logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-26-2018
Saat: 22:45

Medyum Umut Papaz Büyüsü Büyü Bozma Kara Büyü

MedyumUmut Medyum Umut büyü sihir vefk aşk bağlama evlilik şans kader kısmet
Site Map Contacts anasayfa

Medyum Umut
Medyumumut Gerçek Sitesi Medyum umutun sitesi Bursalı Medyum Umut medyumlar medyum Medyum Siteleri Medyum Sitesi Medyum online Sihir-Büyü iptali Cin CinlerTedavisi Kismet Açma Baglama Başarı Aile Geçimsizlikleri Nasip Kismet Rizik Bereketdualari

SON YORUMLAR

Home » Kısmet Açma » sevgi büyüsü nasıl yapılır
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 0:12

CİNLERDEN KORUNMA 

Cinlerden Korunma Cinlerden Korunma Kur’an’da cinlerden korunma sağlayan iki yöntem vardır.

Bunlardan biri pasif korunma âyetleridir. “Âyet-El Kürsi““Muavvizeteyn Sûreleri (Kûl Euzü’ler)”“Hasbunallâhu ve Ni’mel Vekil“ ve “Hasbiyallahü la ilahe illahü aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabb-ül arşil azim” duasıdır. Bunların 41 veya 100’er defa okunmasıyla kişinin çevresinde cinlerden ve kem nazarlardan (negatif beyin dalgalarından) gelecek olan etkilere karşı bir koruyucu kalkan oluşur.

CİNLERE karşı aktif savunma sağlayan dua ise şudur;

“RABBÎ İNNİ MESSENİYE’Ş-ŞEYTANU BİNUSBİN VE AZAB, RABBİ EÛZÜ BIKE MİN HEMEZATİ’Ş-ŞEYATİYNİ VE EÛZU BIKE RABBİ EN YAHDURUN. VE HİFZAN MİN KÜLLİ ŞEYTANIN MARİD”.(Sad: 41 / Mü’minun: 97-98 / Saffat: 7)

Cinlerden Korunma

“Gerçekten şeytan bana bir yorgunluk ve işkence dokundurdu. Ya Rabbi ! Şeytanların vesveselerinden, onların yanıma sokulmalarından Sana sığınırım ve orayı/dünya semasını her türlü şeytandan koruduk.”

Bu dua kişinin beyninde cinleri son derece sıkan ve hatta yakan dalgalar yayınlanmasına vesile olur. Böylece de o kişiye musallat olan cinler o kişiden uzaklaşmak zorunda kalırlar.

İçlerinde sebepsiz sıkıntı duyanlar; “BÜYÜ” yapıldığından şüphelenenler, cinni yoldan başkalarının kendisini etkilediğini düşünenler bu duâya olayın şiddetine göre sabahları ve geceleri 41 ile 150’şer defa arasında bir sayıyla okumaya devam ederlerse büyük fayda görürler.

Cinlerden Korunma

Sufli Cinler öncelikle Müslüman olan kişiye cünupluk, adet dönemleri, loğusalık dönemleri ve abdestsizlik durumunda çok yakın olurlar. Özellikle hassas tipler, bozuk ruhlular, dua atmosferinden uzak yaşayanlar daha kolay cinlerin tesirine girer. Bununla birlikte cinlerin hayat sınırlarını ihlal etmek ve besmelesiz yapılan işler cinlerden zarar görme ihtimalini arttıracaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V.), necis (pis) yerlere girerken dua etmemizi ve onların bulundukları mezbelelik, çöplük, banyo, yeşillik gibi yerlerde ve tuvalete girerken “Allahüme inni euzu bike mine’l-hubsi ve’l-habais” dememizi öğretiyor.

Bu noktada akla şöyle bir soru gelebilir. Neden cinler herkese ilişmez veya herkes cinlerin etkisine girmez? Burada elbette tam olarak bilinmeyen gerekçeler vardır. Öncelikle takdir-i ilahi olarak kabul etmek gerekir. Bunun yanında, kişiden kaynaklanan hataları da göz ardı etmemek lazımdır.

Hadis-i Şerif’te “Güneş batıp gece karanlığı bastığında, yahut akşamladığınız zaman, çocuklarınızı dışarı çıkmaktan men ediniz. Çünkü, cinler / şeytanlar o sırada etrafa dağılırlar, faaliyete geçerler. Yatsıdan bir saat / biraz zaman geçtikten sonra, çocukların eve gelmelerini sağlayın ve kapıları kapatın / kilitleyin ve Allah’ın adını anın. Çünkü, şeytan kapalı bir kapıyı açmaz.

