Medyum Umut Papaz Büyüsü Büyü Bozma Kara Büyü - Domuz yağı büyüsü

logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 08-19-2018
Saat: 15:24

Medyum Umut Papaz Büyüsü Büyü Bozma Kara Büyü

MedyumUmut Medyum Umut büyü sihir vefk aşk bağlama evlilik şans kader kısmet
Site Map Contacts anasayfa

Medyum Umut
Medyumumut Gerçek Sitesi Medyum umutun sitesi Bursalı Medyum Umut medyumlar medyum Medyum Siteleri Medyum Sitesi Medyum online Sihir-Büyü iptali Cin CinlerTedavisi Kismet Açma Baglama Başarı Aile Geçimsizlikleri Nasip Kismet Rizik Bereketdualari

POPÜler YAZILAR

SON YORUMLAR

Home » Kısmet Açma » tılsım yapma
yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 14:30

Domuz yağı büyüsü ile sevenleri ayırma 

Domuz yağı büyüsü en etkili soğutma ve ayırma büyülerinden biridir. Birbirine aşık kişileri çok kısa sürede ayıracak kadar etkili olmasından ötürü en fazla başvurulan ayırma büyülerinden biridir.

Tarihi çok eskilere kadar uzanan ve dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde uygulanan bu büyünün bir diğer adı da “asilzade büyüsü”dur. İslam ülkelerinde ise bu büyüye daha çok “kirli, pis büyü” anlamına gelen “necis büyü” adı verilmiştir. Çünkü İslam inancında domuz beslemek ve her tür domuz ürününü tüketmek kesinlikle yasaktır.

Domuz yağı büyüsü niçin toplum tarafından hoş görülmemektedir?

Bu büyünün temel işlevi kadın ve erkekleri  ayırmaktır. Ancak domuz yağı büyüsü ile ayrılmalarına neden olunanlar sadece genç sevgililer değildir.

Evli çiftlerin de bu büyü ile ayrılmaları sağlandığı için toplum bu büyüye “yuva yıkan büyü adını uygun görmüş ve bu uygulamayı yapan kişileri hoş görmemiştir. Çünkü Anadolu’da aile kurumu toplum nazarında çok kıymetli bir kurumdur ve mutlaka korunması gerekir.

Ancak domuz yağı büyüsü daha çok miras yoluyla para temin etmek veya iktidara sahip olmak gibi amaçlarla yapılmıştır. Bu bakımdan büyü yapan kişiler ailenin parçalanmasına ve çocukların mağdur olmasına pek de aldırış etmemişlerdir.

Domuz yağı büyüsü nasıl yapılır?

Domuz yağı büyüsünün ana malzemesi domuz yağıdır. Günümüzde domuz yağına ulaşmak son derece kolaylaşmıştır. Ancak eski dönemlerde özellikle İslam ülkelerinde domuz yağı bulmak çok zordu.

Domuz yağı çok uzak memleketlerden getirilir ve büyük bir gizlilikle medyumlara  ulaştırılırdı. Çünkü Kuran’da yasaklanmış olan domuz ürünlerinin Müslüman ülkelerde bir şahısta yakalanması halinde kişi çok büyü cezalar almaktaydı.

Domuz yağı temin edildikten sonra sırayla şu aşamalardan geçilerek domuz yağı büyüsü icra edilir.

Domuz yağının çeşnilerle mayalanması aşaması

Domuz yağı açık sarı renklidir ve ağır bir kokusu vardır. Diğer hayvansal yağlara göre daha çabuk bozulur.  Ayrıca herhangi bir kumaş üzerine döküldüğünde temizlenmesi güç, koyu lekeler bırakır.

Ancak domuz yağı saf hali ile büyü malzemesi olarak kullanılmaz. Yağ içine çok sayıda malzeme ilave edilir. Bu malzemelere “çeşni” adı verilir. Domuz yağı büyüsünde kullanılan çeşniler semboliktir. Çok az miktarda kullanılırlar. Yağa katılan çeşniler domuz yağının kokusunu ve rengini değiştirmez.

Domuz yağı büyüsünde yağın içine kesinlikle tuz atılmaz. Çünkü tuz, büyünün tutmasını engellediği gibi ayrıma büyüsünün aşık etme büyüsüne dönmesini de sağlar.

Domuz yağı büyüsünün demleme aşaması

Bu aşamada içine çeşitli malzemeler karıştırılmış domuz yağı kapalı bir kap içinde bir gece bekletilir. Beklenen bu geceye “demleme” aşaması denir.

