logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 06-23-2018
Saat: 05:35

Medyum Umut Papaz Büyüsü Büyü Bozma Kara Büyü

MedyumUmut Medyum Umut büyü sihir vefk aşk bağlama evlilik şans kader kısmet
Site Map Contacts anasayfa

Medyum Umut
Medyumumut Gerçek Sitesi Medyum umutun sitesi Bursalı Medyum Umut medyumlar medyum Medyum Siteleri Medyum Sitesi Medyum online Sihir-Büyü iptali Cin CinlerTedavisi Kismet Açma Baglama Başarı Aile Geçimsizlikleri Nasip Kismet Rizik Bereketdualari

POPÜler YAZILAR

SON YORUMLAR

Home » Kısmet Açma » en iyi medyumlar
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 21 Kasım 2017 / 18:14

Karabasan Nedir Karabasan Nedir

Karabasan Nedir Kabus, uyanıldığında kol ve bacakların felç olmuş gibi hareket etmemesidir. Çoğunlukla düş sonrası olur.[1] İzole uyku paralizileri (uyku felci) de tecrübe et bu vaziyetler, sıklıkla uykudan uyanma vaziyetlerinde izlenir.
Hasta uyanıktır, ancak hiç bir yerini kıpırdatamaz, sanki felç olmuş veyahut soluk almayacakmış duygusu içindedir. Hasta için çok ürkütücü olan bu vaziyet, 10-20 saniye kadar devam edip kendi kendine biter veyahut dışarıdan bir kişinin hastaya dokunması nöbeti sonlandırır.[2]
Kabusun diğer bir istikameti ise; kişinin gece uykusunda korkulu düşler görerek uyanması denilen bir uyku bozukluğu olmasıdır.[3]
Kabusun kolay bir uyku hastalığı olduğunu belirten Denizli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Okan Bölükbaşı, bu konu ile ilgili şöyle diyor:
«Kabus, uykuya daldıktan bir müddet sonra iblisin gelip göğse oturması boğazınızı sıkması nefes alamama hiçbir yerinizi oynatamama bağıramama yardım isteyememe şeklinde tarif edilen müthiş bir dehşet ve panik tablosu olarak tanımlanır. Kültürümüzde cinlerle ilişkilendirilen ve sıklıkla hocalara müracaat edilen bu durum aslında basit bir uyku bozukluğudur.
Bu olay uykuya daldıktan kısa bir süre sonra bilhassa genç insanlarda hafif uykudan derin uykuya geçiş sırasında üst beyinle alt beyin arasında geçici bir uyumsuzluktan meydana gelen mesele hasebiyle yaşanabilmektedir. Bu olay, bütün dünyada yaygın olarak görülmektedir.
Mesela bunun Japon halk kültüründe deniz cinlerine İngiliz halk kültüründe hortlaklara Kuzey Amerika’da cadılara bağlı olduğu zannedilirmiş. Ülkemizde bunun çok kolay rehabilitasyon edilebilen nörolojik bir mesele olduğu ne yazık ki bilinmemektedir.

Karabasan Nedir

İnsanlarımız bu konuda ehil olmayan kişilere gidip vakit kaybetmektedirler. Bu hastaların kesinlikle nörolojik kontrolden geçmeleri gerekmekir. Bu tür hastaların bazılarında çok nadir olarak ur kanser damar yumaklaşması veyahut irin gibi beyin sapı kisti tespit edebilmektedir. Bu gibi vaziyetlerin bertaraf edilebilmesi için hastaların ciddi bir nörolojik incelemeden geçirilmeleri koşuldur.
Rehabilitasyon kısa kolay kolay ve nettir.» [4]
Kabus, yoğun vokalizasyon, motilite ve yüksek otonomik boşalmayla kendini gösteren ve gece uykusunda ortaya çıkan aşırı korku ve panik dönemleridir. Fert oturur veya kalkar, çoğunlukla gece uykusunun ilk 1/3’ünde olur ve panik ifade eden bir çığlıkla birliktedir
. Oldukça sık olarak sanki kaçmaya çalışıyormuş gibi kapıya hamle yapar, ancak seyrek odayı terk eder. Olayın anımsanması, şayet varsa, oldukça hudutludur (genellikle anımsadığı bir veya iki fragman şeklinde zihni imgelerdir) [5]
Uyku süresince beden işlevleri, felce uğrar. Rüyalar benliğimizi acıtan acılardan alıkoyar. Uykumuza kargaşa hakim olduğunda uyku durumu ruhumuzu takip eder. Uyku felcinde hypnogogic ve hypnopompic halüsinasyonlar eşliğinde geçirilen uyku felci, ruhumuza akılalmaz korku verir.
Hypnogogic durum, insanın uykuya dalma sürecinde deneyenler olarak dile getirilirken, hypnopompic durum uyanma sürecinde ele geçirilen deneyimleri içerir. Bu duyular, vücudun geçici bir felç ile hareketsiz kaldığı uyku felciyle de beraber yaşanabilmektedir.[6]
Uyku felci (Halk arasında “kara basan” olarak da bilinir), uyandıktan hemen sonra (hipnopompik felç olarak da bilinir) veya seyrek olarak, uykuya dalmadan hemen önce, bedenin geçici olarak hareket edememesi (felç olması) ile karakterize edilen bir durumdur.

Karabasan Nedir

Fizyolojik olarak, REM atonia olarak da bilinen REM uykusu esnasında oluşan normal felç ile yakından alakalıdır. Buna göre bir takım bilim insanları ve fizikçiler bunun uyku döngüsünün “natürel” bir tesiri olduğuna inanır. Uyku felci beyin REM vaziyetinden tamamiyle uyanık vaziyete geçse de beden felcinin devam etmesi vaziyetinde oluşur. Bu vaziyet, kişinin şuurunun tamamiyle açık olmasına karşın hareket edememesine yol açar. Ayrı olarak bu vaziyet ile beraber hipnopompik sanrılar olabilir.
Çoğu kez, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir düş nedeniyle oluştuğuna inanılır. Bu yüzden, insanların hareket etmek istese de hareket edemediği rüya sayısı bu kadar fazladır. Uyku felcinin kapı araladığı sanrılar bazen durumun normal bir rüya olarak idrak etmesine, bazen de oda içerisinde hayali şeyler görülmesine kapı aralar.[7]
Anksiyete bozukluğunun bir belirtisi olarak;
kişi, içinde korkuya benzeyen bir duygusu olduğunu, sanki kötü bir haber alacakmış gibi hissettiğini anlatır. Lakin korkusunun nedeni ve nesnesini bilmez. Halk arasında “bun bastı, korkutuyorlar, kabus bastı” gibi sözcüklerle anlatılmaya çalışılır. Bazen,özellikle uzun sürdüğünde, bunaltı durumu kişide yılgınlığa kapı araladığından çöküntü belirtileri de beraber bulunabilir.[8]
Kabus, gebelikte disoriyentasyon, çöküntü, uykusuzluk, irritabilite, psikotik bozukluk gibi görülebilen rahatsızlıklar arasındadır.[9]

Karabasan Nedir

Tarihçe

İbni Sina (M.S. 980-1037), “Yasa” (Canon) kitabında ruh bozukluklarını ve hastalıklarını on beş grup içinde toplamış, bunlar arasında şu hastalıklara yer vermiştir:
  1. Beyin dokusuna ve beyin zarlarına sarı safranın tesiri neticesi ortaya çıkan ateşli akıl hastalıkları,
  2. Beyinde, orta ve yan karıncıkların dokusunda değişme neticesi ortaya çıkan algı, hafıza ve düşünce bozuklukları,
  3. Kanın, kara veyahut sarı safranın kapı araladığı şuur bulanıklıkları, kara safranın kapı araladığı melankoli.
İbni Sina sınıflandırmasında aşırı ihtiraslara, eşcinselliğe, karabasana, kuduza, maniye ve şubat aylarında “kendisini kurt gibi görme” belirtisiyle ortaya çıkan hastalığa da (lycanthropy) yer vermiştir.
Fernel (M.S. 1497-1558), Fransa’da tinsel bozuklukları ve hastalıkları beynin zarlarını, yapısını ve karıncıklarını bozan nedenlere bağlı olarak üç büyük gruba ayırmıştır. Birinci grupta baş ağrılarına; ikinci grupta ateşli akıl hastalıkları, bilinç bulanıklığı ve maniye; üçüncü grupta baş dönmesi, epilepsi, felç, karabasan, adaleme, melankoli ve titremeye yer vermiştir.[10]

