiliyor. Bu konuda çok daha detaylı bir şekilde bilgi almak ve tecrübeli kişiler ile yüz yüze görüşme sağlamak istiyorsanız internet üzerinde bulunmakta olan iletişim bilgileri sayesinde fazla vakit kaybetmeden iletişim kurmanızı tavsiye ediyoruz. Unutmayın ki büyü bozma işlemleri yapmak oldukça ciddi meseleler arasında yer alıyor.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 20:51

Sabun büyüsü yaparak kısa sürede ciddi zararlar verme Sabun büyüsü

Sabun büyüsü En etkili kara büyülerden biri olan sabun büyüsü ile düşmanlara sadece birkaç gün gibi kısa bir sürede büyük zararlar verdirilebilir. Çünkü bu büyüde olağanüstü varlıkların şer güçlerinden faydalanılmaktadır.

Sabun büyüsü, sabun kalıbı ya da kireç taşı ile yapılan bir büyü olup tarihi eski çağlara kadar götürülebilen kadim bir büyüdür. Antik çağlardan günümüze kadar en sık icra edilen büyülerden biri olmuştur. Hızlı tesir göstermesi ve bozdurulmasının güçlüğü nedeniyle çok fazla rağbet görmüştür.

Bu yazımızda sabun büyüsünün yapılışı, etkileri ve bozdurulması üzerine ayrıntılı bilgiler vermeye çalışacağız.

Sabun büyüsü niçin yapılır?

Sabun büyüsünün en önemli yapılış nedeni düşman kabul edilen birisine zarar vermektir. Yani bu büyüde tek amaç kötülük etmektir. Uygulamanın bu şer niyetinden ötürü sabun büyüsü “kara büyü” kategorisinde değerlendirilir.

Sabun büyüsü ile şu hususlarda kişiye zarar verilmeye çalışılır:

  • Kişinin zihinsel yapısını bozarak onu delirtir veya ona yanlış kararlar aldırır.
  • Özellikle mide ve kalp gibi karın bölgesi hastalıklarına yol açarak kişinin hastalanmasına sebep olur. Eğer kişinin ciddi bir hastalığı varsa hastalığın şiddetini artırır.
  • Büyüye maruz kalan kişinin tüm cinsel yaşamını sekteye uğratır. Erkekliği bağlama ve kadınlığı köreltme gibi uygulamalarla cinsel isteksizliği ortaya çıkarır.
  • İnsanların arasını bozar, soğutma büyüsü işlevi görür. Karı-kocaların ayrılmasına veya yuvaların dağılmasına sebebiyet verir.
  • Kişinin basiretini bağladığı için girilen tüm ticari serüvenler hüsranla sonuçlanır.
  • Sabun büyüsüne maruz kalan kişilerin ahlaki yapıları bozulur, insanlara kendi elleri ile kendilerini zor durumda bırakacak eylemler yaptırır.

 

İşte bu tür zararlar vermesi nedeniyle sabun büyüsü düşmanların birbirlerine sıkça yaptıkları bir büyü haline gelmiştir.

Sabun büyüsü nasıl yapılır?

Sabun büyüsü üç aşamada uygulanır. Bu aşamalar ülkeden ülkeye ve çağdan çağa çok az değişikliklere uğramıştır.

 Sabun büyüsünün “suret verme” aşaması

Bu aşamada her kime büyü yapılacaksa onu temsil eden bir heykelcik yapılır. Heykelcik sabun, kireç taşı veya kilden yapılabilir. Ancak en yaygın kullanılan malzeme sabundur. Zaten büyü de adını oradan almıştır.

Burada yapılan heykel, profesyonel anlamda bir eser değildir. Kabataslak bir model çıkarılır. Erkekler için köşeli sabun kalıpları kullanırken kadınları karşılamak üzere oval sabunlar tercih edilir.

Sabun büyüsünün “telesma” aşaması

“Telesma” aslında “tılsım” kelimesinin karşılığıdır ve her türlü büyü aracı anlamına gelmektedir. Kelimenin bir diğer anlamı ise “sırlara vakıf olma”dır.