Su kırbalarının ağzını bağlayın ve Allah’ın adını anın. Yiyecek kaplarınızı -küçük bir örtüyle de olsa- örtün ve Allah’ın adını zikredin. Ve çıralarınızı / lambalarınızı söndürün.” (Buharî) uyarısı yapılıyor. Cinlerden korunmak için günlük hayatımızda daha bir çok yapılmaması gereken örnekler verilebilir.

Kişinin yapısı öncelik taşımak üzere hayata dair yapılan yanlışlıklardan korunmak gereklidir. Örneğin, kişi şeker hastalığına yakalanmışsa, bu hastalıkla yaşamasını öğrendiği sürece sorun yoktur. Üstelik bir çok kişiye göre de daha sağlıklı bir hayat sürmektedir. Konuya bu açıdan bakılırsa sorun daha iyi anlaşılacaktır.

Son söz olarak, dünya hayatının sadece maddi unsurlardan oluşmadığını ve hayatın her noktasında manevi kural ve ölçülerin olduğu bilinerek yaşanırsa cinlere karşı gerçek bir korunma sağlanmış olacaktır.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 14:08

DOMUZ YAĞI BÜYÜSÜ

Domuz Yağı Büyüsü Nasıl Yapılır

Domuz yağı büyüsüDomuz yağı büyüsü, kara büyü grubunun en çok uygulanan yöntemlerinden biridir. Kara büyülerin özelliği gereği necis (kötü , pis) hayvan parçalarından olan domuz yağı ile yapıldığı için son derece etkili ve kesin sonuçlar verir. Domuz yağı büyüsünde cinler kullanılır. Kullanılan bu cinler şeytani oldukları için verilen görevi severek ve isteyerek yaparlar. Bu bakımdan da etkisini kısa sürede gösterir ve bozulmaması için cinler aşırı direnç gösterirler. Bu direnç, domuz yağı büyüsünün kolay bozulamayacağı anlamında da gelir.

Özellikle karı-kocayı ayırmak, iş-rızk-kısmet kapalılığı, ticareti ve yükselişi engellemek, yıldız dengelerini bozmak, kişiyi toplum ve karşı cinsle olan ilişkilerinde itibarsızlaştırmak amacıyla yapılır. Temelde amaç bir düzeni tamamen bozmak ve dağıtmak olduğu için hızlı ve gittikçe artan seviyede etki gösterir.

Günümüzde ortada hiçbir sebep yokken birbirinden aniden soğuyan eşler veya sevgililer, domuz yağı büyüsü ile ayrılıp boşandıklarından maalesef habersizlerdir. Bu bakımdan evlerin girişinde, içinde, eşyalarda, kapılarda, eşiklerde, kıyafetlerde görülen lekelerden şüphe edilmelidir. Elbette her lekede büyüden şüphelenmek anlamsızdır. Ancak; çıkartmakta zorlandığınız ve sarı tonlarında olan kalıcı bir lekeden şüphe duyulmalıdır. En azından kontrol edilmelidir. Eğer aile ve iş hayatında da problemler varsa şüphenin artması doğaldır.

İş ve ticari hayatta da acımasızca rekabet halinde olan insanların işlerini yok edip dağılmalarını sağlamak için domuz yağı büyüsü yaptıkları bilinmektedir. Maalesef bu tür tespitler çoğu zaman iş yeri dağıldıktan sonra yapıldığı için kurtulma imkânı olmamakta ve domuz yağı büyüsü ile istenen sonuç alınmış olmaktadır.

DOMUZ YAĞI NEDİR

Domuz, Kur’an-ı Kerimde haram kılınan ve ismi özellikle belirtilen tek hayvandır.

“Allah sizlere yalnız leşi, kanı, domuz etini, bir de Allah’tan başkası adına kesilenleri haram kıldı.” (Bakara, 2/173; Nahl, 16/115)

Peygamber Efendimiz (S.A.V.),domuzun satışının, yağının, kandilleri yakma ve gemileri yağlamada kullanılmasına bile müsaade etmemiştir. (Buhari, Büyü, 112)

İslam açısından kesinlikle yoruma kapalı şekilde yasaklanan domuz eti ve domuza ait tüm ayrıntıların (kıl, yağ, deri vb.) aynı zamanda bilimsel olarak da tamamen zararlı olduğu ispatlanmış durumdadır. Domuz eti ve yağında kimyasal olarak zararlı toksinlerin olduğu, insan sağlığına zarar verdiği bilinmektedir. Aynı zamanda Kirlian fotoğraf yöntemiyle de domuz yağı ve etinin negatifliği net bir şekilde ispatlanmış durumdadır.

