logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 04-22-2018
Saat: 06:01

Medyum Umut Papaz Büyüsü Büyü Bozma Kara Büyü

MedyumUmut Medyum Umut büyü sihir vefk aşk bağlama evlilik şans kader kısmet
Site Map Contacts anasayfa

Medyum Umut
Medyumumut Gerçek Sitesi Medyum umutun sitesi Bursalı Medyum Umut medyumlar medyum Medyum Siteleri Medyum Sitesi Medyum online Sihir-Büyü iptali Cin CinlerTedavisi Kismet Açma Baglama Başarı Aile Geçimsizlikleri Nasip Kismet Rizik Bereketdualari

POPÜler YAZILAR

SON YORUMLAR

Home » Kısmet Açma » kısmet
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 22 Kasım 2017 / 15:29

Havvas ın alanı Havvas ın alanı

Havvas ın alanı Havas ilmi genel kanıdaki düşüncelere rağmen sadece harflerin ve sayıların, esmaların veya ayetlerin sırlarından, hikmetlerinden faydalanılarak çeşitli etkiler elde etmek için esmanın veya ayetin kendisi ya da vefki ve bunlara bağlı harf ve sayılar ile tılsımlar kullanılarak ve bu sistem üzerine kurulmuş basit bir ilim veya ilmin metodu değildir.

Bu ilimlerin kendisine has özellikleri ve konuları vardır, bu ilmin kendisi ve lisanı evrenseldir. Bu ilimler ruh ve madde ile canlı ve cansız ile harfler ve rakamlar ile yıldız ve burçlar ile nebulalar ve galaksiler ile ses ve renk dalgaları ile kısaca kainatta daha genişi evrende her şeyle bağlantılıdır.

Havvas ın alanı

Bu ilim asırlardır gelmiş geçmiş alimlerin ve ulemanın bir sır gibi gizlediği ve açıkça öğretmediği ve öğretmekten de çekindiği vebal altında kalmaktan korktuğu ilimlerdendir. Bu ilimler de başarılı olmanın ve zarar görmeden ilerlemenin bazı şart ve usulleri vardır.

Havas ilmini bilmek ve öğrenmek için önceden bilinmesi gereken kurallar ve önemli noktaları sırası gelince özet olarak anlatmağa çalışacağız, ama bundan önce bilinmesi gereken bu ilim yıldızlar ilminden bilinen veya bilinmeyen sırlarla alemi semalardan gelmiştir. Bu ilim insanlardan önce yani arz oluşmazdan evvel ruhani alemlerde mele küt ve cinler aleminde bilinen ve kullanılan birçok gizlilikleri, esrarı ve acayipliği içinde gizlemiştir.

Yaşamış olduğumuz bu maddi alemin yasaları ve fiziksel oluşumları manevi alemlerin etki ve yasalarıyla meydana gelmektedir. Bu ilmin kullanılışı melekler ve cinlerden sonra çok eski kavimler ve uygarlıklar tarafından kullanılmıştır bu manevi yasaları öğrenip etkilerine göre gerektiği şekilde uygulamışlardır. İnsanlar bu bilgileri çok çeşitli yollardan elde etmişlerdir.

Havvas ın alanı

Hatta kimilerine göre mana aleminden gelen varlık veya varlıklar bazı insanlara bu ilmi ve kullanma metodunu öğretmişlerdir. Bu anlattığıma örnek; Bakara süresi 102. ayetinde olan Harut ve Marut isimli iki meleği örnek olarak verebiliriz. Gerek ruhani varlıklar veya cinlerin bildiği kelamlar, bizzat insanlar için indirilmiş kutsal kelamları veya esmaları gizlemek ya da rumuzlamak amacıyla çeşitli şekiller,

çizgiler veya tılsımlardan oluşan birtakım sayılarla sembolleşen vefkler ve tılsımlar oluşturulmuştur. Bazen de sırf sayılar kullanılarak bu ilim de çok çeşitliliklerle beraber çelişkiler de görülmektedir. Zıtlık veya yanlışlıklar ise bu ilimler kaynağından öğrenilmeyip kolaycılık (Kopyacılık) yolu seçilmiştir. Günümüzdeki kitaplar da görülen veya kullanılan tılsımlar yanlış zaman veya yanlış mekanlar da şart ve kaidelerine riayet edilmeden yazılıp hazırlandığından yapılan bir işin çoğu zaman neticeye ulaşmadığını görürüz.

Havvas ın alanı

Bir de işi karıştıran esas mesele bu tılsım, sembol veya yazıların ilahi isimler ve semboller olmayıp cinler, periler veya ruhani varlık isimlerinden olduğu ibarettir. Veya çok daha iyisi melek üt aleminden bir melek ismi olduğudur. Dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de şudur: Tılsım yazarken eskilerin kullandıkları diller ve yazılar çok eski kavimlerin dillerine göre yazıldığı için günümüze gelene kadar bir çoğu unutulmuş bir çokları da tahribatlara uğratılmıştır.

Bu uygarlıklara ve dillere örnek olarak Mu uygarlığı Atlantis kavimleri ve eski kipti ırkı ile eski İbranice,eski Süryanice ve eski Arapça’nın bazı lehçeleri ve eski Mısır yazıları, lehçeleri ve alfabeleri ki; bugün bunların bir çoğu unutulmuştur. Ve daha sonra esma ve ayetlerin manevi etkisini kullanma halidir ki; bu da bazı şartlara bağlıdır…

Havvas ın alanı

Bunlar da özet olarak esma ve ayetlerin anlam ve etkilerinin kudretini bilmektir. Bu halde kendi içinde gruplamaktır. Bunları da şöyle özetleyelim; esma veya ayetin bilinen anlamının yanında bir de batını (gizli) anlamları vardır. Bunlar etki olarak farklı sonuçlar verirler ve sen bilmelisin ki;

Kur’an –ı Kerim’in anlamının anahtarını yüce Allah (c.c.) peygamberleri ve onun evliya kullarına ve rahmani olan meleklere lütfetmiştir. Bu Konu hakkında araştırma yaparken bazı gerçekleri de göz ardı etmemek lazım bunlardan en önemlisi olan Al-i İmran Suresi 7 . ayet Sana Kitab’ı indiren O’dur. Onun (Kuran’ın) bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.

Havvas ın alanı

Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 22 Kasım 2017 / 14:03

Ayet el Kürsi 

Ayetel Kürsi Nedir Ayetel Kürsi Faydaları

Ayetel Kürsi

Ayetel Kürsi  Bilindiği gibi îmânın temeli, Tevhiddir. İnsanlar îmân ettikten sonra Tevhide karşı sıcak ilgilerini korumak zorundadır. Ancak hâdiseler karşısında özellikle günlük yaşamın akışı, çoğu kere nefsin tevhide saygısını sarsar ve de zaman içinde iman yavaş yavaş solar.

Bu sarsıntının temelindeki yanılgıların tümünü Âyet-el Kürsî yok etmektedir. Şimdi îmânımızı tehdit eden noktalara bir göz atalım. İmân edip tevhidi tasdik ettikten sonra yani Allah’tan başka güç olmadığını tasdik ettikten sonra günlük hayatımızda hâlâ bazı etkileri güç sanırız.