Bu aşamada sabun kalıbı üzerine tılsım bırakılmaktadır. İki tür tılsım bırakma biçimi vardır:

 

Bunlardan birincisinde sabun kalıbının belli yerlerine iğneler batırılmaktadır. Kişiye verilecek zararın türüne göre iğnelerin batırılacağı yer ve iğne sayısı belirlenir. Mesela kişinin ailesine ihanet etmesi isteniyorsa sabunun arka tarafına 3 iğne batırılır. Eğer kişinin başka birisine aşık olması isteniyorsa sabun kalıbının ön tarafına beli aralıklarla 12 adet iğne batırılmaktadır. Batırılacak iğne sayısı gelişigüzel yapılmamaktadır, eski numerik hesaplamalara dayanarak uygulama icra edilir.

Kimi uygulamalarda ise iğne batırmak yerine ilgili yerlere sembolik işaretler çizilmektedir. Bu işaretler daha çok eski çağ medeniyetlerine ait harfler ve sayı sistemleridir.

Sabun büyüsünün “tayin” aşaması

İğne batırılmış veya üzerine şekil çizilmiş sabun kalıbı gece vakti nehir, göl, deniz gibi bir doğal su kaynağına atılmaktadır. (Tılsımlı sabun kalıbı kesinlikle kuyulara atılmaz, yoksa büyü yaptıran kişinin kendisine zarar vermeye başlar.)

Doğal su kaynağına atılmış sabun kalıbı erimeye başladıkça büyü tesirini gösterir. Ne zaman ki sabun kalıbı eriyip de batırılmış iğneler düşerse işte o zaman büyü tamamen etkisini gösterecek demektir. Eğer iğne yerine sembolik şekiller kullanılmışsa sembollerin silikleşip okunamaz hale gelmesi ile büyü tamamen nüfuzunu gösterir.

Sabun büyüsünün daha hızlı tesirini göstermesi için yapılan bir uygulama

Sabun kalıbının 6-8 günde suda eridiği ve büyünün tesirlerini gösterdiği bilinmektedir. Ancak kimi durumlarda büyünün çok hızlı faaliyete geçmesi istenmektedir. Bu hallerde sabun kalıbı yerine kireç taşı kullanılmaktadır. Kireç taşının kullanılması halinde büyü sadece birkaç saatte tesirini göstermeye başlayacaktır. Zira kireç taşı suda hemen erimektedir.

Eğer büyünün sabuna göre daha geç etkilerini göstermesi isteniyorsa kil kullanılarak büyü yapılır. Kil, sertleşmiş çamur olmasına rağmen bazen suyun altında aylarca değişikliğe uğramadan kalabilmektedir.Sabun büyüsünün 3 farklı bozdurulma yolu

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 14:40

Gizli ilimler hakkında detaylı bilgiler Gizli ilim

Gizli ilimler Sadece belli insanların haberdar olup uygulayabildiği öğretilere gizli ilimler denir. Gizli ilimlerin kendilerine has metotları vardır ve tesirleri zannedilenden çok daha güçlüdür.

Bu yazımızda pek çok insanın merakını çeken 5 farklı gizli ilim hakkında bilgiler vereceğiz.

Yazımızın sonunda ise gizli ilimlerden çok daha etkili ve güvenilir bir yol üzerine tavsiyede bulunacağız.

Keyifli okumalar dileyerek maddelerimize geçiyoruz. İşte birbirinden ilginç gizli ilimler

Gizli ilimler 1

Gayb aleminden haber vermek

İnsanların hakkında bilgi veremeyeceği durumlara gayb alemi adı verilir. Geçmiş ve gelecek insanlar için gayb kabul edilir. Çünkü insan kesin bilgisi olmayan konularda ancak tahminlerde bulunabilir.

Fakat tarihte öyle insanlar çıkmışlardır ki bunlar insanın geçmişi ve geleceği hakkında bilgiler vermektedir.

Falcılık ya da medyumluktan çok daha öte olan bu ilimde bazen gelecekte yaşanacaklar hakkında kesin tarih ve isimler verilmektedir. Belirtilen bu tarihler ve isimler yaşanacak olaylarla birebir örtüşmektedir.

İslam’da gaipten haber vermek hiçbir ölümünün yapamayacağı bir iş olarak ifade edilmiştir. Zira Kuran’a göre gaybı yalnızca Allah bilir.

Gaipten haber verenler cinlerin yardımını almaktadır

Bir insanın bedensel ve ruhsal yapısı zamanda yolculuk yapmaya müsait değildir. İnsanoğlu zaman ve mekan kavramları ile sınırlanmıştır. Oysa ki cinler ve diğer bazı mahlukatlar daha geniş imkanlara sahiptir.