Çocuklarda Karabasan

Karabasan gece yarısı uyku esnasında yaşanan bir gerilim neticeninde aniden uyanma gibi fiziksel neticelere kapı aralayan bir durumdur. Karabasan yaşayan bir çocuk çığlık atabilir, kaçmaya çalışabilir ve yerinden kalmak isteyebilir. Hissedilen korku ve panik birkaç dakika sürebilir.
Bu durumlarda çocuğunuzu yatıştırmanız ve teskin faktörüz gerekmektedir. Karabasan gören bir çocuk sabah uyandığında gece yaşadıklarını anımsamaz. Tıpkı uyurgezerlik gibi karabasan da çocuklar arasında sıklıkla görülür ve ergenlik çağında dahi devam edebilir.
Çocuğunuz istediği halde yataktan kalkamaz, bir güç tarafından hareketlerinin engellendiğini hisseder, kıpırdayamaz ya da konuşamaz, bağırmaya çalıştığı halde sesi tüm çabalamalarına rağmen çıkmaz. Bu süre zarfında çeşitli halüsinasyonlar görülebilir. Karabasan genellikle 4-12 yaşları arasında görülmeye başlanır ve uykunun en derin olduğu anda hissedilir.
Bazı çocuklar ayda 1-2 kere karabasan görür. Bazı çocuklar ise bu durumu daha sık yaşar ve korkudan kendilerine ya da etraflarına zarar verir. Bu çocuklar yaptıkları şeylerin farkında bile değildir. Ergenlik çağında yaşanan uyurgezerlik durumu karabasana eşlik edebilir.
Bazı çocuklar evin çevreninde koşmaya başlayabilir, uzun bir süre konuşmak istemeyebilir. Uyandıklarında kafaları karışmış ve ne yapacaklarını şaşırmış gibi görünen bu çocuklar, tekrar uykuya dalar. Sabah uyandıklarında ise hiçbir şey anımsamazlar.
Karabasan genellikle sinir krizi olarak düşünülmektedir. Bazı çocuklar gerilim filmi izledikten sonra ya da korkunç bir hikâye dinledikten sonra karabasan görür.
Bazı çocuklar ise yaşadıkları ve kökleşmiş hale gelen korkuları nedeniyle karabasan görür.
Her iki durumda da anne ve babaların yapabileceği en ehemmiyetli şey sakin olmak ve çocuğu deşarj olmaktır. Çocuğunuzun yaşadığı gerilime veyahut strese kapı aralayan vaziyetin kaynağına inin.
Çocuğunuzun kabus görme sıklığı artmışsa, kesinlikle natürel sıhhat uzmanınıza müracaatın. Doğal sağlık uzmanları çocuğunuzun ruhsal, duygusal ve fiziksel dünyasına girerek sorunlarını çözmeye çalışır.
Uyku bozuklukları başlığı altında sizlere önerdiğimiz rehabilitasyonlar çocuğunuzu yatıştırıp sakinleştireceğinden, bu rehabilitasyonları özenle uygulamanız gerekmektedir. Çocuğunuzla sohbet etmeye çalışın, kaygılarını ve korkularını gidermek için elinizden geleni yapın.

Karabasan Nedir

Çocuğunuz, etrafında oyuncak, televizyon ve arkadaş gibi dikkatini dağıtan dış etkenler olmadığında, sizinle daha rahat konuşur. Bu yüzden çocuğunuzla baş başa konuşmaya çalışın. Onu dikkatle dinleyin ve sorunlarına analiz eder üretmeye çalışın. Çocuğunuz yatmadan önce moralini bozacak rastgele bir davranıştan, hikâyeden, filmden ve oyundan kaçının.
Çocuğunuz uyanmadan hemen önce karabasan görüyorsa, kendisini normal uyanma saatinden 15 dakika önce uyandırmanız önerilmektedir. Bu şekilde çocuğunuzu deşarj olabilir ve tekrar uykuya dalmasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzu karabasan gördüğü saatlerde uyandırarak deşarj olursanız, yaşadığı negatifliğin tekrar etmesini önleyebilirsiniz. Bu şekilde yaşadığı kısır döngüyü de kırarak karabasanı önlemiş olursunuz.[11]

Karabasan ve Sleep Paralysis (Uyku Felci)

Sleep Paralysis, Türkler arasında “karabasan” olarak bilinen bir semptomdur. It is a generalized absence of myogenic tonus, which occurs suddenly during sleep and spontaneously and completely recovers in minutes. It can cause great fear, especially during its initial occurrence.
Hypnagogic hallucinations occurring at sleep onset are vivid perceptual experiences, either visual or auditory, like a dream. The last two symptoms of the tetrad can be observed in isolated form in normal persons.[TÜRKÇE’YE ÇEVRİLMELİ][12]

Karabasan Nedir

Paralysis occurring just before a person falls asleep.[TÜRKÇE’YE ÇEVRİLMELİ][13]
Halk arasında “Karabasan” olarak bilinen uyku felci, uyandıktan hemen sonra veya, seyrek olarak, uykuya dalmadan hemen önce bedenin geçici olarak hareket edememesi (felç olması) ile karakterize edilen bir durumdur. Uyku felci, kişinin bilincinin tamamen açık olmasına rağmen hareket edememesine neden olur.
Ayrı olarak bu durum ile birlikte halüsinasyonlar olabilir. Çoğu kez, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanır. Bu yüzden, insanların hareket etmek istese de hareket edemediği rüya sayısı bu kadar fazladır.Uyku felcinin neden olduğu halüsinasyonlar bazen vaziyetin normal bir düş olarak idrak etmesine,bazen de oda içerisinde hayali şeyler görülmesine yol açar.[14]

Belirtiler

Uyku felcinin başlıca belirtisi uyanma öncesi veya uyuma öncesi görülen kısmi veya geçici iskelet adalesi felcidir. Diğer bir söylemle, bir kişinin uykuya dalarken veya uyanırken hareket edememesi veya konuşamaması hissidir. Uyku felci ile beraber hipnopompik sanrılar olabilir.
Bu halüsinasyonlar işitsel, dokunsal ve/veya görsel olabilir. Uyku felci kişi tekrar REM uykusuna dönmeden önce veya tamamiyle uyanmadan önce birkaç saniye veya birkaç dakika sürebilir. Çok uç vaziyetlerde, 4-5 saat sürdüğü de bilinmektedir.[7]