Bunun en çok rastlanan örneği paradır. Paranın bir benzeri siyasî güçlerdir. İnsanlar tâ Hz. İbrahim devrinden beri siyasî güçlere teslim olmuş bunları kaderlerini etkileyen kuvvetler olarak görmüşlerdir. Tüm peygamberler bu yanlış kanaati silmek için mücadele vermişlerdir.

Ancak İslâm tevhidi imana gerçek netliği getirmiştir. İşte Âyet-el Kürsî özellikle üçüncü bölümde maddeler halinde açıkladığımız cümlelerle zahirdeki etkiler karşısında yanılgıya kapılmamamızı emrediyor. Ayet-el Kürsî okuyan bir insan onun kalbe verdiği mesajları aracılığı ile tevhide sarılır ve hiç şaşmaz. Böylece Ayet-el Kürsî’nin koruyucu hikmetindeki en önemli sır tahakkuk eder.

Ayet el Kürsi 

Ancak Âyet-el Kürsî’nin koruyucu hikmetindeki mânâyı çok iyi anlamamız gerekiyor. Çünkü buradaki hikmetler tüm Kur’an için geçerlidir. Yani Âyet-el Kürsî olsun, Kur’an olsun hem kelimelerdeki bilimsel mana hikmeti ile hem de kalpteki mânâ operasyonuyla hidâyet verir.

Hatıra gelebilir ki, on satırlık bir âyet nasıl olurda yanlışları yok eder, belâ ve şerleri durdurur? Bu konuda son yıllarda çok önemli bir bilimsel tespit yapıldı. Çağımızın en büyük matematikçisi sayılan Prof. Martin Gardner kaleme aldığı “Duanın fiziği” isimli kitapta konuyu bilimsel analize tâbi tutuyor. Bilindiği gibi nükleer fiziğin temel yasalarından biri, belirsizlik teorisidir.

Ayet el Kürsi 

Buna göre: Atom çekirdeğinde belli bir zaman diliminde ortaya çıkacak fizik olayları önceden kestiremeyiz. O halde maddenin temel ünitesindeki olaylar nasıl bir âhenkle yürüyebiliyor? Bilimsel sonuç önceden bilinmeyen bir irade kudretinin maddenin özünde tüm olayları an be an yönetmesi gerçeğidir. İşte Prof. Gardner bu noktada gönüllerdeki isteklerin bir anlamda duaların ilâhî kudret indinde itibar görmesi halinde, kadere yansıyacağını vurgulamaktadır. Bu bilimsel tespitin bizim açımızdan önemi

Âyet-el Kürsî’nin okunduğu zaman kalpteki dirilik halinde akıl almaz âhenkleri yansıtacağı gerçeğidir. Âyet-el Kürsî’nin îmân zaaflarından koruyan gücünün ne kadar önemli olduğunu unutmayınız. Îmânınızda bir solgunluk hissettiğiniz zaman hemen ilâhî bir nimet olan Âyet-el Kürsî’ye sarılın ve defalarca okuyun.

Ayet el Kürsi 

Ancak hiç hatırdan çıkarmamamız gereken önemli konu. Âyet-el Kürsî’nin bilimsel tanımları içinde tevhid konusunda hataya sapmamamızın gereğidir. Yani Allah’tan gayri etkilere kulluk etmemeliyiz. Âyet-el Kürsî’nin koruma sırrı tevhid sırrında gizlidir.

Âyet-el Kürsî’nin bu hikmeti iç içedir, âyet okundukça iman güçlenir. İman güçlendikçe Âyet-el Kürsî’nin hıfzı, eman hikmeti bizi himayesine alır. Namazlardan sonra ve tesbihten önce âyet-el Kürsî okumamızın bir büyük hikmeti ise bir tarz iman tazelemedir. Asr-ı Saadet’teki yüce İslâm yıldızlarının çağımız müminlerinden en önemli farkı tevhid deki ihlâstır. Tek tek bu yücelerimizi hatırlarsak onların cesareti, merhameti ve sehâlarındaki güçlülük hep Âyet-el Kürsî’nin tanımladığı tevhide ihlâsdan gelmektedir

Kategori: Cinler

Cin Türleri

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 21 Kasım 2017 / 17:16

Cin Türleri Cin Türleri

Cin Türleri  MÜSFERÇogul isimi müsferiş olan bu cin türü genel olarak tarlalar gibi kırsal ve incir ağaçlarında yaşarlar. Boyları 140 santimetre olan müsferler genelde iyi karakterlidir. Çok hızlı şekil değiştirebilir ve uzun müddet o büründüğü şekilde kalabilirler. İnsanların en fazla seslerini duyabildiği bu cinler hayvan ve insan sesini kullanarak bu boyutta seslerini duyurabilirler.
 
Öyleki bir gece kapınızın önünde yada etrafınızda konuşan insanlar duyabilir yada hayvan seslerini sezebilirsiniz. Baktığınızda göremediğiniz o noktada hali hazırda seslerini duymanız olası. İnsanlardan rahatsızlık duymazlar ve alelade üstü bir vaziyet yoksa zararda vermezler. İncir ağaçlarına yaklaştığınızda destur çekmeniz daha hayırlı olur. Müsferler hünanist cin türlerindendir.
LİETLİ
Lietli cinleri ismini dişi cinden almışlardır. Bu dişi lietli cin son derece akıllı ve olağan üstü kuruntu verir. Lietli türleri genelde vadilerde ve yüksek yerlerde yaşar. İnsanlara olan musallatları güzel bir insan gibi görünüp kandırmaktan ibarettir. Aşırı derecede uyuşukluk ve kendini bilmezlik bir hantallık yaratır. Kişi o geldiğinde dış dünyadan kopar gibi davranır. Çok kuul bir görünüşe sahip olan lietliler kendi alemlerinde de vesvese verebilir ve kimi cinleri kandırabilirler. Onlar iblisten olmasalarda onun kadar becerilidir bu konuda.
MUSABBAR
 Bu cin türü genelde mağaralarda yaşarlar. Sarp ve kayalık bölgeleri seçenek ederler. Boyları vasati 90 santimdir. Şeytanilerden olmasa da insanları sevmeyen bir cin türü olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden de insanların çok nadir gittiği uzak dağlarla kaplı alanlarda yaşarlar. Toprakta ki mineraller ve yosunlarla beslenirler. Kapıp kaçmak üzerine uzmandırlar. Hızlı ve toplu şekilde hareket ederler. Bir başka türle dalaşa girecekse katiyen bunu yanlız yapmazlar. Teke tek kavramı yoktur onlarda. Topluca saldırırlar. Aile bağları çok güçlüdür ve katiyen dağılmazlar. Musabarlar böyle bir türdür.
BEHNİLEM
 Behnilen cinler aleminde bir kral olmasada üst düzey bir cindir. O alemdeki cinler içinde toprakta yaşayan tek cindir. 4 ana element içinde en katı olan elementi kullanan bir cindir. Bir çok gömünün yerini bilir. Fakat katiyen sahiplenmez. İnsanlara yapışmaz. Aksine arkadaş bir cindir. İnsanların içinde gezer fakat asla muhatap olmaz. İnsanları sevebilen bir cindir. Asli görevleri içinde buhari ismindeki şifacı cine yardımcı olmakta vardır. Tabiattaki nebatları tespit eder ve alakalı yere iletir. Bu cin mümin bir cindir ve herkesin arkadaş olmak isteyeceği bir cindir.
 KASVERATİN
 Kasveratin arap yarım adasının 4 büyük cin krallarından biridir. Kendine has bir silahlı gücü ve sağ kolu diyebileceğimiz 3 yardımcısı vardır. Çağrılara icabet eden bir kral olmasına karşın ilk giden 1. Yardımcısı olur. Teykelin yanında olabilecek bir dostluğa sahiptir. Kendine has bir tacı vardır ve tahtı belkıs tahtına benzer. Gündüzleri kendi ve silahlı gücü asla görünmez. Geceleri ise silahlı gücü bir kale gibi düzen sağlar. Kasveratin iyi bir kral ve görünüş olarak sakin bir duruşa sahiptir. Ve 4 büyük kral içinde 3. sırada bulunur. 