Gelecekle ilgili kesin bilgiler veren pek çok insanın aslında cinlerden yararlandığı tahmin edilmektedir.

Bu tarzda belli görevleri yapmak için ele geçirilmiş cinlere hüddam adı verilmektedir. Çok korkunç işleri yapmak için görevlendirilmiş cinler ise ifrit adını almaktadır.

Gizli ilimler 2

İstihbarat servislerinin kullandığı bir gizli ilim: Zihin kontrol yöntemleri

İnsan zihni son derece karmaşık bir yapıya sahiptir. Ancak bu karmaşık yapı da insanlar tarafından çözülmüştür. Yani beynin işleyiş tarzı tarihin ilk dönemlerinden beri bilinmektedir.

İnsan zihni tıpkı bir makinenin işleyişi gibi belli kural ve kaidelere göre çalışmaktadır. Bunun farkına varan bazı kişiler insan zihnini kontrol etmenin yol ve yöntemlerini bulmuştur.

Bir kişiyi ikna etme, ona kendi eli ile kendisine zarar verdirme, kişinin kendisini farklı algılamasını sağlama ve ona istediğini yaptırma zihin kontrolünün temel amaçlarıdır.

Günümüzde gelişmiş ülkelerin pek çoğunun istihbarat servislerinin zihin kontrolü çalışmalarına bütçe ayırdığı bilinmektedir. Hatta bazı ülkelerin bu metodu deneyerek çeşitli cinayetler işlettikleri veya insanları istedikleri biçimde yönlendirdikleri iddia edilmektedir.

Zihin kontrolü sadece bireylere yönelik yapılmaz, kimi durumlarda tüm toplumu etkileyecek biçimde geniş bir alanı değiştirmeyi amaçlayarak da uygulanır.

Toplumlar da tıpkı insanlar gibi belli bir bilince ve hafızaya sahiptir. Toplumların yönlendirilmesi de bu manada zihin kontrol yöntemleri ile yapılabilmektedir.

Gizli ilimler 3

Gizli ilimlerden simya

Simya ilmi son yıllarda bazı romanlara ve filmlere konu olmuş yaygın biçimde “bakırı altına çevirme ilmi” olarak tanımlanmıştır. Halbuki simya ilminin kapsamı çok daha geniştir.

Simya eski dönemlerde yapılan her türlü “madde değiştirme uygulamaları”dır.

Simya ilmi ile çok farklı karışımlar, iksirler, şuruplar, ilaçlar ve daha başka pek çok farklı madde yapılabilir.

Simya ilmi ile yapılan pek çok maddenin sırrı günümüzde dahi çözülememiştir. Bu maddelerde kullanılan tüm malzemeler teker teker bilindiği halde bir türlü simya ilmi ile yapılan ürünler elde edilememektedir.

Mumyaların bozulmaması için yapılan maddelerden tutun da günümüzde savaşlarda kullanılan zehirli gazlara kadar pek çok ilginç madde simya ilminin eseridir.

Gizli ilimler 4

Hurufilik

Hurufilik aslında batıl bir mezheptir. 15. yüzyılda Azerbaycan’da ortaya çıkmış ve oradan dünyanın geniş bir kesimine yayılmıştır. Günümüzde yaygın olarak kullandığımız“hurafe” deyimi de adını bu mezhebin uygulamalarından almıştır.

Hurufilik mezhebi yazı stillerine, konuşma tarzına, el ve yüz çizgilerine bakarak insanların kaderi hakkında bilgi veren bir öğretidir. Yani çeşitli belirtilere bakarak kişilerin karakteri ve geleceği hakkında bilgi vermektir.

Hurufi şeyhleri sadece birkaç dakikada muhataplarını o kadar derinden etkilemişlerdir ki insanları kendilerine güçlü biçimde bağlayabilmişlerdir. Yaşadıkları dönemlerde toplumun her kesiminden kendilerine taraftar bulmuşlardır.

Toplum içinde hızlı biçimde yükselmelerinden ötürü dönemin devlet adamlarının tepkisini çekmişlerdir. Seyyid Nesimi gibi Hurufilik mezhebinin önde gelenleri derileri yüzülerek idam edilmiştir.

Hurufilik öğretisinin etkileri günümüzde de devam etmektedir. Son zamanlarda medyada popüler olan el ve yüz falı ile Avrupa’daki Letrizm akımı Hurufilik’in etkisiyle ortaya çıkmıştır.