Olası sebepleri

Uyku felci, düş gören bir kişinin düşünde yaptığı hareketleri aynen yapmasını engellemek için REM uykusu müddetince oluşur. Uyku felcinin fizyolojisi ile ilgili çok az şey bilinir. Bununla beraber, uyku felcinin beynin pons bölgesindeki motor nöronların post-sinaptik inhibisyonu ile irtibatlı olduğu önerilmektedir.
Bilhassa, düşük düzey melatonin adalelerin uyarılmasını engelleyecek şekilde sinirlerdeki depolarizasyon akımı durdurabilir, ve düşte yaşanan eylemin gerçekte yaşanmamasını sağlayabilir (sözgelimi, düşünde koştuğunu gören bir kişinin gerçekte koşmasını engellemek gibi).
Uyku, 5 safhadan oluşur. 4 NREM (non-rapid eye movement) ve 1 REM (rapid eye movement) safhası. NREM safhaları uyku döngüsünün (Bu döngü de 90-120 dakika arası sürer) toplamda u’ini oluştururken, REM safhası %’ini oluşturur.
REM safhasında düşlerimizi görürüz ve bu safhada beyin, vücudu geçici olarak felç eder ve bundan dolayı düş görürken bırakın hareket etmeyi, ufak homurtular haricinde ses dahi çıkaramayız.
En azından olması şart olan budur, ters takdirde düşümüzde bir adamı kovalarken kendimizi bir duvara çarpıp kafamızı gözümüzü faydayken, haneden çıkıp sokakta pijamalarla (veya daha kötüsü, çıplak) koşarken veya oturduğumuz apartmanın yedinci katından düşerken bulabiliriz. Düşüneceğiniz gibi, uyurgezerlik de bu felç işlevinin çalışmamasına bağlı bir bozukluktur.
Ayrı olarak, bu düzensizliği yaşayanlar ve narkolepsiden muzdarip olanlar arasında bariz bir ilişki vardır. Lakin, fark çalışmalar çoğu insanın hayatlarında en az bir defa uyku felci yaşadığını göstermektedir.
Bazıları, değişik etmenlerin uyku felci ve halüsinasyonların yaşanma ihtimalini arttırdığını rapor etmişlerdir. Bunlar:
  1. Sırtüstü yatmak,
  2. Gayri muntazam uyuma saatleri; şekerlemeler, çok veya az uyumak,
  3. Fazla stres,
  4. Ani etraf/hayat tarzı değişiklikleri
  5. Olaydan hemen önce görülen temiz rüya. Ayrı olarak berrak rüya durumuna girebilmek için kullanılan bilinçli indüksiyon yaygın bir yoldur. WILD olarak da bilinir.
  6. Yapay uyku yardımcıları ve antihistaminler.
  7. Uyku öncesi açlık.
En çok kabul göreni, stresli yaşamdır. Faraziyeye göre aşırı stresli veya bunalımdaki bir insan çok az uyur, çok fazla uyur; çok geç yatar, çok erken yatar; çok geç kalkar… Bundan dolayı alt üst olan uyku döngüsü de, ortaya çıkan uyku bozukluklarının neticeninde hatalı bir şekilde işler ve uyku felci gerçekleşir.
Yanlış yatma şekli de ehemmiyetli bir etmendir. Uyku felçlerinin çoğunlukla sırtüstü pozisyonda uyunurken yaşandığı tespit etmiştir. Bu konudaki bir başka görüş de, boynun yanlış bir biçimde duruşunun uyku felcine kapı aralayabileceğidir. Yoğun stres zamanlarında ya da psikolojik sorunlar yaşayan kişilerde uyku felcinin daha sık görüldüğü belirtilmektedir.
Bazı sakinleştirici ilaçlar kullananlarda uyku felci görülme ihtimali, normale göre 5 kat daha fazladır. Uyku felci yaşayanların takriben üçte birinde, gün içinde panik atak olduğu belirlenmiştir. Uyku felci, bir hastalık değildir. Kişiye çok büyük bir ölüm korkusu yaşatsa da, hiçbir zararı yoktur. Ancak insanı korkutan bu durumun yaşanmaması için alınabilecek bazı tedbirler bulunuyor. En ehemmiyetlisi, düzenli ve yeterli uyumaktır. Olası olduğunca stresten uzak durmak da çok ehemmiyetlidir.[7]

Kabus ve Hallüsinasyon (Varsanı, Hallucination)

Ortada bir nesne yokken, varmışçasına algı edilmesi demektir; beş duyudan rastgele birinde veya bir kaçında husule gelebilir. Seyrek psikiyatrik hastalıklarda, tecrübi olarak da hipnoz altında iken, olan şeyin algı edilmemesi vaziyetine rastlanabilir ki, buna negatif hallüsinasyon denir.
Şayet kişi hallüsinasyonunun gerçek olduğuna inanıyorsa (yâni egosintonik – egoyla bütünleşmiş bir hallüsinasyon mevzubahis ise), bu vaziyet ekseriyetle psikoz belirtisidir; bunun hallüsinasyon olduğunu farkındaysa (yâni egodistonik – egoya yabancı bir hallüsinasyon mevzubahis ise), çoğunlukla nörolojik bir hastalığa delâlet eder.
Sıhhatli insanlarda da, bilhassa yoğun zorlanma altındayken görülebilen benzer nitelikli iki hallüsinasyon vardır:
Hipnagojik ve hipnopompik hallüsinasyonlar. Birincisi uykuya dalarken, uyku ile uyanıklık arası dönemde, ötekisi de aynı dönemde fakat uykudan uyanırken olur. Bu esnada tipik olarak kişinin bedeni felç halindedir ve hallüsinasyonlarının hallüsinasyon olduğunun da kısmen farkındadır.
Bu vaziyetten kurtulabilmek için yoğun gayret sarf eder. kolunu bile kıpırdatabildiğinde hâdise biter. Halk arasında kabus tecrübe et bu vaziyet tamamiyle beynin bir oyunudur ve narkolepsi tecrübe et bir hastalığın da belirtisi olabilir.[15]
Vivid dreams that occur just before a person falls asleep; accompanied by sleep paralysis.[13]

Narkolepsi Hastalığı

Katapleksi. başka bir deyişle şuur kaybı olmaksızın iskelet adale gerginliğinin kaybı, şaşırtıcı nörolojik bir hastalık olan narkolepsinin tanımlayıcı belirtilerinden biridir. Kataplektik krizler, çoğunlukla bir kahkaha ile başlar, diğer vakitlerde ise utanma, yabancılarla sosyal ilişkiler, ani hiddet, atletik güç sarfetme veyahut cinsel ilişki bir krizi başlatabilir.
Hastaları güçsüz bırakan diğer bir hastalık belirtisi de, gündüzleri daimi uykulu olma vaziyetidir. Şayet hayatınızda 48 saat uyumadığınız olduysa, narkoleptik hastaların her gün yaşadığı uykulu olma vaziyetini yaşamışınız demektir. Kendilerini o kadar uykulu hissetmelerine karşın, bu hastalar geceleri pek iyi uyuyamazlar.
Kısa bir kestirmeden sonra kendilerini yenilenmiş hissetseler de uyku hissi kısa müddet sonra yine başlar. Netice olarak, narkoleptik kişiler, yersiz yerlerde uyuyakalırlar. Bu yüzden de rehabilitasyon edilmezlerse trafik kazaları açısından çok büyük riziko altındadırlar. Çoğunlukla bu kişiler, işlerinde ve okullarında yüksek performans göstermekte güçlük çekerler.
Son birkaç senedir araştırmacılar, bu güçten düşürücü ama şaşırtıcı derecede de yaygın olan hastalığın gizemlerini çözmeye başladılar. Yapılan çalışmalarda ortaya çıkan şu ki. katapleksi sırasında beyinde etkilenen bölgeler, rüyalarımızla senkronize bir şekilde hareket etmemizi engelleyen bölgelerle aynıdır (sözgelimi, rüyamızda bir yarışta isek. bacaklarımızı sağa sola çarpmamız gibi)
. Ayrı olarak bilimadamları. değişinime uğradığında köpeklerde narkolepsiye sebep olan bir gen bulmuşlardır. Narkolepsinin bir otoimmün hastalık olabileceğini ortaya koyan bazı ipuçları da vardır. Bu durumda bağışıklık sistemi, sanki yabancı bir dokuymuş gibi normal beyin dokularına saldırmaktadır.
Bu hastalığın bir dizi alışılmış olan dışı özellikleri vardır. Katapleksi ve uyku hissi yanında, diğer iki klasik belirti de uyku felci ve hypnagogik halisünasyonlardır.
Uyku felci, uyuyakalırken ya da uyanırken kımıldayamama durumudur. Normal fertler hayatlarında birkaç sefer kısa süreli uyku felci durumu yaşayabilirler. Ama bir hayli narkoleptik hasta için hergün görülebilecek bir durumdur. Hynagogik halisünasyonlar. uyanma sırasında, çevredeki unsurları da içeren düş benzeri tecrübelerdir
. Bunlar çoğunlukla narkoleptik kişilerin en uykulu oldukları vakit oluşur. Ama, her narkoleptik hasta aynı şekilde problemler yaşamaz. Sözgelişi, kataplaksinin ve uyku halinin şiddeti fertler arasında farklılık gösterir.
Narkolepsinin geniş şekilde olması de şaşırtıcıdır. Bu hastalık. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’de iki binde bir oranında gözlenir. Diğer ülkelerdeki oranlar. Japonya’da altıyüzde bir. İsrail’de beşyüzbinde bir kişidir. Bu fark oranların nedeni. ırka bağlı genetik etkenler veyahut muhtemelen etrafsal etkenler olabilir.
Narkolepsinin AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’de görülme oranı, “amyotrophic lateral sclerosis” hastalığının takriben on katı. “multiple sclerosis” hastalığının yarısı, “cystic fibrosis” hastalığının beş katı ve “parkinson” hastalığının takriben dörtte biridir.
Narkolepsinin ilk belirtileri, tipik olarak onlu veyahut yirmili yaşlarda görülür. Belirtiler birkaç sene müddetle kötüleşir, daha sonra değişmeden sürer.[16]
Rehabilitasyonu düzenli yatış vakiti, gündüz şekerlemesi desturu, ani uykuya karşı güvenlik tedbirleri, gündüz için ikazcılar, antidepresan kullanımı biçimindedir.[17]