Demleme yapılan gece belli aralıklarla tam 12 defa domuz yağının bulunduğu kap alt tarafından tutularak bir tur çevrilir. Çevrilme saat yönünün tersi istikamette yapılır ve bu sırada bazı tılsımlı sözcükler söylenir. 

Domuz yağı büyüsünün orijinal versiyonlarında demleme süresi 1 gecedir. Ancak İran ve  Azerbaycan’da demleme süresi 3 gece olacak şekilde uygulama yapılır.

Kapı eşiklerine yağ sürme aşaması

Bu aşamada ayrılmaları istenen kişilerin geçecekleri bir kapının eşiğine domuz yağı sürülür. Domuz yağı çabuk leke bırakan ve sürüldüğü malzemeyi çok parlak gösteren bir sıvıdır. Bu nedenle kapı eşiklerine sürülen yağ miktarı birkaç damlayı geçmemelidir.

 

Eğer birlikte yaşayan bir çift ayrılacaksa sadece bir kapıya yağ sürülmesi yeterlidir. Fakat kişiler ayrı evlerde ise her ikisinin yaşadığı evin kapısı da yağlanmalıdır.

Eski dönemlerde birisinin evine gidip kapı eşiklerine domuz yağı sürmek pek mümkün olmadığından herhangi bir evin kapısına domuz yapı sürülür ve ayrılmaları istenen kişiler buraya davet edilirdi.

Domuz yağı büyüsünün son aşaması: yollara domuz yağı dökme

Bu son aşamada kadın ve erkeğin yürüyeceği yollara birkaç damla domuz yağı dökülür.

Eşiklerine domuz yağının sürüldüğü kapılardan geçip domuz yağı dökülmüş yollardan geçen kişiler tamamen büyünün tesirine kapılırlar ve bu aşamadan sonra birbirlerine karşı hissettikleri tüm iyi duygular bir anda olumsuz hislerle yer değiştirir.

Domuz yağı büyüsü ile sevgiliden nefret etmeye başlamak

Kendisine domuz yağı büyüsü yapılan kişiler birbirlerini görmeye tahammül edemezler. Sevgilinin daha önce çok hoşa giden tavırları artık çekilmez olmaya başlar. Hatta pek çok kişi “Nasıl oldu da ben bu şahısla sevgili oldum?” diyerek hayretlerini dile getirmektedir.

Büyünün tüm aşamaları ortalama 3-4 günde bitmektedir. Son aşama da bittikten sonra büyü tutmaya başlar ve daha birinci günden itibaren ciddi etkileri hemen fark edilir.

Domuz yağı büyüsüne maruz kalan kişiler en ufak meseleleri dahi kavga etmek için bir fırsat olarak algılarlar. Hem erkek hem de kadın aynı anda birbirlerine karşı olumsuz yaklaşımlarda bulunduğu için çiftin uzlaşması da mümkün olmamaktadır.

Domuz yağı büyüsü nasıl bozulur?

Domuz yağı büyüsünün pek çok bozdurulma yolu olsa da en güvenilir ve en etkili büyü bozma yolu bazı Kuran surelerini okuyarak büyüyü tesirsiz bırakma çabasıdır.

Kuran-ı Kerim’in Felak, Nas ve Rahman surelerinin okunması ile inşallah domuz yağı büyüsünün tüm olumsuz etkileri ortadan kaldırılabilecektir.

Genellikle büyüye maruz kalan kişiler bu sureleri okuyup büyüyü hükümsüz bırakmaya çalışmazlar. Çünkü büyüye maruz kalmadıklarını iddia ederler ve kendilerini bu konuda uyaran kişilere karşı kırıcı davranışlar sergilerler.

Ancak büyü bozma dualarını kişinin bir yakını da okuyabilir. Bu durumda yine büyü tesirsiz bırakılabilir. Aslında dualar bireysel olup başkası için vekaleten okuma yapılmaz. Fakat büyü bozma dualarında bu tarzda hareket etmeye ruhsat verilmiştir.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 19 Kasım 2017 / 0:12

CİNLERDEN KORUNMA 

Cinlerden Korunma Cinlerden Korunma Kur’an’da cinlerden korunma sağlayan iki yöntem vardır.

Bunlardan biri pasif korunma âyetleridir. “Âyet-El Kürsi““Muavvizeteyn Sûreleri (Kûl Euzü’ler)”“Hasbunallâhu ve Ni’mel Vekil“ ve “Hasbiyallahü la ilahe illahü aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabb-ül arşil azim” duasıdır. Bunların 41 veya 100’er defa okunmasıyla kişinin çevresinde cinlerden ve kem nazarlardan (negatif beyin dalgalarından) gelecek olan etkilere karşı bir koruyucu kalkan oluşur.