Gizli ilimler 5


Her türlü büyü uygulaması gizli ilimdir

Tarihte icra edilmiş bütün büyüler gizli ilim olarak değerlendirilmelidir. Çünkü büyünün yapılışı derin gizli ilim bilgisi gerektirmektedir. Etkili bir büyü yapabilmek için çıraklık ve kalfalık dönemlerinden geçmiş bir medyum olmak icap etmektedir.

Büyü insan zihninin ve hayal gücünün yarattığı bir kavram değildir. Aksine büyü yaşam içinde karşımıza çıkan diğer bütün varlıklar gibi apaçık bir gerçekliğe işaret etmektedir.

Kuran-ı Kerim büyünün varlığını kabul ediyor

Kuran’da büyü kavramı pek çok ayeti kerimede geçmektedir. Yani Kuran büyünün var olduğunu teyit etmektedir. Ayrıca Kuran’da Felak ve Maide surelerinde büyünün yapılmaması gerektiği ifade edilmektedir.

Büyüler her tür amacı gerçekleştirmek için uygulanabilir

Büyü, şer güçlerden faydalanarak hayatı değiştirmek demektir. Büyü çok farklı amaçları gerçekleştirmek üzere uygulanabilir.

Aşık ettirme, soğutma, delirtme, hasta etme, kendi eli ile kendisine zarar verdirme, duyguları yönlendirme gibi pek çok farklı amaç için büyüye başvurulabilir.

Kara büyüler ve akça büyüler

Eğer bir büyü yapılışı sırasında insanlara zarar veriyorsa ve korkunç sonuçlara yol açıyorsa bu tarz büyülere kara büyü adı verilmektedir.

Yapılışı ve uygulanışı sırasında insanlara zarar vermediğine inanılan büyüler ise akça büyülerdir.

Büyülerin bu tarzda kara büyü ve akça büyü olarak ikiye ayrılması insanları yanıltmamalıdır. Akça büyüler de kara büyüler gibi dinen caiz değildir ve bu büyülerin de sonradan ortaya çıkan korkunç sonuçları vardır.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 0:21

CİNLERLE TEDAVİ

Cinlerle tedavi Mümkünmü 

Cinlerle tedavi konusundaki detaylara varrgirmeden önce ilk olarak bilinmesi gereken Cin, Şeytan, Melek ayrımıdır.

Yaratılışta ilk olarak cennete melekler vardır. İlk insan (Hz.Adem) yaratıldıktan sonra Allah’ın emriyle meleklerin Hz.Adem’e (A.S.) secde etmesi gerektiği emredilmiş ve bunlardan “İblis” isimli melek itiraz ederek Hz.Adem’e (A.S.) secde etmemiş ve cennetten kovularak “Şeytan” olarak adlandırılmıştır. Başka bir ifadeyle şeytan olarak bilinen “İblis” bir melektir, cin değildir.

Cinlerle Tedavi  dünya üzerinde insanlardan daha önce var olduğu ve tam bir imanla Allah’a itaat ettikleri bilinmektedir. Şeytanın cennetten kovularak dünyaya inmesiyle birlikte insan ve cin topluluğu için tehlike başlamıştır. Zira şeytan yemin ederek kıyamet gününe kadar insanları ve cinleri yollarından şaşırtma amacındadır.

Şeytanın bu çabası sonucu o günden bugüne geçen süre içerisinde insanlardan ve cinlerden şaşırarak yoldan çıkarttığı, kendi yoluna döndürdüğü inkarcılar olmuştur. Cinler içerisinde de şeytanın galip gelerek kendine çevirdiği bir grup elbette vardır.

İnsanlara zarar veren, büyüde kullanılan, korkutan, musallat olan cinlerin tamamı şeytanî (suflî) cinlerdir. Allah’a iman eden ve doğru yolda olan cinlerin (ulvî) hiç bir şekilde insan hayatına gereksiz müdahalesi söz konusu değildir. Hatta zaman zaman bu ulvî cinlerin yaratılış özellikleri nedeniyle insanlara yardımcı oldukları da bilinmektedir.

CİNLERLE TEDAVİ MÜMKÜN MÜ?

Cinlerle tedavi nin bir sınırı ve boyutu vardır. İnsan bedenindeki hiç bir fiziki rahatsızlığın tedavisinin cinlerle yapılması mümkün değildir. Suflî cinlerin, insan bedeninde ve damarlarında dolaşabildiği kesindir. Ancak, bu dolaşım kişinin manevi yapısına etki edecek derecede daha üst boyutta sonuçlar doğurur.