Uyku ve Narkolepsi

Narkolepsi. uyku kontrol mekanizmasının bozulmasıyla ilintilidir. Uyku döngüsü, normalde iki temel fazdan oluşur. REM (hızlı göz hareketi) uykusu ve Non-REM (hızlı göz hareketi olmayan) uyku, Non-REM. sakin bir uyku durumudur. Kaslar gevşer, ama yeniden de bir parça gergindirler: nefes alma düzenlidir, nefes alma düzenlidir,
serebral korteks, yüksek voltajlı dalgalar üretir ve beynin enerji tüketimi çok az düzeydedir. REM evresi ile non-REM evresinin her ikisinde de, çevrede olan bitenin bilincinde olmama durumu, bu ikisinin benzerliğidir. Buna rağmen. REM fizyolojik olarak oldukça farklıdır, alma ve kalp atışı düzensizdir,
hızlı göz hareketleri gözlenir, korteks. hızlı, gayri muntazam, düşük voltajlı dalgalar üretir ki bunlar uyanıkken görülür ve beyin metabolizn uyanıkken olduğundan daha yüksek düzeydedir. REM uykusu sırasında duruşu sağlayan kaslardaki- örneğin sırt ve bacak kasları- sertlik/gerginlik mevcut değildir, lakin ara ara ani adale seğirmeleri motor hareketsizliğini bozar.
Nakkoleptik olmayan kişiler gece uykularına non-REM uykuyla başlarlar. Bunu takriben doksan dakika sonra REM uykusu izler. Bu özellikten dolayı- ve ayrı olarak narkoleptik hastalar adale gerginliğini kaybettiği için ve ele normalde yalnızca REM uykusu esnasında olan, düşe benzer halüsinasyonlar gördükleri için araştırmacılar şu hipoteze varmışlardır: narkolepsinin bu belirtileri.
REM uykusundaki bir takım özelliklerin yersiz bir şekilde tetiklenmesinden dolayı ortaya çıkmaktadır.
Uyku problemleri narkolepsinin en yaygın görülen belirtileri olmasına karşın, bu hastalık üzerine yapılan araştırmaların çoğu. katapleksiyi başlangıç noktası olarak ele almıştır.
Uykulu olma vaziyeti aslında normal bir olgudur, narkolepside anormal olan uykulu olma vaziyetinin miktarıdır. B narkoleptik hastalarda görülen bir takım uykulu olma vaziyetlerinin anormal olup. olmadığını anlamak güçtür. Diğer taraftan, katapleksi. normal fertlerde asla görülmez.
Katapleksi kolayca ölçülebilir ve aniden başlar. Bu aniden başlama durumu, bilimadamlarına. katapleksiyi tetikleyen sinirsel olayların zamanını be- lirleme fırsatı verir. Katapleksinin gözlemlenerek, narkolepsi patolojisinin daha acık olarak anlaşılması umulmaktadır.[16]

Karabasan (Sleep Paralaysis)

Karabasan, Uyku felcidir. Derin uyku ve uyku uyuşukluğunun anormal bir şeklidir. İnsanlar, rüya gördükleri REM uykusu sırasında, göz ve solunum kasları dışında tamamen fizyolojik bir felç durumundadırlar. Hiçbir kasları çalışmaz. Hasta, birkaç dakika hareket edemez.
Umûmiyetle uykuya dalarken veya uykudan kalkarken bu uykulu hâli ile birtakım sesler duyduğunu veya şekiller gördüğünü sanır. Kestirme yaparken veya uykuya başlarken… Bu durum, başka sebeplerle de ortaya çıkabilir. Ses duyma ve şekil görmeler, aynı anda olabilir.
Böyle olmasaydı, biz rüyalarımızı oynar hale gelirdik. Rüyamızda ne yapıyorsak, yatakta da onu yapmaya başlardık. Bazen düşten uyandığımızda beynimiz uyanık ve çevrenin farkında olduğumuz halde, hareket edemez, ses çıkaramaz ve göğsümüzün üzerinde bir ağırlık varmış gibi hissederiz.
Bunu herkes, hayatının bir döneminde en az bir sefer yaşamıştır. Korku verici bir vaziyettir. Fakat saniyeler içinde kendi kendine düzelir. Kabusun olma nedeni; uykudan uyanmamıza karşın REM uykusundaki fizyolojik felç halinin, uyanır uyanmaz çözülmemesine bağlıdır. 
Çok kolay izah etmek gerekirse, “Uykudan uyandığın anda beyin uyanıyor; fakat vücut uyanmıyor…” İkisi arasında bir irtibat vardır. Vücut, bu sinyali alıp gerçekleştiremiyor hemen. Bu, genelde stresten, yorgunluktan vs. olarak izah ediyor.
Fizyolojik olarak, REM atonia olarak da bilinen, REM uykusu esnasında oluşan normal felç ile yakından alakalıdır. Buna göre bir takım bilim insanları ve fizikçiler bunun uyku döngüsünün “natürel” bir tesiri olduğuna inanır. Uyku felci, beyin REM vaziyetinden tamamiyle uyanık vaziyete geçse de, beden felcinin devam etmesi vaziyetinde oluşur.
Bu vaziyet, kişinin şuurunun tamamiyle açık olmasına karşın hareket edememesine yol açar. Ayrı olarak bu vaziyet ile beraber hypnagogic halisünasyonlar olabilir.
Rüyada gördüğümüz aktivitelerin fizyolojik tesiri, tıpkı günlük hayatta açık bilinçle yaşadıklarımızın aynısıdır. Rüyamızda, koşmak, şarkı söylemek, kaçmak aktivitelerinde bulunuyorsak beyinden kaslara bu işlevler için buyruklar gider. REM uykusu sırasında oluşan bu hareket buyruklarını “Locus Coeruleus” noktası durdurur. Bu yüzden, kişi, hareket etmek istediği halde hareket edemez.
Uyku esnasında kişileri savunmaya yönelik oluşmuş bu güvenlik sistemi, özellikle heyecanlı rüyalarda kişiye felç olmuşluk duygusu verir. İnsan, rüyasında da kaçmak istediği halde kaçamadığı, koşmak istediği halde koşamadığı rüyalar görür.
Bu felç olmuşluk hissi, korkunç rüyalarda karabasana dönüşür ve mübalağalı korku reaksiyonları (hızlı kalp çarpıntısı, ter içinde kalmak, ağız kuruluğu vb.) hissederek uyanan karabasan sahipleri KARABASAN sanrısı ile kalkarlar.
Çoğu kez, uyku felcine uğraya kişi tarafından, bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanılır. Bu yüzden, insanların hareket etmek istese de hareket edemediği rüya sayısı bu kadar fazladır. Uyku felcinin kapı araladığı halisünasyonlar bazen durumun normal bir rüya olarak idrak etmesine, bazen de oda içerisinde hayali şeyler görülmesine kapı aralar .
Karabasanın, insanın uyanışı esnasında fiziksel, eterik ve astral bedeninin bu arada bir araya gelmediklerini ve birinin dışarıdayken (tam olarak bedene girmemiş halde) diğerinin bedene dönmüş olduğunu biliyorum. Odayı hisseder, görürsünüz, hem de dokunduğunuzu da hissedersiniz, yatakta olduğunuzu da..
. Fakat bağırsanız sesiniz çıkmaz,zira astral bedeninizle bağırıyorsunuz, fiziksel bedeninize aynı ikazı gönderemiyorsunuz. Aynı şekilde bu sebepten dolayı fiziksel bedeninizi hareket ettiremezsiniz.
Karabasanın iki temel nedeni var:
  1. Kan dolaşımındaki düzensizlikler.
  2. 2-Psikolojik gerginlikler.
Daha önceki bir Avrupa şampiyonu güreşçi, bu durumun sebebini şöyle izah ediyor: “İnsanın gece yatış pozisyonu ehemmiyetli. Sırtüstü yatarsan, vücuttaki kan dolaşımı çok kısa süren bir an, ayni seviyede kalır veya durur. Bu anda vücut, söz edilen sıkıntıları yaşar. Ama sen bu durumdayken, ufak bir hareket yapsan -bir parmak bile oynatsan mesela- kan, yeniden vücutta dolaşmaya başlar ve sıkıntı dağılır.”
Bu anlattığımız olayın ilmi isimi, “Rapid Eye Movement”tir (REM). İnsanın uykusu, birkaç aşamadan oluşur. REM döneminde, hızlı göz hareketleri vardır ve beyin aktivasyonu durur. Ama bazı insanlarda beyin aktivasyonu, zaman zaman ya da sürekli durmaz. Vücudu kontrol edemezsiniz; ama bilinçli ya da bilinçsiz çevreyi görebilirsiniz.
Bu korkutucu bir durum. Çocukluktan beri “karabasan, karabasan” diye anlatılan hikâyeler, bilinçaltında daha da büyük korkular yaratıyor. Bir daha yaşarsanız, bilinciniz yerinizde ise bu bir sağlık problemi ve uyanmalıyım diye düşünün ve odaklanın. Uyanacaksınız.
 