Cin ve İblislerin Çeşitleri

Cin, gözle görülmeyen, bir şeyi örtmek mananına gelir.Cinlerin atalarına“cânn” isimi verilir.
Cin isimi verilen lâtif yaratıklar, insanlarla beraber yeryüzünde hayatlarını sürdürürler. Gruplar halinde yaşarlar, kabileleri vardır. Yaratılışları insanların yaratılışlarından . İnsanlar topraktan yaratıldıkları gibi, onlar da ateşten yaratılmışlardır.
Gûl, ifrit gibi çeşitli türlerden oluştuğu kabul edilen cinler, daha önceki Araplarda bazen “hîn” kelimesiyle dile getirilmiştir. Farsçada cin kelimesi karşılığında “peri” ve “dîv” kelimeleri kullanılır.
Cinlerin insanlarla beraber olanlarına “Mir” denir. “Hubs” cinlerin erkekleri, “habais” ise dişileridir.
Cahiliye Arapları cinlere yükledikleri fark işlevlere göre onları değişik isimlerle isimlendirmiştir. Mesela insanlarla beraber oturduğuna inanılan kesimine âmir, çocuklara yapışanlarına “ervâh”, bunların çirkeflik yapanlarına “iblis”, iblislik ile ilgili daha ileri gidenlerine “mârid”, şayet bu daha ileri gitme güç ve kuvvet kullanımı doğrultununda ise “ifrît”, bütün bu şeytanca kirlerden arınmış bir cin olursa “melek” ismini almaktadır.

Afarid

İblisin diğer cinlerden olan soyudur. “Afarid”, çoğul halidir. Türkçesi “ifritler” olarak bilinir, fiziki olarak ve doğa ötesi olarak güçlüdürler. Çağrı edilmeleri genelde ölümle bitmese de siz onu köle edeceğim derken o sizi köle edinebilir.

Amir

Amir, tenha ve natürel yerlerde başka bir deyişle dağ, ormanlık ve göllerde değil de tamamiyle insanların yaşadığı yerlerde bulunan cinlere denir.[3] Bu cinler, çoğunlukla süflî cinlerdir. Başka bir deyişle İslam akaidi dışında yaşayan varlıklardır ve aşırı dini taassup yüzünden de bilhassa Müslüman insanlara yapışmaktadırlar.

Ammar

Bu tür cinler genelde hanelerde yaşarlar. Bu tür cinnler, bir hane de hemen hemen hanede yaşayan ailenin hanede ki içki ile birlikte yenen yemekler de ve Allâh’ın isiminin anılmadığı yemeklerde ailenin yemeklerine katılır, seyrek evin niteliğine bağlı olarak hareket ederler.
Genelde insanlara yakın yaşarlar ne etliye ne sütlüye karışırlar lakin yeniden tabiatları gereği insanı pek sevmezler, onları rahatsız etmedikçe veya zarar vermedikçe pek varlıklarını belli etmezler. Çağrılara icabet etseler de çok yalan söylediklerinden çağrı edenin başına ilerde illaki bir iş gelir.
Bunların çoğu İnsanların meşruiyetine girmeyerek kendi hallerinde Allâh’ın isiminin anılmadığı yemek ve işlemlerde insanlara katılırlar, bazıları çocuklarla oynarlar, bazıları da ev halkından rahatsız olmaları nedeniyle geceleri gürültüler, takırtılar, hışırtılar yaparak ev halkını rahatsız edip kendilerine konak etmeye çalışırlar. Bunlara kimi insanlar gürültücü ruhlar diyerek vaktinde ve son zamanlarda poltergeist isimi altında can vermişlerin ruhlarının orada hala yaşadığını düşünmüşlerdir.

Betr

İnsanları bağırmaya çağırmaya ve asabileştirmeye uğraşan bu şeytanın amacı de çok büyüktür. Asabileşen insan bir nebze şirazeden çıkmıştır, gözü hiç bir şey görmez ağzından çıkana kontrol sahibi olamaz. Konuşulan şeyler kalp kırma ile sonuçlanacak ki insanların arası kötü olsun bundan şeytan zevk duysun isteğine kavuşsun.

Dasim

Dasim; yemek şeytanı insanın yediğinde, içtiğinde bulunur. Besmelesiz yenenlerden çalar ve yenenlere istifra ederek kirletir.bu şeytanın emeli yararlandığımız yiyeceklerden çalarak ziyana uğratmak ziyanda olan insanı psikolojik açıdan yıkmak. Maddiyatı olmayanın maneviyatı olmaz düşüncesine düşürüp itaat ve taattan alıkoyarak Rabbime ters düşürücü hallere sokmak.

Demon

Aslen İngilizce şeytanlar mananına gelse de bu ırka ait belirli bir isim yoktur. Bunun en büyük sebebi demonlar insanlara kendilerini yaradan olarak göstermeleridir, spritualist satanizm vb. dinler de hala daha bu inanış hakimdir. Demon, çağrılara kolay gelir ve kibardır fakat isteklerine karşı çıkarsanız size cephe alabilir. En büyük kozu ikna gücüdür, isterse size görüntüler ve seslerle kandırabilir. Katiyen hadim olmazlar.

El Ebyaz

Peygamberlere ve velilere yapışanlardır. Peygamberlere hiç bir şey yapamazlar Allah indinde savunmuşlardır. Resulullah efendimizin kıbali dahi yasaklanmıştır, onun suretinde gözükemezler. Ancak alimlerin meclisinde bulunarak ara bozuculuk yapmaya ve akıllarını karıştırmaya çok çalışmışlardır. muzaffer olup alim meclislerini dağıtmışlardır. Her konuda başarmaya güçleri yeter.