Fiziki olarak hiç bir sorun olmadığı halde kişinin kendini boğuluyor gibi hissetme nedeni veya anlamlandırılamayan yanmaların nedeni bundan kaynaklanabilir. Çok daha ileri boyutta kişinin bedenine yerleşmiş olan suflî cinler çok daha ciddi sorunlar yaratıp tüm dengeleri bozabilir. Bu üst seviyedeki sorun “Cin Musallatı” olarak adlandırılır.

Bu sorunların çözümünde ulvî cinlerin desteğini almak gerekir. Çünkü, bu sorunu çözebilmek için aynı boyutta bir yöntem kullanılmalı zehir-panzehir ilişkisi oluşturulmalıdır. Hüddam ilmi konusunda ulvi cinlerle ilgili detay bilgi paylaşılmıştır.

Burada anlaşılması gereken kullanılan cinlerin suflî değil, ulvî cinler olduğu ve insanlara kesinlikle zarar vermeyen cinlerin kullanılıyor olmasıdır. Uzmanların(!) böyle bir konuda şeytanla işbirliği yapılıyor iddiaları tamamen yetersiz bilgi ve ön yargıdan ibarettir.

Kategori: Cinler

Cinler Alemi

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 0:03

CİNLER ALEMİ 

Cinler Alemi Varmı

cinler alemi

Cinler alemi konusunda bilinen kaynaklar sınırlı ancak kesin bilgilerdir. Kur’an-ı Kerim Ayetleri ve Efendimizin (S.A.V.) Hadislerinde bildirdiklerinden yola çıkılarak gerçekler öğrenilmiş ve Peygamberimizin doğumuna kadar olan süreçteki yanlış bilgiler konusunda insanlar uyarılmış ve doğru bilgiler insanlara aktarılmıştır.

Öncelikle cinlerin de insanlar gibi bir hayat sürdürdükleri, erkek ve dişi çiftlerden oluştukları, çocuklarının olduğu, aileleri, evleri ve hayata dair mücadeleleri olduğu bilinmelidir.

İnanç ve ibadet anlamında insanlarla aynı sorumluluklara sahiptirler ve kıyamet günü bizler gibi hesaba çekilme mükellefiyeti taşırlar. Kaba bir tabirle, boyut farklılığı nedeniyle bizim algılayamadığımız ancak varlığından şüphe edilmeyen dünya canlılarıdır.

Nasıl ki, yaratılışın başlangıcından beri Yüce Allah‘a inanan ve inanmayan insanlar olduğu gibi elbette cinlerinde iman edenleri ve iman etmeyenleri vardır. Bu noktada da cinler insanla aynı özelliği taşırlar. Başka bir ifadeyle her cin zararlı değildir. Cin denildiğinde bile korkan ve üç harfli olarak adlandırılan canlıların pek çok zaman insanlara faydası dokunmuştur.

Burada anlaşılması gereken en önemli konu aradaki boyut farkıdır. İnsanlarla cinler dünyada farklı boyutlarda yaşarlar. Bu boyut farklılığı birbirini görmezden gelecek şekilde değildir. Zira birbirinden habersiz olma ihtiyacı olsaydı Yüce Allah bu bilgiyi bizlere bildirmezdi.

CİN VE İNSAN ARASINDAKİ BOYUT FARKI

İnsanlar gerçekte cinlerden son derece üstün canlılardır. Ancak; üstün olabilmenin yeterliliklerini taşıdığınız ve bu amaçla yaşadığınız sürece… Buradaki üstünlük kavramı maddi üstünlükler olarak değerlendirilmemelidir. Nasıl ki insanlarda bu ölçülerde yaşamayan ve dünyayı sadece maddi olarak değerlendirme eksikliği varsa bu durum cinler içinde geçerlidir.

Cinler açısından boyut farkının en üstün özelliği cinlerin ışık hızından bile hızlı hareket edebilme kabiliyetleridir. Bu özelliğe aynı zamanda cinlerin insanları görme özelliği de eklendiğinde cinlerin insanlardan üstünlüğü gibi bir sonuç ortaya çıkabilir.