2.HALK DİLİNDE KARABASAN

Cinlerle Alakası Var mı?

İslam dinine göre ‘karabasan’ yada halk dilinde olduğu gibi ‘ağır basma’ diye adlandırılan bu olay cinlere bağlanır. Beşer (İnsan) soyu dışında en açık şekilde Kuran-ı Kerim’de tarifi yapılan bir diğer canlı da cinlerdir.
Bir tür ateşten yaratıldığı ve insan gibi kendi amelinden mesul olduğu bilinir. İslam toplumunda karabasandan muzdarip insanlar hocalara götürülür, muskalar taşır yada yatağının altına yerleştirilen makas, bıçak gibi metal kesicilerle bu kâbustan kurtulmaya çalışır.
Peki karabasan, harbiden de cinlerin insanlara yaşattığı bir tür uyku eziyeti midir?
Karabasan olayı ve lohusalık halinde gelen hadiseler, Anadolu’nun her tarafında görülen mevcut olaylarındandır. Genellikle zemher ayında doğu bölgelerimizde “cingoloz” dediğimiz olay da bunlardan bir tanesidir.
Yani uyku/uyanıklık arasında, genelde kıllı-mıllı, siyah, goril gibi bir ağırlığın üzerinize oturduğunu, eliyle kolunuza bastırdığını, konuşamaz durma geldiğinizi, dilinizin kilitlendiğini, hareket alanınızın tamamen kısıtlandığını görürsünüz. Daha sonra bu halden çıkınca, dersiniz ki; “Ben, böyle bir şey yaşadım…”
Ya da geceleyin uyurken, aniden bir ses duyarsınız; sizi dışarıya çağırır. Sanki uyurgezer gibi hareket edersiniz, (peşinden) gidersiniz. Kendinin “cingoloz” olduğunu söyler veya sizin yakınınız şeklinde de gelebilir, sizi rastgele bir yere götürebilir. Bu tip olaylar da var.
Bir de albastı olayı dediğimiz, loğusa bayanlarda olan bir hadise: Sanki çocuğunu götürüyormuş gibi; rahatsızlandırmalar, beşiğin yerini, yatağını değiştirir gibi görüntülerle başlayan bir “hastalık” türü de var.
Şimdi bu “ağırbasan” halleri ne vakit olur?
Ağırbasan, albasan, albastı dediğimiz bu olaylar, genelde vücut yorgunken ya zihni veyahut bedenen bir yorgunluk hissi(nden sonra başlar.) Mesela; bir yolculuğa çıktınız, dönüşte bayağı bir yoruldunuz ve metruk bir yerde yalnız” kalıyorsunuz. İşte o anda siz, vücudunuz, bünyeniz uygun ise (bu, herkeste olmayabilir) bir “menfez” açabilirsiniz.
Bir de bakarsınız ki, üstünüze bir ağırlık gelir, gözleriniz ağır ağır kapanır, üzerinize korkunç bir ağırlık iner. Sesiniz soluğunuz kesilir ve yanınızda biri varsa bağıramazsınız, sesinizi ona duyuramazsınız. Bazıları da kendi tinsel güçleriyle bir dua okur, bir Ayete’l-Kürsi okuyabilir veya bütün gücüyle “Allah!” diyerek o halden çıkabilir.
Kabus olayı, diğer dinlerde de vardır. Belki onlar da Hz.İsa’dan ve kendi dinlerinden bir yardım talebinde bulunmak suretiyle aniden tinsel bir güçle bu vaziyetten çıkan insanlar olduğunu görüyoruz.
Demek ki burada olan hadise, vücutta bir “menfez”in açılmasıdır. Genelde bedensel ve zihni yorgunluk, bu vaziyete sebep oluyor.

Menfez Açıklığı Nedir?

Vücuttaki menfezler, genelde –nasıl ki insan vücudunda “akupunktur noktaları” gibi açıklıklar var ise, bunları gösteriyoruz. Diyoruz ki, hücreler arasında, sinir sistemindeki bir takım nöronlar içerisinde belli aralıklar vardır. Bu aralıklar, vücudun rastgele bir kesiminde olabilir.
Gözlerde –bir hassasiyet olarak-, ellerde, alında, boyunda, göğüste veya ayaklarda olabilir. Bunlar, ancak tecrübeler nihayetinde bulunabilir; zira her insanın yapısı farktır ve biyolojik farklığına göre de görünmeyen bir takım “şua”lar giriyor. İşte biz, bunlara “menfez” diyoruz.
Başka bir deyişle sizin manyetik şuaları aldığınız vücuttaki kilit noktalarıdır. Bunun haritasını da çıkarıyoruz. Diyoruz ki, şu, şu, şu noktalar, sizde biyolojik enerjinin girmesine kapı aralıyor ve bunlara “menfez” veyahut “koridor” diyoruz
.
Bu vaziyette bizim kültürüm tesiriyle görülen halüsinasyonların İslam dininin tesiriyle cinleri çağrıştıran kedi yada insan benzeri garip görünüşlü simgeler olması da kaçınılmazdır. Sözgelimi Alman kültüründe kabusa ‘Hexendrücken’ (cadı basması) denir.
Ortaçağ kültüründen meydana gelen cadı figürü ön tasarıdadır. Ruhun arınma safhalarıyla çok alakalı olan Budizm tesiriyle Hindistan’da bu olay, ruhun erdeme erişirken, kötü Hindu iblisi Rakshasan tarafından engellenme gayreti şeklinde açıklanır. Rusya’da uyku felcine domovoi ismindeki hane ruhunun sebep olduğu inancı hakimdir; domovoi kötü giden bir evlilik yada hainlik gibi bir nedenden dolayı hane halkını cezalandırdığı düşünülür.
Kabus olayına benzer uyku felci yaşayan Amerikalıların ise diğer ülkeler kadar bariz kültürel bir altyapıları olmaması sebebiyle, izahları daha farklıdır: Uzaylıların kaçırması olayı.
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’de binlerce insan gece uyurken uzaylılar tarafından kaçırıldığını, tutsak edildiğini yada ziyaret edildiğini bildirmiştir. Çoğunun izahı uyku felci durumunda yaşananlarla aynı özellikler göstermiştir: Hareket edememe, uyanık olduğu halde konuşamama, üzerinde bir ağırlık hissetme vs.

Peki Karabasan’dan Nasıl Kurtulunur?

1. İlk olarak bir hekime müracaat etmeli..
2. Karabasan görmekten korktuğunuz gece, sırtüstü yatmamalı.
3. Yatağın üzerinde yada yerde ekmek kırıntısı filan varsa temizlemeli.
4. Yatarken yatağa abdestli girmeli, Euzü Besmele okuyarak sağ yanı üzerine kıbleye karşı yatıp, sağ avucu sağ
yanağın altına koymalıdır.
Âyet-el Kürsi, 3 İhlas, sonra Fatiha ve 1er kez iki kul euzüyü okumalıdır. Sonra 3 defa (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illahü) okuyup, üçüncüsüne (el-hayyelkayyume ve etubü ileyh) ilave etmelidir.
Daha sonra da 10 kere (La havle vela kuvvete illa billah) okuyup, onuncusuna (hil aliyyil azim ellezi la ilahe illahü) ilave etmelidir! Li ilafi’yi [Kureyş suresini] gece yatarken 11 defa okumalı. Aşağıdaki hadis-i şeriflerde deklarasyonlan duaları okumalıdır:
(‘Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim’ duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]
(‘Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka’ duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]
5. Cevşen duasını okumak ve üzerinizde cevşen duasını bulundurmalı. Korku gibi şeylerden savunmak için yakarmak ve âyet ile hadis gibi şeyleri yazıp taşımak dinen caizdir.
Abdullah bin Ömer Peygamberden (sav) şöyle söylenti etmiştir: “Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin: Allah’ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, iblislerin kuruntusundan ve yanıma gelmelerinden eksikliği olmayan Allah’ın sözlerine sığınırım” O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez.
Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı (Ebu Davııd, Nesâî, Tirmizî). Ancak bunları istismar edip sanat haline getiren ve saf kadınlarla teşriki mesai edip onlarla haşr ve neşir olmak netlikle haramdır. (Günümüz sorunlarına Fetvalar – 2, Yasin Yayınevi, s: 258 )
6. Fatiha, Nas, Felak, İhlas surelerini okumalı.
7. 7 defa Ayete’l Kürsi’yi okuyup sağa, sola, arkaya, öne, alta ve üste üfleyip yedincisini üflemeden uyumalı
8. 33 defa Sübhanellah, 33 defa Elhamdülillah ve 34 defa Allahü ekber diyerek uyumalı
9. Abdest alıp 2 rekat namaz kılıp abdestli yatmalı.
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 21 Kasım 2017 / 18:02