Ervah

Ana rahminden itibaren cenine ve doğduğundan itibaren küçüklük sürecini geçirenlere yapışan, onları tinsel ve bedensel istikametten menfi istikamette etkilemeye çalışan cinlerdendir.
Sebepsiz yere çocuğu olmayan (doktorlar tarafından çocuklarının olmaması için hiçbir tıbbi sebebin bulunamadığı izah eden) hanımlara yapışan cinler, bu türdendir. Ana rahmine girip cenini boğarlar veyahut daha ileriki senelerde çocuğun düşmesine yol açarlar. Şayet fizyolojik bir sebep yoksa, bu olaydan kurtulmak Allah’ın desturu ile çok kolaydır.

Gûl

Ortadoğuda ortak bir motiftir. Vahşi, merhametsiz ruhları ve onların kötülüklerini anlatır.[6] Genelde bir bölge içinde göçebe yaşarlar, geçtikleri her bölgede garip işler zuhur eder (filan bölgeye taş yağdı, şu bölgede uluma sesleri var vs.) Genelde korkunç görünürler fakat bir bölgede ikamet ederlerse o bölgeye garip bir bereket gelir fakat gittiklerinde sanki her şeyi kuruturlar. Çoğunlukla “gulyabani” diyerek efsanelerde anlatılan cadılar şeklinde görünen cinlerdendir. Korkunç görüntülere girerek insanları korkutur ve istediklerini almaya çalışırlar, bazen devasa görünürler.

Hanzep/Hanzap

Hanzep; namazda ve bütün yapılan kulluk görevlerde kuruntuyu veren, yapılmasına bir türlü mani olmaya çalışan şeytandır. Görevi çok büyüktür aldığı işlerde genelde başarır.yapılacak bütün hayır işlerde insanın içine kuruntu vererek engeller insanın günaha girmesinden çok zevk duyar. Dikkat etmemiz gereklidir içimizden gelen her kötü his ve vesveseler bundandır, tek emeli insanı kulluk görevinden uzaklaştırıp Allahın yanında kulu kirli ve kötü göstermektir. Yapılan kulluk görevlerde oldu mu olmadı mı diye vesveseyi bile verip insanı şüpheye düşürür.

İfrit

Cinlerin en güçlülerinden olan soyut varlıklardır.
İfrit; insanın bedenine girenlerdir ve savaş başlatıp istila edenlerdendir, genelde girdiği bedenin sahibini çıldırdır ve cürüm hale düşürür. En büyük ameli cinselliktir ele geçirdiği beden ile ilişkiye girer veledi zina türemesini sağlar. Besmelesiz yatan insanın eşi ile paylaşımda bulunur ve yuvasını bozar elde eder.
İfritler, tehlike sınıfında en üst düzeyde olan cinlerdir. Zarar verme istikametinden ölümcül sonuçlar doğurur. Kişiye hastalık verebilir, gerekirse öldürebilirler. Ancak bu vaziyet onlar için yasaklanmıştır.(Bu yasağa uymayan kabilelerde mevcuttur)
İfritlerin, alim kişilere olan haseti bilindiğinden, eski dönem alimlerin ifritlerden savunmak için çeşitli dua ve simgeleri üzerlerinde taşıdığı bilinir. İfritler, ormanın çok sık iç kesimlerinde ve derinliklerinde yaşarlar. Yaşadıkları bölgede vahşi hayvanların ve kuşların barınamadığı söylenir. Hiçbir zaman kendi bölgelerinden insanların yaşadıkları kalabalık yerlere gelmezler. İnsanların kılığına girmezler ve yakın tarihte bir musallat olayları da olmamıştır.

Lietli

Lietli cinleri ismini dişi cinden almışlardır. Bu dişi lietli cin son derece akıllı ve alelade üstü vesvese verir. Lietli türleri genelde vadilerde ve yüksek yerlerde yaşar. İnsanlara olan musallatları güzel bir insan gibi görünüp kandırmaktan ibarettir. Aşırı derecede uyuşukluk ve kendini bilmezlik bir hantallık yaratır. Kişi o geldiğinde dış dünyadan kopar gibi davranır. Onlar şeytandan olmasalar da onun kadar kabiliyetlidir bu konuda.

Marid

Maridler cinlerin genelde asil bölümlerindendir, en tehlikeli cin bölümlerindendir, ne iblisle ne Allah’la işleri vardır, ateistik bir halde yaşarlar. İnsanlarla iletişime geçmeyi sevmedikleri gibi çağrı edilirlerse ölümle sonuçlanma ihtimali çok fazladır.
Tehlike sınıfında üst düzeyde olan bu cinler, katiyen ritüellere gelmezler. Ancak çok ilmi konuda üst düzeyde olan, ilim ve irfan sahibi kişilere görünür, konuşurlar. Ormanda genelde bataklık kenarlarında yaşarlar.. Vahşi hayvanların ve insanların kılığına girebilirler. katiyen kendi bölgelerinden insanların yaşadıkları kalabalık yerlere gelmezler. Zarar verme yetkileri yasaklanmıştır.
Marid, kontrol edicidir bütün iblisleri yönlendirir çok haşmetli ve tehlikelidir. hücuma geçtiği insanlarda nefsi ele geçirmeye çalışır. Çoğu kez hep galip gelerek insanları Allah’ın huzurunda büyük günahlara sevk ve müptela eder. Bütün iblisler Allah’ın huzurundan kovalandıkları için insanoğlunun düşmanıdır.

Metun/Mesit

İnsanların duydukları ile uğraşır. Hak yolunda duyulan yararlı işleri ters istikamete veya unutturmaya çalışır.unutulan veya yanlış anlaşılan bilgiler insanı uçuruma sokunca çok hoşnut olur. Yapılan işlerde duyum çok ehemmiyetlidir yanlışa düşen insan Allahın huzurunda kötü hallere bürünür. İbliste emeline erişir. Ziyanda olan insandır.

Musabbar

Bu cin türü genelde mağaralarda yaşarlar. Sarp ve kayalık bölgeleri seçenek ederler. Boyları vasati 90 santimdir. Şeytaniler’den olmasa da insanları sevmeyen bir cin türü olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden de insanların çok nadir gittiği uzak dağlarla kaplı alanlarda yaşarlar. Toprakta ki mineraller ve yosunlarla beslenirler. Kapıp kaçmak üzerine uzmandırlar. Hızlı ve toplu şekilde hareket ederler. Bir başka türle dalaşa girecekse katiyen bunu yanlız yapmazlar. Teke tek kavramı yoktur onlarda. Topluca saldırırlar. Aile bağları çok güçlüdür ve katiyen dağılmazlar.

Müsfer

Çogul isimi müsferiş olan bu cin türü genel olarak tarlalar gibi kırsal ve incir ağaçlarında yaşarlar. Boyları 140 santimetre olan müsferler genelde iyi karakterlidir. Çok hızlı şekil değiştirebilir ve uzun müddet o büründüğü şekilde kalabilirler. İnsanların en fazla seslerini duyabildiği bu cinler hayvan ve insan sesini kullanarak bu boyutta seslerini duyurabilirler. Öyleki bir gece kapınızın önünde yada etrafınızda konuşan insanlar duyabilir yada hayvan seslerini sezebilirsiniz. Baktığınızda göremediğiniz o noktada hali hazırda seslerini duymanız olası. İnsanlardan rahatsızlık duymazlar ve olağan üstü bir durum yoksa zararda vermezler. İncir ağaçlarına yaklaştığınızda destur çekmeniz daha hayırlı olur. Müsferler hünanist cin türlerindendir.