Manevi açıdan ise haram ve necis olarak bildirilen domuz yağı, tüm negatif etkileri üzerinde yoğun olarak barındırması, şeytani cinlere karşı cazibe noktası oluşturması nedeniyle yaşanılan mekânlarda bile bulundurmanın sakıncalı olduğu bilinmektedir.

DOMUZ YAĞI LEKESİ NASIL ÇIKAR

Domuz yağı, gözle kontrol edildiğinde bilinen hayvansal yağlardan farkı değildir. Normal temizlik malzemeleriyle de kolaylıkla temizlenebilir. Ancak, büyü yapılarak hazırlanan domuz yağı normal domuz yağından tamamen farklıdır. Rengi açık sarı hale gelir ve kokusu değişir. Çünkü domuz yağı büyüsünde bu yağa birkaç bitkisel katkı ilave edilir. Bu domuz yağının temas ettiği, sürüldüğü yerden temizlenmesi son derece zordur. Zira sürüldüğü yere adeta işler ve bir bütünün parçası haline gelir.

Domuz yağı bulunan bir yerin tümüyle yok edilmesi önerilir. Havass âlimlerinin, domuz yağının bulunduğu bir duvarı tamamen yıkarak yeniden inşa ettikleri bilinmektedir. Temizliğiyle bile uğraşmanın tehlikeli olacağı düşünülmüştür. Ancak, yok edilmesi mümkün olmayan eşyalardan temizlenmesine dair yöntemler vardır. Bu durumda, sirke ve ergenlik dönemine girmemiş kız çocuğuna ait idrar kullanılabilir. İdrar veya sirke kuruduktan sonra temizlik malzemesiyle temizlenebilir. Günümüzde ev hanımlarının leke çıkarma uzmanlığı (!) bu konuda maalesef yetersiz kalır. İlk olarak kimyasal malzemelerle temizlenmeye çalışılan domuz yağının temizlenmesi daha da güçleşmektedir. Domuz yağı tespit edildiğinde elle temas tavsiye edilmez. Mümkünse bir eldivenle temizleme yapılmalıdır.

Burada en önemli konu, domuz yağı lekesinin temizlenmesiyle domuz yağı büyüsünün etkisini kaybetmeyeceğinin bilinmiş olmasıdır. Domuz yağının o bölgeye sürüldüğü andan itibaren etkisi başlar ve temizlenmiş olsa bile etki devam eder. Bu bakımdan, domuz yağı büyüsü bozulmadığı sürece lekenin temizlenmesi hiçbir anlam ifade etmez.

DOMUZ YAĞI BÜYÜSÜ NASIL YAPILIR

Domuz yağına karıştırılan bitkisel malzemeler ve üzerinde yapılan işlemler sonrası şeytani cinler büyünün amacına göre kişilere özel olarak görevlendirilir. Bu görevlendirme sonrası zarar verilmek istenen kişinin bulunduğu mekâna veya kişinin kıyafetlerine sürülmesiyle etkileme başlamış olur. Başka bir tabirle adresini bulmuş olur.

Domuz yağı üzerine görevlendirilen cinler doğrudan kişi üzerinde etkileme yapmaya başlarlar, büyü ve cinler açısından artık domuz yağı lekesinin hükmü yoktur. Domuz yağı temizlenmiş olsa bile etkileme devam eder. Domuz yağı büyüsü için mutlaka eve birilerinin girmiş olması gerekmez. Bazen uzakta olan kişiler için cinler vasıtasıyla da adresine ulaştırılabilir.

Domuz yağı büyüsü yapabilmek için mutlaka şeytani cinlerle irtibat halinde olmak gerekir. Cinler görevlendirilmeden bir yere domuz yağı bulaştırmanın hiç bir faydası olmaz. Zaten büyü olmayan domuz yağı temizlik sonrası kolaylıkla çıkabilen bir lekedir.

DOMUZ YAĞI BÜYÜSÜ BELİRTİLERİ

Domuz yağı büyüsü eşlerin ayrılması, huzur bozma, ticarette iş-rızk ve müşteri kaybı amacıyla yapıldığı için yapılış amacına göre farklı belirtiler gösterir.

Eşlerin ayrılması amacıyla yapılan domuz yağı büyüsü eşler arasında öncelikle tartışmalar, anlaşmazlık ve uzak durma şeklinde kendini gösterir ilerleyen aşamalarda ise kin, nefret ve tiksinme hisleri şeklinde sonuç verir. Hatta eşlerin birbirlerini domuz gibi gördükleri ifade edilir.