Cinler nasıl ürer Cinler nasıl ürer

Cinler nasıl ürer Cinlerin de biz insanlar gibi üredikleri hepinizin malumu. Ancak hemen hemen kimse nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğini bilmemektedir. Kuşkusuz insanların cinsel münasebetleri ile ilişkilendirmek ve benzetme yapmak olasıdır. 
Bir takım kesimlerde cinlerin enerjiden ibaret oldukları için cinsel bir münasebet yaşayamayacağını öne sürenler vardır. Ama bir enerjiden ibaret olsalar da kendi aralarında biz insanların yapabildiği, dokunabildiği, ve tadabildiği şekillerde yaşarlar. 
Cinlerin cinsel uzuvları olduğu bir gerçektir. Ve bu sayede bu birleşmeyi bitirebilirler. Her ne şekilde olursa olsun ALLAH-u alem dilemedikçe bu birleşmeden evlat sahibi olmak . Ancak boyut farklılığından dolayı insanlardan gebe kalanlar normal koşullarda 9 ay 10 gün gibi bir müddette çocuk sahibi olurken cinlerde bu müddet bir kaç aydan ibarettir. Cinlerin boyutları doğum yapmalarına mani değildir.

Cinler nasıl ürer

Başka bir deyişle 30 santimetre boyunda da olsa yeniden üreyebilirler. İnsanlar ile aralarındaki münasebetlerde bir cinin insana dokunabilmesi, taciz edebilmesi o cinin bulunduğu enerjiyi elementleri kullanarak maddeleşmesiyle olası olabilmektedir. Bu sayede bir cin insan olan bir bayana temas edebilir. Şehvet duygusunu o bayana çok fazla yaşatabilir zira kişinin beynine gönderdiği o dalgalarla o duygularla bu eylemi gerçekleştirebilir
. Birde cinlerin insanlarla değişik yoldan birleşmesi vardır ki bu genelde kadınların hayız dönemlerinde eşleriyle birleşmesinden yada iki eş arasında besmelesiz birleşmesinden olmaktadır.
 Buna hadisle örnek vermek gerekirse resul-u ekrem efenedimiz ”’Kişi hanımı ile cinsi ilişki kurduğunda besmele çekmezse iblis zekerine hulül eder ve onunla cima eder.
” emretmektedir.Başka bir deyişle burada hem besmelenin her işte ehemmiyetini hemde eşler arasındaki münasebetlerde cin iblislerinden da savunabildiğini anlamaktayız. Böyle vaziyetlerde cinler fırsat beklemektedir. İki eş cima edecekleri vakit besmele çekmezlerse o cin vakit kaybetmeden erkeğin önünde bulunur ve kadınla beraber cinsel ilişkiye girmiş olur.
Bunun neticesinde doğacak çocuklar ise ”muhannes” olur. Muhannes cin ile insan arasında olan çocuklara denmektedir.Konumuza tekrar dönecek olursak cinlerin kendi aralarında cinsel münasebette bulunabilecekleri bir gerçektir. Müslüman cinlerde cima edilmeden önce 2 rekat namaz kılınır. Eğer bu temastan evlat isterlerse yeniden ALLAH-u alem hazretlerinden niyaz ederler. İki boyut arasında dünya aleminde bilinmeyen pek çok gerçek vardır. 

Cinler nasıl ürer

Cinler insanlara neden çok fazla yalan söyler diye düşündünüz mü hiç ? 

Bakın kendileriyle ilgili şeyler mevzubahis olduğunda bin türlü yalan söylerler. Zira kendilerinde açık vermek istemezler. Bu yüzden herkes standart bir bilgi birikimiyle yazıp çizer ve bir diğer bir adım dahi öteye gidemez. Gidenler ise bütünüyle yalanlardan ibarettir.
Kendinize cinler ile ilgili bilgi veren 10 ayrı site,form seçin. Göreceksiniz ki 9 tanesi hemen hemen aynı ve alıntıdır. 1 tanesi ise biraz daha değişik yazmıştır lakin sahihliği tartışılır. İşte cinlerin kendi aralarındaki cinsi münasebetleride insanların bilmelerini istemedikleri bir olgudur. Müslüman bir cin çocuk doğduğunda doğduktan hemen sonra ”’ la ilahe illALLAH muhammeden resulullah”’ dediğini biliyormuydunuz? Sevgili arkadaşlar kuşkusuz ki konuyu elimden geldiğince üstü kapalı anlatmaya çalıştım.
Çünkü bu konu hususunda çok fazla cinsel terimler kullanılacağından bunu yapmanın uygun olmadığını düşündüm. Sanıyorum ki bu anlatımımdan da sizler anlatmak istediğimi anlayacaksınızdır. Sürç-ü lisan ettimse affola.
Kategori: Cinler

Cinler Nedir

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 21 Kasım 2017 / 17:21

Cinler Nedir Cinler Nedir

  • Cinler Nedir Nasıl Olurlar Cinler Nedir Nasıl İnsanla iletişim saglarlar
  • Daimi talihiz olan insanlar, yaptığı işi beceremeyen kişiler,Yakaza kabilesinden Alucra cini tarafından izler.
  • Korku filmi izlerken, her korkunuzda cinler odaya girip, saatlerce sizi izlerler.
  • Manisa’da,45 yaşında olan İlyas S. gece yemek yedikten sonra, karışına ve kızına”beni çağırıyorlar”diyip,haneden çıkmıştır.Ve hiçbir zaman geri gelmemiştir.
  • Ölüm sırasında, günahkar insanlar, Azraili ışık olarak görürler. Azrail yaklaştıkça canları daha çok yanar ve acı çekerek can verirler.
  • Büyücü ve muska yazan kişilerin, vücudunda morarmalar vardır. Cinler tarafından düşte darp edilirler.
  • Evde yalnız kaldığınızda, çıplak yada dekolteli dolaşmak kafir cinleri azdırır.
  • Uzun bir yola çıkarken besmele çekin. Melekler gideceğiniz yere kadar size eşlik eder, başınıza her hangi bir olay gelmez.
  • Astral yolcuda, şayet ıssız ve sisli bir orman hayal ederseniz, sizi en çok değer veren kişiyi görürsünüz.
  • Huzuru ve suskunluğu benimseyen cinler, çok konuşan insanları sevmez.
  • Çizgi dizilerde, vasati 1000 küsür bilinçaltı ileti vardır. Çocukların yaşı ilerledikçe şahsi ruh bozukluğuna yol açar.
  • Banyoda bulunan cinler genelde genç cinlerdir, bakire kızları takip ederler, aşık olurlar.                                                    

    Cinler Nedir 

  • Din alimlerine göre ,hanedeki son insan uyuduktan sonra diğer alemden konuklar ziyarete gelirler.
  • Cin düğünleri Yatsı ezanı ile başlar, sabah ezanı ile biter.
  • Sigara dumanını içine çekmek iyi değildir. Sigara dumanı cinleri o ortama çeker, siz dumanı içinize çektikçe onları sayısı gittikçe artar.
  • Her bismillah söylemimizde Müslüman cinler güler ve bize sarılır.
  • Cinler gündüzleri uyur, gece yarısından sonra evin içinde dönerek dolaşırlar. Bir an başınız dönüyorsa, yada perde kımıldarsa sebebi budur.
  • Cinler en çok kızlara yapışır zira kızlar duygularıyla hareket ederler.           
  • İç ses diye bir şey yoktur. Müslüman cinlerle sizin aranızda geçen diyalogdur.
 