CİNLERE karşı aktif savunma sağlayan dua ise şudur;

“RABBÎ İNNİ MESSENİYE’Ş-ŞEYTANU BİNUSBİN VE AZAB, RABBİ EÛZÜ BIKE MİN HEMEZATİ’Ş-ŞEYATİYNİ VE EÛZU BIKE RABBİ EN YAHDURUN. VE HİFZAN MİN KÜLLİ ŞEYTANIN MARİD”.(Sad: 41 / Mü’minun: 97-98 / Saffat: 7)

Cinlerden Korunma

“Gerçekten şeytan bana bir yorgunluk ve işkence dokundurdu. Ya Rabbi ! Şeytanların vesveselerinden, onların yanıma sokulmalarından Sana sığınırım ve orayı/dünya semasını her türlü şeytandan koruduk.”

Bu dua kişinin beyninde cinleri son derece sıkan ve hatta yakan dalgalar yayınlanmasına vesile olur. Böylece de o kişiye musallat olan cinler o kişiden uzaklaşmak zorunda kalırlar.

İçlerinde sebepsiz sıkıntı duyanlar; “BÜYÜ” yapıldığından şüphelenenler, cinni yoldan başkalarının kendisini etkilediğini düşünenler bu duâya olayın şiddetine göre sabahları ve geceleri 41 ile 150’şer defa arasında bir sayıyla okumaya devam ederlerse büyük fayda görürler.

Cinlerden Korunma

Sufli Cinler öncelikle Müslüman olan kişiye cünupluk, adet dönemleri, loğusalık dönemleri ve abdestsizlik durumunda çok yakın olurlar. Özellikle hassas tipler, bozuk ruhlular, dua atmosferinden uzak yaşayanlar daha kolay cinlerin tesirine girer. Bununla birlikte cinlerin hayat sınırlarını ihlal etmek ve besmelesiz yapılan işler cinlerden zarar görme ihtimalini arttıracaktır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V.), necis (pis) yerlere girerken dua etmemizi ve onların bulundukları mezbelelik, çöplük, banyo, yeşillik gibi yerlerde ve tuvalete girerken “Allahüme inni euzu bike mine’l-hubsi ve’l-habais” dememizi öğretiyor.

Bu noktada akla şöyle bir soru gelebilir. Neden cinler herkese ilişmez veya herkes cinlerin etkisine girmez? Burada elbette tam olarak bilinmeyen gerekçeler vardır. Öncelikle takdir-i ilahi olarak kabul etmek gerekir. Bunun yanında, kişiden kaynaklanan hataları da göz ardı etmemek lazımdır.

Hadis-i Şerif’te “Güneş batıp gece karanlığı bastığında, yahut akşamladığınız zaman, çocuklarınızı dışarı çıkmaktan men ediniz. Çünkü, cinler / şeytanlar o sırada etrafa dağılırlar, faaliyete geçerler. Yatsıdan bir saat / biraz zaman geçtikten sonra, çocukların eve gelmelerini sağlayın ve kapıları kapatın / kilitleyin ve Allah’ın adını anın. Çünkü, şeytan kapalı bir kapıyı açmaz.

Su kırbalarının ağzını bağlayın ve Allah’ın adını anın. Yiyecek kaplarınızı -küçük bir örtüyle de olsa- örtün ve Allah’ın adını zikredin. Ve çıralarınızı / lambalarınızı söndürün.” (Buharî) uyarısı yapılıyor. Cinlerden korunmak için günlük hayatımızda daha bir çok yapılmaması gereken örnekler verilebilir.

Kişinin yapısı öncelik taşımak üzere hayata dair yapılan yanlışlıklardan korunmak gereklidir. Örneğin, kişi şeker hastalığına yakalanmışsa, bu hastalıkla yaşamasını öğrendiği sürece sorun yoktur. Üstelik bir çok kişiye göre de daha sağlıklı bir hayat sürmektedir. Konuya bu açıdan bakılırsa sorun daha iyi anlaşılacaktır.

Son söz olarak, dünya hayatının sadece maddi unsurlardan oluşmadığını ve hayatın her noktasında manevi kural ve ölçülerin olduğu bilinerek yaşanırsa cinlere karşı gerçek bir korunma sağlanmış olacaktır.