Şeytan

Şeytan aslen tek bir cindir, bazıları onu kabile sansa da o asla bir kabile değildir, bir evvelki konuyu anımsarsanız, Haris ismiyle başlayan yolculuğu hangi isimle bitmişti. Şu nokta’da ehemmiyetlidir ki cinler nasıl bizlere isterse görünür istemezse görünmez, şeytanda aynı şekilde hem insan hemde cinlere isterse görünür isterse görünmez.

Velhan

Velhan; suyu , ateşi , yağı, bezi, ipliği vs gibi çok kullanılan günlük yaşantımızın parçası olmuş madde ve nesneleri çok kullandırır. Müsriflikle hem insanın maddiyatını hem de içsel istikametten ziyanını sağlayarak zarar verdirir.tasarruf bilmeyen insana bol malzeme kullandıracak ki her istikametten zarar gördürebilsin dikkatli olmamız gereklidir. Allah bize bolca yiyip içmemizi fakat asla müsriflik etmememizi öğütler.

Vesnan

Vesnan; uyku şeytanıdır. İnsanlar uykuya dalınca hemen esareti altına alarak bütün kötülüklere vakıf kılar. Düşünü karıştırır kötü hallerle intiza ettirerek kulun aklını karıştırmaya çabalarlar. Çoğu insan görmüş olduğu kötü düşler neticeninde çok defa hataya düşmüşlerdir. Okuyup kendimizi savunma altına almadan uyku haline geçersek şeytanın oyuncağı oluruz.

Zellenbur

 
Zellenbur; esnafa ve ticaretle uğraşanlarla hep haşır neşir olur, bozuk mal ve kötü ticaret yaptırmaya çalışır. Nedeni ticaretle uğraşana hile yaptıracak ki her şeyle insanı ziyana sokabilsin . Kul hakkı ile rabbimizin huzurunda kurtuluşa kavuşamayalım düşüncesindedir.
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 21:13

Voodoo büyüsü hakkında çok ilginç bilgiler Voodoo büyüsü

Voodoo büyüsü filmlere ve kitaplara defalarca konu olan popüler bir büyü olmasına rağmen hakkında yeterli bilgi bulunmayan çok etkili bir uygulamadır.

Bu büyü genel olarak “bezden yapılan bir bebeğe çeşitli iğneler batırılmasıyla kişiye zarar vermek” olarak yansıtılmıştır.

Ancak voodoo büyüsü gerçekte çok daha kapsamlı amaçlara hizmet eder.

Bu yazımızda voodoo büyüsü hakkında detaylı bilgiler vereceğiz ve yazımızın sonunda aşk konusunda büyüden çok daha etkili bir yol hakkında okurlarımıza tavsiyede bulunacağız.

İşte voodoo büyüsü hakkında çok ilginç detaylar

Voodoo büyüsü hangi amaçları gerçekleştirmek üzere yapılır?

Voodoo büyüsü uygulama tarzına bağlı olarak şu amaçlara için yapılabilir:

  • Aşık etmek, soğutmak, ikna etmek, inatçı kılmak, iradesiz yapmak gibi her türlü duygu ve düşünce yönlendirmesi için yapılabilir.
  • Kişilerin sağlıklarını bozabilir, onların çeşitli eziyetler çekmesine neden olabilir, hatta ölüme sebebiyet verebilir.
  • Kişiyi ani bir kararla intihara sürükleyebilir.
  • İnsanların kendi elleriyle kendilerine zarar vermesine yol açar. Bunu yapmak için kişilerin ahlaki yapılarını bozar.
  • Etkilediği insanlara korkunç şeyler yaptırır ve onlara yaptıklarını unutturur. (Cinayet, hırsızlık, tecavüz, gasp vb…)

 

Voodoo büyüsü burada sıralananlar dışında daha pek çok farklı maksat için de uygulanabilir.

Voodoo büyüsü büyülenecek kişiyi temsil eden bez bebekle yapılır

Voodoo büyüsünde ilk aşama voodoo bebeği yapılmasıdır.

Voodoo bebeği bezden yapılır ve içine ot, saman, yün gibi maddeler konur.

Yapılan bebek profesyonel bir oyuncak biçiminde yapılmaz. Sadece kabataslak insanı andırması yeterlidir.

Voodoo bebeğinin kişi ile “yekta kılınması”

Hazırlanan bebeğin içine büyülenecek kişinin bedeninden bir parça konur. Bu parça saç kılı, tırnak veya deri parçası olabilir.

Eğer kişiye ait bedensel bir parça bulunamazsa büyülenecek kişinin adının yazıldığı küçük bir vefk kağıdı bebeğin içine yetiştirilir.

 

Malzemenin bebek içine yerleştirilmesi sırasında bebek ile kişinin özdeşleşmesini sağlamak için bebeğe defalarca kişinin adı ile hitap edilir.

Voodoo bebeğinin içine malzemelerin yerleştirilip kişi adının defalarca tekrarlanması aşamasına “yekta kılma” adı verilmektedir.

Voodoo büyüsüde vefk bebeğinin pis ortamda 4 gün bekletilmesi

Voodoo büyüsünde vefk bebeği ile büyülenecek kişi arasında özdeşlik kurulduktan sonra bebek 4 gün boyunca insanların zihninde pis olarak algılanan tuvalet, lağım, ahır, kümes gibi bir yerde bekletilir.

Bu aşamanın amacı “kişiyi kaderine razı etmek” yani başına gelebilecek her şeyi normal karşılamasını ona kabul ettirmektir.

Gerçekten de kendisine voodoo büyüsü yapılan insanlar büyülendiklerini asla kabul etmemekte ve başlarına gelen her şeyi doğal karşılamaktadır.

Voodoo büyüsünün son aşaması: “Hüddam’ın eli”

Hüddam, büyü uygulamalarda büyü yaptıran kişinin emrine giren ve onun dediklerini yapan şer güçlerdir.

Voodoo büyüsünün son aşamasında vefk bebeğine çeşitli müdahaleler yapılarak büyünün hangi amaçla yapıldığı net bir şekilde belli edilir. Bu aşamaya eski büyü kaynaklarında “hüddamın eli” adı verilir.

Büyünün yapılış amacına göre bez bebeğe yapılacak uygulamalar şunlardır:

  • Büyü aşık etmek maksadıyla yapılmışsa bebeğin karın bölgesine küçük bir tuz keseciği konur.
  • Eğer kişinin hastalanması isteniyorsa bebeğin üzerine bir miktar pis su veya idrar dökülür.
  • Kişiye büyük ağrılar yaşatıp sonrasında öldürmek isteniyorsa bebeğe iğneler batırılır.
  • Kişinin kendi eli ile kendisine zarar vermesini sağlamak için bebeğin baş kısmı koparılarak ters çevrilir. Bebeğin yüzü sırt tarafına bakılacak şekilde ayarlandıktan sonra tekrar dikilir.
  • Eğer kişinin iradesi bağlanıp bir konuda ikna edilecekse bebeğin elleri ve ayakları bağlanır.
  • Kişiye kötü bir iş yaptırılıp sonra da bu iş unutturulacaksa yapılacak iş bebeğe telkin edildikten sonra bebek toprağa gömülür.