  • Büyü yoluyla sınıf geçmek için cinlerden yardım isterseniz, imtihan kağıtlarını doğru yanıtlarıyla değiştiriyorlar.
  • Cinler akılı insanlardan uzak durur, daha çok güçsüz, aşık olan, annesiyle babasıyla dövüş eden, stresli insanları sever.                                  
  •                                                                                  

    Cinler Nedir 

          

  • Dişi cinler çirkindirler.Bu yüzden güzel kızları kıskanırlar ve yapışırlar.
  • Boş yere öldürdüğünüz spermler, öteki dünyada çocuğunuz olarak karşınıza çıkıp sizden hesap soracak.
  • Cinler erkekleri baştan çıkarmak için güzel kız kılığına bürünür.Şuan her güzel kızdan %25i cindir.(İşi bittiğinde sizinle iletişimi kesmeyebilir.)
  • Ölen cinler her vakit ağaç dibine gömülür, ağaçların dibine tuvaletiniz yapmak iyi değildir.
  • Nazar boncuğu 1500 kilometre ötedeki cinleri dahi hanenize musallat eder.
  • Melekler olmasaydı kabus geldiğinde hepimizi boğardı.
  • Gece dişlerimizin arasında kalan yemek artıklarını behnilem cini yer.
  • 40 gün eğer rastgele bir yolla cinsel ihtiyacınızı gidermezseniz, 40.gün nihayetinde iblis kızıyla ilişkiye girersiniz.
  • Ruhumuzun bedenden çıkmasını engellemek için melekler biz uyurken göbek deliğimize yün koyar.
  • Eğer kuşlar toplu halde uçuyorsa, o alanda müslüman cinlerin düğünü var demektir.
  • Mısır piramitlerinin etrafına,mısırlılar tarafından büyüler yapılmıştır.Mısır piramitleri yıkılacak olursa tüm Mısır halkı lanetlenecektir.
  • Müslüman cinler,insanlara katiyen zarar vermez. Tam tersine,kafir cinlerin hanenize girmesini engellemeye çalışırlar.
  • Cinler Nedir 

  • Slenderman aslında kabustan uyarlanmıştır, ancak Creepy pasta yazarı Kabusu bir insan siluetine benzetip ismini Slenderman koymuştur
  • Terkedilmiş haneler cinlerin en çok kullandığı alan haline dönüşür, terkedilmiş hanede 8 saat geçirmeniz sizi deliliğe sürükler.
  • İblis günde en az 2 sefer insanın sol göğüs kafesine basınç uygular, şayet bunu hissetmiyorsanız anlayın ki sizi savunan melekler var.
  • Korku kalp krizi rizikonunu azaltır.
  • Odanız dağınık ve pis ise cin kabilelerini odanıza musallat edersiniz. Kuşkusuz ki onlar dağınık yerleri sever.
  • Siz hanede olmadığınız da iblis size ait eşyalara pis bir koku bırakır. Bu yüzden eşyalarınızı önce silip sonra kullanın.
  • Karanlık ve sisli bir gece ormanda kaldığınız da, ormanda göreceğiniz şeyler yüzünden korkudan can verme ihtimaliniz %98dir.
  • Şayet bir cinin aşık olduğu kişiye bulaşırsanız kötülük yaparsanız o cin sizi ömür boyu bırakmaz yapışır.
  • Cinler her zaman sizi izlemez. İzledikleri zamanda sebebi, ya onun ile ilgili konuşmanızdır veyahut size sahip olmak istemeleridir.
  • Daha önceki zamanlarda köy yerlerinde insanlar gece 10’dan sonra dışarı çıkmazdı.Çünkü gece 10’dan sonra cinlerin dolaştıklarına inanırlardı.
  • Eşinize ayırma büyüsü yapıldığında,siz hanede yokken eşiniz cinle ilişkiye girer, sizi şeytan olarak görür.
  • Dolunay olduğu gecede,dolunaya bakıp “Ya halake min külli halake cinn” dediğinizde gözünüzün önünden bir gölge geçer.
  • Cinler Nedir 

  • Cin çağırma seansı fincanla gerçekleşmez.
  • Büyülerin en tesirli olduğu saat gece 2-3 arasıdır.
  • Cinler yağmur yağdığında çevrede daha çok dolaşır.
  • Bir takım imamlar sabah namazından önce müslüman cinlere özel imamlık yapar.
  • İnsanları birbirine düşüren ve daimi dedikodu yapan kişiler iblise ruhen kölelik ederler.
  • Şayet bir aynanın dibinde uyuya kalırsanız cinler sizle düş yoluyla ilişkiye girerler.
  • Guguk kuşu ölümün habercisidir.Şayet hanenizin üstünde öterse hanenizden tez vakitte ölü çıkar.
  • Bir haneye büyü yapıldığında baykuşlar o evin çevreninde acı acı öterler.
  • Her insan uyurken astral yolcu yapar ancak bu şuurlu yapılmadığı için anımsanmaz.
  • Kafir cinler,suskun,psikopat,egosu olan,başkasının arkasından konuşan
  • insanları arkadaş olarak görürler ve her anlarını izlerler.
  • Size büyü yapıldığında bunun ilk belirtisi vücudunuzun bir yeri kanamasıdır.
  • Cinler kendilerine inanmayan insanlara “kuhaş” diye hitap ederler.
  • Gusül abdesti almadığınız her gün süresince azgın cinler sizi tahrik edici bulur,abdest almadığınız gün sürecinde sizle uyur.
  • Cinler Nedir 

  • Cinler sabah namazına kadar kapı eşiğinde sohbet ederler.
  • Dabbe filmine ait tüm serileri izlerken,toplam 4,250 kişi bayıldı 4 kişide kalp krizi neticesi can verdi.
  • Yatarken terli eşyalarınızla yatmayın,ter kokusu cinleri yanınıza çeker.
  • Cinler gözleri kahverengi olanlara daha çok yapışır.Çünkü yapıştıklarında göz bebeklerinin büyümesi dikkat çekmez.
  • Kıskanç cinler regl olan kızları erkeklerden uzak meblağlar.
  • Cinler,intihar eden birini gördüğünde, o günü bayram ederler.
  • Cinler insanlardan 2000 sene önce yaratılmıştır.
  • Selena Gomez İlluminatiye katılmak için bir hayli aza ile seks yapmıştır.
  • Cinler uzun saçlı insanların saçlarına saklanır.Bu da insanın hemen başının ağrımasına kapı aralar.
  • Müslüman ve Kafir cinler her Çarşamba gecesi İslam için kavga ederler.
  • Cinler kemik gördüklerinde köpekler yoluyla, kemik ihtiyacını karşılarlar.
  • Cinler insanlar uyumadığı zamanlar hanede duran tablolarda, posterlerde, size ait resimlerde saklanırlar.
  • Hanedeki müslüman cinler,bir insan can verdiğinde ,onun için dua okurlar.
  • Melekler çoğu kez yaşlı insan kılığına bürünür.
  • Siz uyurken cinlerle farketmeden sohbet edersiniz.
  • Cinler Nedir 

  • Gece 2 ila 5 arası hanede dolaşmayın.O saatlerde cinler evin içindeki çöplerden beslenirler.
  • Cin çağırma ayininde gelen cinler azgın ve kafirdir.
  • Banyoda ışıklar kapalı şekilde duş alırsanız onlara şahit olursunuz. Sol omzunuzda uyuşma alana gelir.
  • Çok asabi olduğunuzda şuurunuz kontrolü kaybeder, şeytan o an sizi kontrol eder, kulağınıza buyruk verir.
  • Erdah Bin Nedima en kuvvetli müslüman cin kabilesinin komutanıdır.
  • Kabre su dökmek can veren kişinin,bedeni çürürken acı çekmesini engellemek için yıllardır uygulanır.
  • Banyoda cin çağırırsanız gelme ihtimali çok yüksektir.
  • Cinler Dünya’daki insanlardan 5 kat daha fazladırlar.
  • Cinlerle irtibat kurmada ve bu alanda ilerlemede kadınlar daha maharetlidir.
  • Cinler tuvalet önünde oturup sohbet ederler.Tuvalet önünde fazla durmak iyi değildir,onları rahatsız eder.
  • Cinler büyü hariç yapışmazlar.
  • Ancak korkutur ve dalga geçerler.
  • Musallat 2 filminde ,hanede çekilen sahnede,o an kameradaki tüm kayıtlar esrarlı şekilde yanmıştır.
  • Karabasan gördüğünüzü sanırsınız ancak cinler sizi kuzrak denilen bir rüya alemine götürür.
  • Durdum yere aklınıza cinler geliyorsa,solunuza bakın ve besmele çekin.
  • Ramazanda yalnızca şeytanlar zincirlenir.Cinler zincirlenemez.
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 21 Kasım 2017 / 16:44