İş, ticaret ve rızk engelleme amacıyla yapılan domuz yağı büyüsü ise iş kaybı, olması gereken işlerin olmaması, müşteri kaybı, varsa ortaklar arasında gerginlik tartışma şeklinde belirtiler gösterir. Kazanılan paranın bereketi kalmaz ve adeta kazanç yok olur gider. Borç artar ve buna anlam verilemez.

Genel olarak hangi amaçla yapılırsa yapılsın domuz yağı büyüsü kişide durgunluk, bunun yanında ani sinirlilik, çevreye nefret ve adı konulamayan huzursuzluk hali olur.

DOMUZ YAĞI BÜYÜSÜ NASIL BOZULUR

Domuz yağı büyüsü kara büyü grubunda olduğu için büyünün yapılışında şeytani cinler görevlendirilerek yapılır. Her büyü Esma-ül Hüsnalar, Ayet-i Kerimeler ve duaların yardımıyla bozulur. Ancak, burada görevlendirilen cinlerin de yok edilmesi veya görevinden uzaklaştırılması gerekir. Uzaklaştırılmayan cinler bir süre sonra kişi üzerinde aynı etkiyi göstermeye devam ederler. Bu bakımdan domuz yağı büyüsünü bozmak için özel bilgi ve yeterlilik gerekir.

Halk arasında domuz yağı büyüsü bozma konusunda en çok yapılan hata domuz yağı lekesinin temizlenmesiyle ilgili verilen çabadır. Oysaki lekenin temizlenmesiyle büyü bozulmuş olmaz. Bu bakımdan, domuz yağı büyüsünün bozulması seviyeler üstü bir uzmanlık ve tecrübe gerektirir.

Domuz yağı büyüsü ve domuz yağı büyüsü bozma hakkında detaylar için lütfen iletişime geçiniz.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 17 Kasım 2017 / 23:33

BÜYÜ BOZMAKBüyü bozmak

Büyü bozmak veya büyünün bozulması için uzman bir kişinin desteğinin alınma ihtiyacının nereden doğduğunu anlayabilmek için öncelikle büyü kavramı hakkında bilgi sahibi olmak gereklidir.

Büyü kavramının açıklanması ve büyünün nasıl etki ettiğine yönelik bilgi istendiğinde, ilahiyat, parapsikoloji, metafizik uzmanlar birbirleriyle çelişen açıklamalarda bulunurlar. Zaten büyü hakkında tamamen kulaktan dolma bilgilere sahip olan toplum, kendisini tatmin edecek yeterli açıklamaları bulamayınca da bu karmaşık büyü ve cinler konusundan mümkün olduğunca uzak durma ihtiyacı hisseder.

Elbette herkesin büyücinler ve büyü bozmak konusunda uzmanlaşması beklenemez. Ancak, yeterli ön bilgiye sahip olunmadığı takdirde her söylenene itibar etme durumu söz konusu olur ki, işte bu durum son derece suistimal edilen ve insanları mağdur eden sonuçlar doğurur.

BÜYÜ NEDİR ve NASIL ETKİ EDER

Büyü, yalnız dünya hayatında varolan ve yalnız insanlara etki eden elektromanyetik bir etkilemedir. Başka bir ifadeyle, ahirette büyü yoktur, büyü insanlardan başka hiç bir canlıyı etkilemez. Yalnızca insanları etkileyebilmesinin nedeni, insan manevi yapısının büyünün oluşturduğu elektromanyetik etkileri algılayabilme özelliğinden kaynaklanmaktadır.

“Bir insana kırk gün deli dersen deli olur!” sözü gerçekte büyünün açıklanması için oldukça yerinde bir ifadedir. Burada en önemli konu insanların söyledikleri sözlerin sadece ağızlarından çıkmasıyla sona ermediği ve manevi alêmde etkileşimler oluşturduğudur. Kaldı ki; konuşabilme, duyduğunu anlayabilme, düşünebilme ve muhakeme yeteneği yaratılmışların içerisinde yalnızca insana verilmiş en büyük hazinedir.

Kur’an-ı Kerim‘de de belirtildiği üzere Allah‘a kulluk görevi insanlar ve cinlere verilmiştir. Ancak, dünyada farklı boyutlarda yaşadıklarından dolayı birbirleriyle temasları sınırlanmıştır, iletişimleri değil. Başka bir ifadeyle, cinler yaratılışlarından gelen özellikleri nedeniyle insanların sözlerini duyarlar, insanları görebilirler. Oysa ki, insan yine yaratılış özelliğinden dolayı cinlerin konuşmalarını ve cinlerin fiziki görüntülerini göremez.