Voodoo büyüsünde amaca göre bu tarzda yapılacak onlarca farklı uygulama vardır.

Voodoo büyüsü Türkiye’de farklı isimler altında yaygın olarak yapılmaktadır

Osmanlılar voodoo büyüsü ile Akdeniz donanma savaşları sırasında tanışmışlardır. Bu olaylar sırasında İstanbul’a gelen zenci büyücüler voodoo büyüsünü Türk medyumlara öğretmişlerdir.

Sabun büyüsü, adet kanı büyüsü, tuz büyüsü gibi Anadolu’ya özgü kabul edilen pek çok büyü aslında voodoo büyüsünün değişik versiyonlarıdır.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 21:09

Uyku bağlama büyüsü insanların hayatını kabusa çeviriyor Uyku bağlama büyüsü

Uyku bağlama büyüsü İnsanlık tarihinde uygulanan en etkili kara büyülerden biri de uyku bağlama büyüsüdür. Bu büyü sadece kişinin uyku problemleri yaşamasına neden olmaz, ayrıca cinayet ve intihar gibi korkunç sonuçlara da yol açar.

Uyku bağlama büyüsü sadece birkaç gecede istenilen sonucu verir. İnsanlara büyük zararlar veren bu büyü diğer sağlık sorunları ile birleşerek ortaya çıktığı için tespit edilmesi oldukça zordur.

Uyku bağlama büyüsü ile cinayete niyetlenmek aynı şeydir

Uyku bağlama büyüsünde amaç düşman olarak kabul edilen kişiye çeşitli işkenceler çektirmek ve onu kısa sürede ölüme sürüklemektir.

Uyku bağlama büyüsü yaptıran kişi açıkça düşmanına zarar vermez. Ancak büyünün etkisinde kalan kişi kendi eliyle kendisine zarar verir. Tabi bu durum büyü yaptıran kişinin suçlu olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Birisine uyku bağlama büyüsü yapıldığı nasıl anlaşılır?

Uyku bağlama büyüsü yapılan kişilerde belirtiler iki grupta değerlendirilmelidir. Çünkü büyünün yapıldığı ilk hafta ile ikinci hafta belirtileri birbirinden farklıdır.

Uyku bağlama büyüsünün ilk hafta belirtileri

  • Gece boyunca birkaç defa uyanma ve her uyandığında farklı bir işle uğraşma
  • Uykudayken düşecekmiş hissi duyma ve sarsılarak uyanma
  • Daha önceki dönemlerde gördüğü bazı rüyaları yeniden görme

 

Uyku bağlama büyüsünün ikinci hafta belirtileri

  • Uyku düzeninde ciddi bozuklukların görülmesi
  • Gecenin büyük bir kısmını uykusuz geçirme ya da hiç uyuyamama
  • Uyumadan önce giyilen elbiseler ile sabah uyanıldığında giyilen elbiselerin farklı olması (Kişi gece kalkıp elbise değiştirdiğini hatırlamaz)
  • Gece uykudan uyanılır ve sanki gündüzmüş gibi belli işler yapılır ( kadınların yemek yapması, erkeğin bahçe ile ilgilenmesi gibi)
  • Ciddi unutkanlık problemlerinin yaşanması
  • Psikolojik olarak aksi ve huysuz bir kişi haline gelinmesi
  • Dikkatin dağılması ve sık sık kaza yapılması
  • Kişinin inançlara, ahlaki kurallara ve sevdiklerine artık eskisi gibi değer vermemesi ve hayatındaki tüm kıymetli varlıklara tepki göstermesi

 

Uyku bağlama büyüsünün burada sıralananlar dışında kişilerin yaşına ve cinsiyetine göre değişen daha pek çok belirtisi vardır.

Uyku bağlama büyüsü nasıl yapılır?

Uyku bağlama büyüsü yaptırmak için şu malzemelere ihtiyaç duyulmaktadır:

  • Bir miktar tuz (gündüz vaktini temsil eder)
  • Bir miktar toprak (gece vaktini temsil eder)
  • Bir kap su (sabah ve akşam saatlerini temsil eder)
  • Biri uzun biri kısa iki adet tahta çöp (Kibrit çöpü veya kürdan da kullanılabilir. Uzun çöp ile kısa çöp arasındaki fark ne kadar büyükse büyü o kadar güçlü biçimde tutar. Zira uzun çöp kişinin uyku ihtiyacını, kısa çöp ise büyüden sonra ne kadar uyuyabileceğini gösterir.)

 

Malzemeler büyünün yapılacağı gün temin edilmelidir. Eğer malzemeler kullanılmadan bir gece geçerse yani büyülenecek kişi rahat bir uyku geçirirse büyü tutmaz.

Uyku bağlama büyüsünde suyun içine önce tuz atılır ve büyülenecek kişinin adı belli bir sayıda okunur. (Bu sayı Arapçadaki ebced hesabına göre belirlenir.)

Tuz suda iyice eridikten sonra suya bir miktar toprak atılır ve bu sırada kişinin adı yine belli bir sayıda okunur.

Daha sonra birisi uzun diğeri kısa 2 adet çöp suya bırakılır ve iyice karıştırılır. Karıştırma sırasında dini metinlerin uyku ile ilgili bölümleri okunur. Bu dini metinler eski medeniyetlerin inançlarını ifade eden sözlerden oluşur. Tabii büyüyü Tevrat ve İncil’den faydalanarak yapmaya çalışan medyumlar da vardır.

Bazı büyü üstatları ise uyku bağlama büyüsünü Kehf suresini okuyarak yaptıklarını iddia etmektedir. Bu iddia kesinlikle doğru değildir. Zira Kuran büyü malzemesi olarak kullanılamaz çünkü her bir harfi dahi Allah’ın koruması altındadır.

Büyü malzemelerinin iki hafta saklanması

İçine çeşitli malzemeler katılmış ve üzerine tılsımlı sözcükler okunmuş su kabının ağzı iyice kapatılır ve kimsenin görmeyeceği bir yere gizlenir.

Gizlenen su kabındaki uzun ve kısa çöp nemlenip yumuşadıkça büyü tesirini arttırır.

2 haftalık bekleme süreci içinde özellikle yaz aylarında su kabındaki bütün su bitebilir. Bu durumda büyü tutmaz. Bunun önüne geçmek için sık sık kap kontrol edilmeli ve eğer su azalmışsa bir miktar su ilave edilmelidir.

Uyku bağlama büyüsünün son aşaması

Mühürleme aşaması

14 günlük süre dolduktan sonra içinde çeşitli malzemeler konulmuş olan su kabı yerleşim yerlerinden uzak bir yere götürülerek toprağa gömülmektedir.