Ücretsiz Bakım Yapan Medyumlar Ücretsiz Bakım Yapan Medyumlar 

ücretsiz bakım yapan medyumlar  Özellikle son zamanlarda kötü niyetli kişiler tarafından uygulanan büyüler çok daha sık ortaya çıkmaya başladı. Eğer sizin de son zamanlarda hal ve hareketlerine ciddi anlamda değişiklikler meydana geliyorsa bu konuda araştırmalar yapmanızı tavsiye ediyoruz. Genellikle insanların hayatındaki her şekilde müdahale etmek için yapılmakta olan büyüler ne kadar dinimiz tarafından yasak davranışlar arasında yer alıyor olsa da yine de birçok kişi tarafından olduğunu söyleyebiliriz. Eğer bu konuda profesyonel bir şekilde yardım istiyorsanız bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalar sayesinde Medyum Umut  bugüne kadar en çok araştırma yapmış ve tecrübe sahibi olan kişiler arasında yer alıyor. Eğer siz de bahsetmiş olduğumuz bu olumsuz durumlardan kısa süre içerisinde kurtulmak istiyorsanız Ücretsiz Bakım Yapan Medyumların hizmetlerinden faydalanmaya başlayabilirsiniz.

Ücretsiz Bakım Yapan Medyumlara Son?

Kısa süre içerisinde etkili sonuçlar almak için tedavi ara vermeden devam etmenizi de ayrıca tavsiye ediyoruz. Ücretsiz Bakım Yapan Medyum hizmetleri sanayisinde etkisi altında olduğunuz büyü türü her ne kadar güçlü olursa olsun tedavi olma fırsatını elde edeceksiniz. Tedavi süreci boyunca dikkat etmemiz gereken önemli unsurlardan bir tanesi de Allah’a karşı olan inancımızı mümkün olduğu kadar yüksek seviyede tutmak olacaktır. Eğer dini ibadetlerinizi daha fazla yerine getirir ve büyüden kurtulmak için dua ederseniz çok daha etkili sonuçlar alma şansına sahip olacaksınız. Siz dede tedavi olmak istiyorsanız hemen İnternet üzerinden gerekli olan araştırmaları yapın ve uygulanmakta olan tedavi yöntemlerinden yararlanın.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 21:19

Yumurta büyüsü hem ayırma hem aşık etme büyüsüdür, dikkat!

Yumurta büyüsü Yumurta büyüsü

Yumurta büyüsü en etkili büyüklerden bir olup uygulamadaki kimi küçük detaylara göre hem aşık etme hem de ayırma büyüsü olarak uygulanabilen bir büyüdür. 

Yumurta büyüsü çok tesirli bir büyü olmasına rağmen bazen tam tersi sonuçlara yol açabilmektedir. Mesela aşık etmek üzere uygulandığında kişileri tamamen ayırabilmekte veya soğutma amacıyla yapıldığı halde etkili bir bağlama büyüsü işlevi görebilmektedir.  Bu tarzda yanlışlıkla tam zıt amacını gerçekleştiren büyülere “çift kutuplu büyü” denilmektedir.

Büyüsün böylesine amaç sapmasına uğramasının nedeni çok küçük detaylarda yapılan basit hatalardır. Bu bakımdan büyüyü yalnız ehil olan kişilerin uygulaması ve yetersiz bilgiye sahip kişilerin kesinlikle denemelere girişmemesi son derece önemlidir. 

Bu yazımızda yumurta büyüsünün nasıl yapıldığı ve nasıl bozulduğu üzerine ayrıntılı bilgiler vereceğiz. Yazımızın sonunda ise önemli bir ikazda bulunarak çok kıymetli bir eser tavsiye edeceğiz. 

Keyifli okumalar dileyerek maddelerimize geçiyoruz. İşte yumurta büyüsü hakkında her şey:

Yumurta büyüsünde en önemli detay

Bu büyünün aşık etme büyüsü mü yoksa ayrıma büyüsü mü olduğunu belirleyen asıl etmen büyünün kaç adet yumurta ile yapıldığıdır.

Aşık etme büyüsü iki adet yumurta ile icra edilir eğer ayırma büyüsü icra edilecekse tek yumurta ile büyü yapılır.

Yumurta büyüsünün son aşamasında ise büyünün yapılış amacına göre büyü malzemeleri ya suya bırakılır ya da toprağa gömülür.

Yumurta büyüsünde yumurtanın sarısı ile akı ne anlama gelmektedir?

Yumurta sarısı kadını , yumurta akı ise erkeği temsil etmektedir.Bu sembolleştirme gelişigüzel yapılmamıştır.Çünkü yumurtanın sarısı ile akının kadın-erkek mevzusunda şu belirleyici özellikleri bulunmaktadır:

Yumurtanın sarısı yeni civcivlerin ortaya çıkmasını sağlayan kısımdır. Yani yumurtanın“doğurganlık merkezi”dir. Bu bakımdan “annelik” ile doğrudan bağlantılıdır.

Yumurtanın akı ise yumurtanın sarısını çepeçevre sarar ve onu dış etkenlerden “korur”. Erkeğin kadını ve çocukları dış tehlikelere karşı koruması ile yumurta akının yumurta sarısını çevrelemesi arasında ilişki vardır.

Yumurta sarısı renk olarak altını yani “değerli mücevherleri” çağrıştırır. Yumurta akı ise“saydam ve sade”dir. Bu da kadın ve erkeğin günlük yaşamdaki imajlarına uygun belirlemelerdir.

Simgeleştirmeyi bu şekilde izah ettikten sonra yumurta büyüsünün uygulama aşamalarına geçebiliriz. Yumurta büyüsü tarihin ilk çağlarından beri şu üç aşamayı takip ederek yapılmaktadır:

Yumurta büyüsünde “has eşya bulma” aşaması

Yumurta büyüsünde ilk aşama aşık ettirilecek veya ayrılmaları temin edilecek kişilere ait “saç veya tırnak” parçası bulma aşamasıdır. Büyü uygulamalarında saç veya tırnak gibi kişinin bedeninden alınan parçalara  “has eşya” adı verilmektedir.

Yumurta büyüsünde ikinci aşama: “harmanlama aşaması”

Bu aşamada eğer aşık etme büyüsü yapılacaksa iki ayrı yumurtadan birisindeki yumurta sarısı ile diğer yumurtanın akı alınır ve yeni bir kapta bir araya getirilir. Aslında bu sembolik uygulama “iki ayrı kişinin bir beden” haline getirilmesidir. Yani temin edilecek olan aşk ile “iki gönül bir olacak”tır.

Ayrılık büyüsü yapılacaksa tek yumurta alınarak yumurtanın sarısı ayrı bir kaba yumurtanın akı ayrı bir kaba konur. Bu uygulamanın sembolik anlamı ise “bir ve birlikte olan kadın ile erkeğin ayrılması”dır.

Harmanlama aşamasında hem aşık etme versiyonunda hem de ayırma versiyonunda hazırlanan yeni karışımlara kişilere ait saç veya tırnak parçaları atılır. Buna“harmanlama” denir.

Bu malzemeler yumurtaya karıştırılırken kimi tılsımlı ifadeler söylenir. Bu sözler aşık etme ve ayrılma versiyonlarında birbirinden farklıdır. Okunan bu ifadelerin Tevrat’ın kimi bölümlerinin tersten okunması biçiminde olduğunu söyleyen çok sayıda “büyü üstadı”vardır.

Yumurta büyüsünde son aşama: karışımların suya katılması veya toprağa gömülesi

Bu aşamada eğer büyü aşık etme büyüsü niyetiyle yapılmışsa hazırlanan karışım bir akarsuya veya denize atılır.

Şayet büyü, ayrıma büyüsü biçiminde yapılmışsa daha önceden ayrılmış yumurtanın sarısı ile akı farklı iki yere gömülmektedir.

Bu aşama tamamlanır tamamlanmaz büyü tesirini göstermektedir. Eski el yazması kitaplarda yumurta büyüsünün “yeni aydan dolunaya kadar” (yaklaşık 14-15 gün) en yüksek tesirini gösterdiği ifade edilmiştir.