Bunu bir örnekle açıklayacak olursak herhangi bir ateşli silahtan çıkan mermiyi insan gözünün görmesi imkansızdır. Oysa ki cinler bu merminin hızından kat be kat hızlı hareket edebilme yeteneğine sahiptirler. Yani insanın göremediği bu mermiyi cinler adeta karıncanın hızı ölçüsünde görebilirler. Bu cevap cahillikten dolayı bizlere sorular yönelten kişilere de cevap niteliğindedir.

“Hocam, madem cinlerde insanlar gibi bir hayat yaşıyor, iletişim ve ulaşımlarını nasıl sağlıyorlar. Teknolojiyi nereden buluyorlar?” sorusu tam bir cehalet örneği değil midir?

Böylesi bir hıza ve iletişim yeteneğine sahip olan canlıların teknolojiye ihtiyaçları olabilir mi? Bizim teknoloji dediğimiz insanoğlunun eksikliğinin işaretidir.

Cinler alemi ve boyutlarıyla ilgili yeterli bilginin tamamını paylaşmak elbette burada söz konusu değildir. Ancak, İnsan ve Cin arasındaki boyut farklılığı kavramını iyi anlamak gereklidir.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 23:20

BÜYÜCÜ MEDYUM FARKI 

                            Büyücü Medyum Farkı NedirBüyücü Medyum Farkı

Büyücü Medyum Farkı İnsanların ortaçağdan bu yana kehanet ve gelecekle ilgili soruları olmuş ve bu soruları cevaplamak amacıyla çözüm arayışı içerisinde olmuştur. Din kavramının gelişmesi gelecekle ilgili cevap bulmada önemli katkılar sağlamıştır. Ancak; ilerleyen zaman içerisinde gelişmeye devam eden toplumlar, bu konuda kendi yeteneklerini de sergileyebilen yeterli özelliklere sahip kişiler yetiştirmiştir.

Gelişen toplum bilinci ve teknoloji sayesinde bu kişiler, kendi kehanetlerinin geçerliliğini yitirmeye başladığını gördükleri andan itibaren dini bilgilere sarılarak dengeleri bozma eğilimine girmişlerdir. Zaman içerisinde sanki dinin emirleri veya dinin temsilcisiymiş gibi kendilerince kurallar koymaya başlayınca toplum önderleri tarafından lanetlenmiş ve uzaklaştırılmışlardır.

Büyücü Medyum Farkı Nedir

Toplumdan uzaklaştırılan bu kişiler, bir süre sonra adeta intikam alma çabasıyla büyü ve büyücülük işlerine karışarak gerçekte bireysel özellikleri ve bilgileri nedeniyle topluma önderlik eden bu kişiler, kendi hatalarından dolayı toplumsal statülerine zarar vermişlerdir.

İslamiyetle birlikte, büyü ve kehanetin yasaklanmış olması, toplumda bu gibi sıfatlarla adlandırılan kişilerin zaman içerisinde azalmasını sağlamış olsa da, büyücülük halen devam eden bir kavramdır.

Büyücü, kötü ruhlarla, cinlerin kötüleriyle, şeytanlarla işbirliği yaparak belli kuralları olan pehrizlerle ruhi fonksiyonlarını geliştirerek başkalarını etkileyebilir, onlara istenmeyen / istemedikleri şeyler yaptırabilirler.

Medyum, sahip olduğu kişisel yeteneklerini bilimsel yollar ve öğretilerle geliştirerek yaşanmış ve yaşanması muhtemel olayları inceleyen, bu olaylardan sonuçlar çıkarma yeteneğine sahip olan kişidir.

Büyücü Medyum Farkı Nedir

 

Günümüz toplumunda yaşanan modern kargaşa ve geleceği garantiye alma endişesi ile insanlar gelecek hakkında aşırı merak içerisinde olduklarından dolayı bu konuda bilgi alabilecekleri kişilere yönelmektedirler. Bu yönelme eksik bilgiden kaynaklanarak başvurulması gereken kişi yerine yanlış kişilerle görüşme ihtimalini yükseltmektedir. Medyumlar yerine büyücülerle görüşen kişiler, büyücünün maharetleriyle istemedikleri sonuçlarla karşılaşma tehlikesi yaşarlar. Bu noktada Büyücü Medyum Farkı ortaya çıkar

Medyum, kişinin yaşadıklarından yola çıkarak yaşanması muhtemel olayları yorumlama özelliğine sahip olan kişidir. Bu yorumlama sonucu, gelecekte yaşanması muhtemel olaya göre kişi pozisyon alır ve istenmeyen olaylarla karşılaşma riskini azaltmaya çalışır. Medyum, gerekli şartlar oluşmuşsa bilinmeyen konular hakkında da özel yetenekleriyle bilgi sahibi olma özelliği taşır. Bu özellikle halen yaşanan veya geçmişte yaşanmış olaylar hakkında bilgi sahibi olarak, bilinmeyen nedenlerin açıklanmasına yardımcı olabilir.