Gömülme sırasında kabın içinde bulunan su boşaltılmaz. Su dolu kap bir çukurun içine konur ve üzerine toprak atılır. Bu uygulamaya mühürleme aşaması denir ve büyünün en yüksek seviyede etki göstermesini sağlar.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 20:46

Nohut büyüsü ve tesirleri üzerine önemli bilgiler Nohut büyüsü

Nohut büyüsü çift ağızlı büyülerden biri olup hem aşık ettirmek hem de nefret ettirmek amacıyla uygulanabilir.

Tarihi çok eskilere dayanan nohut büyüsü kişinin tüm benliğini sararak duygularına yön veren tesirli bir uygulamadır.

Bu yazımızda nohut büyüsünün hem aşık etme hem de soğutma versiyonları hakkında bilgiler vereceğiz. Yazımızın sonunda ise büyüden çok daha etkili bir yol hakkında önemli tavsiyelerde bulunacağız.

Nohut büyüsü yaptırmadan önce bir defa daha durup düşünmekte fayda var

Nohut büyüsü uygulanması sırasında en ufak bir hata dahi kabul etmeyen büyülerdendir.

Eğer nohut büyüsü yapılırken herhangi bir aksaklık yaşanırsa büyü yaptıran kişinin kendisi veya ailesi ciddi zararlar görebilir.

Ancak delirme, intihar etme, sağlığını yitirme gibi ciddi risklerle karşılaşma ihtimali olmasına rağmen insanların büyük bir kısmı aşk ve nefret gibi güçlü duyguların etkisiyle bu büyüyü yapmaktan çekinmemiştir.

Nohut büyüsü karmaşık ve zor bir büyüdür

Nohut büyüsü kadın ve erkeği temsilen belli sayıda nohut ile yapılan bir büyüdür.

Ancak gerek seçilen nohut sayısı gerekse nohutlar üzerinde okunan tılsımlı sözcük sayısı bakımından bu büyü nümerik özellikler gösterir.

Arapların ebced hesabı, Yahudilerin kabalası ve bozkır kültürlerindeki Şaman dininin özellikleri nohut büyüsünde rahatlıkla tespit edilebilir.

Bu özelliğinden ötürü nohut büyüsü ancak üstat mertebesine yükselmiş, derin bilgisi olan medyumlar tarafından yapılabilmektedir.

Nohut büyüsü nasıl yapılır?

Nohut büyüsü 5 aşamada icra edilen bir büyüdür:

Kadın ve erkek için belli sayıda nohut seçilmesi aşaması

Kadın ve erkeğin isimlerindeki sessiz harf sayısı ile yaşları hesaba katılarak belli sayıda nohut alınır.

Halk arasında 41 adet nohutla büyü yapıldığı yönünde yaygın bir görüş vardır. Bu görüşün sebebi bir büyü kitabında verilen örnektir. Kitaptaki örnekte geçen kadın ile erkeğe uygun düşen sayı 41’dir. Ancak gerçekte her çift için bu sayı değişecektir.

Nohut büyüsünde nohutların nişanlanması aşaması

Nişanlama ifadesi “işaret bırakma, belirleme” anlamına gelmektedir.

Büyünün bu aşamasında kadın ve erkeği temsil eden nohutların üzerine farklı birer işaret bırakılmaktadır.

İşaretlenen nohutlar 2 ayrı kaba bırakılarak üzerleri örtülmektedir.

Rücu aşaması / firak aşaması

Önceki aşamada üzerine işaret bırakılmış nohutlar bu aşamada ya ortak bir kaba dökülecek ya da farklı odalarda işleme tabi tutulacaktır.

Nohut büyüsünde kadın ve erkeği temsil eden nohutlar aynı kaba bırakılırsa buna “rücu” adı verilmektedir. Rücu uygulaması yapılan nohut büyülerine aşık etme maksadıyla başvurulmuştur.

Eğer nohutlar farklı odalara taşınırsa buna “firak” adı verilir. Firik aşamasına yer veren nohut büyülerinde amaç insanları birbirinden soğutup ayırmaktır.

Nohut büyüsünde demleme aşaması

Büyünün bu aşamasında çeşitli tılsımlı sözcükler okunmaktadır. Okunan bu ifadeler daha çok kimi dini metinlerin tersten okunması biçimindedir.

Birbirine aşık ettirilecek veya birbirinden ayrılacak kadın ile erkeğin isimleri de tılsımlı sözcükler içinde geçmektedir.

Bazen ortaya çıkacak aşk ilişkisine engel olabilecekleri düşünülen kişilerin ismi de bu lafızlar içinde yer almaktadır. Bu durumda kişilerin ailelerinin ve arkadaşlarının ilişkiye bakışları değiştirilmektedir.

Nohut büyüsünün son aşaması: “terki kader”

Terki kader ifadesi “kaderine terk etmek” anlamına gelmektedir. Büyüdeki sembolik anlamı ise “aşkı ya da ayrılığı kader haline getirmek”tir.

Terki kader aşamasında seçilen nohutlar mümkün olduğu kadar birbirinden uzak yerlere saçılmaktadır. Dikkat edilmesi gereken temel husus nohutların sadece toprak alanlara dökülmesi ve asla suya atılmamasıdır.

Nohut büyüsü kaç günde tutar?

Nohut büyüsü kısa sürede tutan bir uygulama olup yarım kamer ayı dolunca (yani 14 günde) tesirleri en üst seviyede görülen bir uygulamadır.

Büyünün üzerinden zaman geçtikçe büyünün tesiri azalmaz aksine büyü etkilerini her geçen gün daha da arttırır.

Nohut büyüsü nasıl bozulur?

Nohut büyüsü bozdurulması güç büyülerden biridir. Bu büyüyü bozmak için iki farklı metottan faydalanılır.

Bu metotlardan birincisi vefk denilen büyü yazıları yazarak büyüyü bozmaya çalışmaktadır.

İkinci büyü bozma yolu ise dua okuyarak büyüyü geçersiz kılmaya çalışmaktır. Bu hususta Felak ve Nas sureleri muazzam etkili olmaktadır. Bu surelerin okunması ile en güçlü kara büyüler dahi bozdurulabilmektedir.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 14:17

Büyü bozma duası

Büyü bozma duası nın sözleri ve tesirlerine dair her şey

Büyü Bozma Duası Büyü Bozma Duası Pek çok okurumuz bize en etkili büyü bozma duasının hangisi olduğunu soruyor. Çünkü bu okurlarımız büyünün tesirine kapıldıklarını ve bu illetten bir an önce kurtulmak istediklerini ifade ediyorlar.

Büyünün tesirine kapılmak da büyülenmemiş olduğu halde böyle bir zanna kapılmak da dehşet verici bir durumdur. Çünkü büyüye maruz kalmak bir insanın başına gelebilecek en tehlikeli ve can sıkıcı durumlardan biridir.