Bu yaratılış özelliği, insanlara sözleri ve yaptıklarıyla cinleri hem yönlendirebilme hem de görevlendirebilme fırsatı verir. Elbette bunun kuralları ve özel yöntemleri vardır. Bu özel yöntemleri ve kuralları bilenlerin yaptıkları bu yönlendirme veya görevlendirmenin insan üzerindeki yansıması BÜYÜolarak adlandırılır.

Bu özel yöntemlerin kişi üzerine belirli bir istek doğrultusunda yönlendirilmesi BÜYÜ etkisi yaratır ve hangi amaç için yapılmışsa kişiyi o açıdan etkilemeye başlar. Bütün bu etkilemelerin kaynağı beyin merkezlidir. Yani düşünce, his, hareket farklılıklarının tamamı büyünün, insan beyninde oluşturduğu elektromanyetik etkilemedir.

Elektromanyetik olarak dengeleri bozan etki, cinlerin yönlendirmesiyle yapılmışsa “BÜYÜ”, sadece insanların sözleri ve bakışlarından kaynaklanıyorsa “NAZAR” olarak adlandırılır.

BÜYÜ NASIL BOZULUR

İnsan üzerinde oluşan ve cinlerin yönlendirilmesinden kaynaklanan bu elektromanyetik baskı kişiyi istenilen şekilde yönlendirebilecek güçtedir. Çünkü, insan beyni bu baskıya karşı koyacak yeterlilikte değildir. Bu baskının kaldırılması için cinleri yönlendiren bu elektromanyetik etkinin iptal edilmesi ve kaldırılması gerekir.

İnsanın dilinden dökülen ifadelerin ağızdan çıkmasıyla yok olmadığını açıklamıştık. Bu konuyu biraz daha genişletmek doğru olacaktır. Herhangi bir işe başlayacağınızda “Bismillahirrahmanirrahiym” demek manevi alemde ne tür etkileşim sağlar? Öncelikle sizin imanınız gereği Allah’ın ismiyle bir işe başladığınızı gösterir ki, bunun takdiri yüce Allah’ın ölçüsündedir. Diğer taraftan, sizin bulunduğunuz mekanda yaşayan şeytanî cinlerin, sizden ve yaptığınız işten tamamen uzaklaşmasını sağlar.

Aynı şekilde, zarar ve kötülüklerden korunma amacıyla 21 kez tekrarlanan besmele‘nin oluşturduğu etki ise daha farklıdır. Belirli sayılarda tekrarlanan bu ilahi ifadenin oluşturduğu manevi şifre adetâ sizi çember içine alır ve korunmanızı sağlar.

Büyünün bozulması da bu temele dayalıdır. Kişi üzerine yönlendirilmiş olan manevi etkinin kaynağının tamamen kurutulması ve bu etkiden kurtulmanın tek yolu Kur’an-ı Kerim ayetleridir. Kişinin etkisi altında kaldığı büyünün özelliğine göre uygulanacak yöntemler ve okunacak ayetler elbette belirli bir uzmanlık gerektirecek seviyededir.

Okunacak ayet-i kerimelerin yanında ayrıca görevlendirilmiş cinlerin uzaklaştırılması için yapılması gereken özel uygulamalar gerekebilir. İşte uzmanlık ve yeterlilik bu noktada başlar. Bizle iletişime geçen bazı kişiler büyü bozma ayetlerini okuduklarını, rukye yaptıklarını ancak sonuç alamadıklarını bildirerek nedenini anlayamadıklarını bildirmişlerdir.

Bilinmesi gerekir ki, Ayet-i kerimeler bu konudaki tek çözümdür ve etkisiz olduğu kesinlikle söylenemez. Ancak, duruma göre ayet-i kerimelerin yanında ayrıca yapılması gereken farklı yöntemler gerekebilir. Kişiden kaynaklanan yanlış uygulamalar veya hatalar olabilir. Hata kişidedir, yöntemdedir, uygulamadadır. Hatası olmayan tek unsur Ayet-i kerimelerdir.

Bilinmelidir ki, her büyü bozulur. ALLAH’ IN İZNİYLE BOZULAMAYACAK BÜYÜ YOKTUR…

Büyü bozmak adı altında Kur’an-ı Kerim ayetlerinden başka uygulanacak hiç bir yönteme itibar edilmemelidir. Günümüzde BÜYÜ BOZMAK adına kişilerden yapılması istenilen bir çok saçma-sapan yöntem uydurulduğunu üzüntüyle duyuyoruz.

Lütfen bu tür yöntemlere kesinlikle inanmayınız ve hiç bir yöntemin uygulanmasına izin vermeyiniz.