Büyücü Medyum Farkı Nedir

Geleceği, yaşananı veya geçmişi bilebilmek için fal yorumları maalesef inandırıcı değildir. Bu bilgilere sahip olmak adına bir çok yöntemin keşfedildiği (!) ve hiç bir dayanağı olmayan bu fal yorumları, insanı umutlandırmak ve gülümsetmekten öteye gidemez. Fal yorumları, fala bakan kişinin hayal dünyasıyla ilişkilidir. Falcı, ne kadar geniş hayal yelpazesine sahipse o kadar iyi falcı olarak değerlendirilir. Oysa medyum özelliği taşıyan insanların bu bilgilere ulaşması ve yorumlaması için hiç bir materyale ihtiyacı yoktur. Medyumlar duru görü olarak adlandırılan özelliğiyle tüm bilgilere transa geçerek erişebilir.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 22:39

ÜNLÜ MEDYUM

Ünlü Medyum                                        Ünlü Medyum Kimdir

Ünlü Medyum, çok basit anlamda farklı boyutlarla iletişim kuran kişidir. Bu özelliğiyle bir çok insandan farklıdır. Farklı olduğunun farkında olan sağlam kişilikler için bu durum tam tersine tevazu, alçak gönüllülük ve sıradanlık gerektirir. Ciddi ve gerçek bir medyum bu farkını hiç bir zaman ün, nam, gurur ve övünme aracı olarak kullanmaz. Bu bir çok meslek grubu için geçerlidir. Kişi bu yeteneğini işinde gösterir ve işiyle ön plana çıkar. Hatta kendisi ön plana çıkma arzusunda da değildir.

Konu bu açıdan ve ahlaki olarak değerlendirildiğinde “ünlü medyum” değil “medyatik medyum” ifadesi daha doğru olacaktır. Zira medyumlukta en önemli değer gizlilik ilkesidir ve bir çok medyum halk arasında bile serbestçe dolaşmak istemez. Yani medyum ünlü olmak istemez. Kişi ister ünlü olsun, isterse sıradan bir kişi olsun medyumdan aldığı desteğin açıklanmasını ve ilan edilmesini istemez. Çünkü, bu konularda yapılan çalışmalar gizli kalmak mecburiyetindedir.

“Ünlü medyum olma çabası içerisinde olmak, medyumluğu bilmemenin işaretidir !” ifadesi abartılı olmayacaktır. Farklı ve medyatik hesaplar peşinde koşulduğu anlaşılmalıdır. Ünlü medyum ifadesinden daha çok başarılı medyum ifadesi daha doğru olacaktır.

Ancak; günümüz toplumunda ünlü bir medyumun, enteresan giyimli, saçma-sapan kehanetlerde bulunan, içinden dumanlar çıkan kaselere bakan büyücüler olarak biliniyor olması üzücüdür. Diğer taraftan, gerçek medyumlar olduğu gibi medyum olmaya özenen ve kendini bu isimle tanıtarak, bu özellikleri taşımayan bir sürü kişinin olduğu da bilinen bir gerçektir.

Medyum, topluma örnek olacak seviyede önemli ve özel kişi olmalıdır. Üzücü olan taraf da budur ki, ciddi anlamda yeterliliği olan medyumlar (kendini medyum olarak tanıtanlar) gerçek medyumlardan daha çok ön plana çıkmış ve toplum gerçek medyum yerine, sahte medyumlar tarafından işgal edilmiş durumdadır.

Bu nedenle toplum, medyum denildiği zaman aklına gerçek medyumluğun dışında olan kişileri getirmekte ve kurunun yanında yaşın da yanması gibi her medyumu aynı kefeye koyarak değerlendirmektedir.

Gerçek medyumu bulabilmek için artık insanlar titizlikle arayış içerisine girmekte ve kendi sorunlarına çözüm bulacak medyumu bulmakta zorlanmaktadırlar.

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12