Bu yazımızda büyünün gerçekten var olup olmadığı, büyünün belirtileri ve en önemlisi de büyü bozma duası hakkında detaylı bilgiler vereceğiz.

Yazımızı hazırlarken İslam alimlerinin konuya bakış açısını esas alacağız ve sadece sahih kaynaklara dayanan bilgiler sunacağız.

Yazımızın hayırlara vesile olmasını temenni ederek maddelerimize geçiyoruz.

Büyü gerçekten de var mıdır?

Büyü, Kuran-ı Kerim’de varlığı kabul edilen ve kesin bir dille yasaklanan icraatlardır. Kuran’da Maide suresi ile Felak surelerinde büyü hakkında bilgiler verilmiş ve her türlü büyü uygulaması kesin bir dille yasaklanmıştır.

Peygamberlerin kıssaları anlatılırken (özellikle Hz. Yusuf ve Hz. Süleyman kıssalarında) defalarca büyü mevzusuna değinilmiştir.

Yani Kuran, büyünün varlığı konusunda müminlerde herhangi bir tereddüt bırakmayacak sarihlikte açıklamalar yapmakta ve müminleri bu karanlık çabadan men etmektedir.

İslam Peygamberi Hz. Muhammed de birçok hadisinde büyüye değinmiş ve sahabeleri bu tarz çabalar içine girmeme konusunda uyarmıştır.

Yukarıdaki bilgilerden hareketle bir Müslüman’ın büyüye inanmamak gibi bir lüksü yoktur. İslam’ın temel kaynaklarında defalarca geçen bu kavram bir mümin tarafından “soyut ve hayali” bir kavrammış gibi değerlendirilemez. Tabi bu gerçekliğin farkında olan mümin kişiler, büyünün “büyük günahlardan biri” olduğunu da asla hatırlarından çıkarmamalıdır.

Hz. Muhammed’e gerçekten de büyü yapıldı mı?

Güvenilir kaynaklar Hz. Muhammed’e yönelik büyüler yapıldığını ifade etmektedir. Ancak İslam Peygamberi her seferinde Allah tarafından korunmuştur.

Hz. Muhammed’i zor durumda bırakmak isteyen müşrikler bazen büyü yapmışlar bazen de nazarı güçlü kişileri getirterek ona zarar vermeye çalışmışlardır. Ancak her seferinde yüce Allah, son peygamberi korumuştur.

Yahudi kadının Hz. Muhammed’e yönelik yaptığı düğüm büyüsü

Hz. Muhammed’e yapılan en tesirli büyü hiç şüphesiz ki bir Yahudi kadının yaptığı düğüm büyüsüdür.

Bu büyü, İslam peygamberini bir süre olumsuz etkilemiştir. Bunun üzerine yüce Allah Felak suresini indirmiş ve bu sureyi okuyan Hz. Muhammed, Allah’ın izni ile kurtulmuştur.

 

Hz. Ali ve beraberindeki sahabeler, düğümlü ipleri bir tarağın dişlilerine sarılmış vaziyette bir kuyuda bulmuşlardır. Zaten Felak suresinde de “iplere düğüm atan kişilerden”bahsedilmekte ve bu kötü niyetli uygulamadan kurtulmak için Allah’a sığınılması gerektiği ifade edilmektedir.

Bana büyü yapıldı mı? Büyü belirtileri nelerdir?

Bir kişi hiçbir zaman kendisine büyü yapılıp yapılmadığından emin olamaz. Çünkü büyü mahiyeti gereği sinsi bir düşmandır. Bazen çok sayıda büyü belirtisi ortaya çıkar ve kişi kendisine büyü yapıldığından yüzde yüz emin olur bazen de büyü hiçbir belirti göstermeden kişiye ciddi zararlar vermeye başlar.

Bir kişinin büyülendiğine dair en büyük kanıt “yaşamında karşılaştığı yeni sıkıntılar”dır. Zira büyü kişinin yaşamındaki normal seyri bozmuş ve hayatına yeni bir istikamet vermiştir. Eğer bir kişi eski yaşam düzenini bir türlü yakalayamıyorsa ve sürekli yeni sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyorsa bilmelidir ki büyülenmiş olma ihtimali yüksektir.

Ancak daha bariz büyü belirtileri de vardır. Bunları şöyle sıralamak mümkündür:

  • Yoğun uyku isteği veya uykusuzluk problemleri
  • Devamlı eşya kaybetmek
  • Ayakkabıların bulundukları yerde düzensiz vaziyette olmaları ve normalden çok hızlı yıpranmaları
  • Bir yerde çok fazla duramama ve hemen dışarı çıkma isteği duyma
  • Anlamsız şekilde dalgınlaşma ve dalgınlık anında hiçbir şey düşünmeme
  • Saklarlaşma ve çok fazla eşya kırıp dökme
  • İş ve eğitim hayatında ani başarısızlık halleri
  • Dil sürçmeleri ve kendini ifade etmekte zorlanma
  • Devamlı açlık hissi yaşama (Bazı insanlarda karın şişkinliği de görülebilmektedir)
  • Bedeni üzerinde büyük bir ağırlık hissetme ve güçten kuvvetten düşme

 

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi bu belirtilerin hiçbiri görülmeden de büyü tesirini gösterebilir. Bu bakımdan “büyü yapılmış olma şüphesi” dahi büyü bozma duasını okumak için yeterli bir sebep kabul edilmelidir.

Büyü bozma duasının sözleri

Hz. Muhammed’e büyü yapıldığı zaman Felak suresi indirilmiş ve bu surenin okunması ile büyü bozulmuştur. O günden sonra da Felak suresi büyü bozma duası olarak kabul görmüştür.

Ancak büyü bozma duası sadece Felak suresinden ibaret değildir. Dua besmele ile başlar, ardından bir cümlelik mukaddime bölümü vardır. Daha sonra kısa bir büyü bozma duasının lafızları okunur. En sonunda ise Felak suresi okunur ve dua bitirilir.

Buna göre büyü bozma duasının sözleri tam olarak şöyle olacaktır:

“Bismillahirrahmanirrahim”

“Subhane rabbiyel aliyyil alel Vehhab”

“Ya Samedü min ğayri şibhin fe la şey’e ke mislih.”

“Kul e’uzü birabbilfelak. Minşerri ma halak. Ve min şerri ğasikın iza vekab. Ve min şerrinneffasati fiyl’ukad. Ve min şerri hasidin iza hased.” (amin)

Büyü bozma duası hakkında 3 önemli uyarı

Büyü bozma duası tek başına büyünün hükümsüz bırakılması için yeterlidir. Dua okunurken ayrıca bir uygulama yapmaya gerek yoktur. Yani dua ile birlikte tütsü yakmak, kurban kesmek gibi caiz olmayan uygulamalara başvurulmamalıdır.

Büyü bozma duası, bir hayır dileme duasıdır. Bu manada büyüye maruz kalan şahsın bir yakını tarafından da kişinin adı zikredilerek okunabilir. Bunda bir mahzur yoktur.

Eğer kişi büyü bozma duasını ezberlemekte zorlanıyorsa yazılı bir metin üzerinden de okuyabilir.

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12