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 18 Kasım 2017 / 13:34

SEVGİLİYİ BAĞLAMA BÜYÜSÜ

sevgiliyi baglama buyusuSevgiliyi bağlama büyüsü

yaşanmış bir beraberlik sonrası sevgilinizle aranızda soğuma, uzaklaşma ve başka kişiye yakınlaşma olması halinde yapılan bir destektir. Siz sevdiğiniz halde sizi arkadaş gibi gören kişinin size aşık olması için sevgiliyi bağlama büyüsü yapılması uygun değildir. Bu noktada yapılan en büyük hata budur. Sevgiliyi bağlama büyüsü, sevgilinizin size varolan hislerinin artmasını sağlamak amacıyla yapılır. Size sevgisini oluşturmak amacıyla değil…

İlişkilere sevgililer serbest oldukları için zaman zaman farklı arayışlarda bulunabilirler, başkalarının etkisinde kalabilirler, çevrenin veya ailenin yönlendirmesine mecbur olabilirler ve en çok rastlanan bir süre sonra ne aradıklarını bilmez halde anlamsız korku, endişe ve tereddüt gösterebilirler. İşte bu gibi durumlarda, bir süredir size aşık olan sevgiliniz uzaklaşmaya, kafasındaki sorulara, çelişkilere cevap bulamadığı için aranızdaki mesafe açılır. Bu tür davranış en çok erkeklerde görülen bir davranış biçimidir.

Gerçekte ayrılma düşüncesi içindedir ancak, sizi sevdiği için bunu paylaşmaktan ve çözüm aramaktan çekinir ve korkar. İşte sevgiliyi bağlama büyüsü olarak yapılan bağlama vefkleri bu anda devreye girer ve sevgilinizin ilişkinize dair her yöndeki endişe, tereddüt ve korkuları ortadan kalkar, size olan sevgisi artar ve sorunlara ortak çözüm arama ve paylaşma ihtiyacı hisseder.

Bu süre içerisinde başka bir kişiden etkilenmiş olsa bile kişinin size olan duygularının varlığı bu çalışmanın yapılması için yeterlidir. Çünkü, insanın ruh aleminde hisler hiç bir zaman kaybolmaz. Buradaki en büyük korku “…ya başkasına aşık olursa!..” düşüncesinin varlığı veya kaybetme korkusudur. İlişkiyi yaşayan kişi olarak sevgilinizin sizi sevdiğinden eminseniz sevgiliyi bağlama büyüsü en etkili sonucu verecek sevdiğiniz kişinin size bağlanmasına yeterli olacaktır.

Buradaki en önemli husus bu çalışmanın kişinin iradesine müdahale etmeden var olan hislerin artmasını, ön plana çıkmasını sağlamaktır. Bu müdahale büyü niteliği taşımaz. Esma-ûl Hüsna’lar, Ayet-i kerimeler ve bu konudaki diğer özel çalışmalarla yapılır. Ancak bu herkesin yapabileceği türden çalışmalar değildir. Özel bilgi ve uzmanlık gerektirir. Zira kişilerin yıldızları üzerinden yapılması gereken çalışmalar vardır.

SEVGİLİYİ BAĞLAMA BÜYÜSÜ NASIL YAPILIR

Sevgiliyi bağlama büyüsü, size ve sevgilinize ait bilgilerden yola çıkılarak yapılır. Bu bilgilerden hareket ederek size olan hislerinin (aşk, sevgi, ilgi, cinsellik v.b.) artması ve kafasındaki endişe, tereddüt ve korkuların kalkması için vefk hazırlanmaya başlanır. Hazırlığı belirli gün ve saatlerde yapılan ve 5-7 gün sürecek bu çalışmanın sonrasında vefk hazır olur. Hazırlanan bu vefki siz üzerinizde taşımanız halinde ortaya manevi bir enerji çıkmaya başlar ve bu enerji sadece sevgilinizi etkiler. Sonrasında size yakın ve ilgili davranma süreci başlayacaktır. Tüm bağlama büyüleri aynı yöntemle yapılır. Önemli olan amaça göre çalışma yapmaktır.

Medyum MuhabbetSEVGİLİ BAĞLAMA BÜYÜSÜ NASIL ETKİ EDER

Yapılan bu vefkin manevi enerjisiyle ilerleyen zaman içerisinde sevgiliniz yakın ve ilgili davranmaya size gerekli zamanı ayırmaya başlayacaktır. Hatta vefkin etkisi istenilen noktaya eriştiğinde sizi daha fazla düşünmeye başlayacak adeta üzerinize titreyecektir.

Ancak, “…sevgilime bağlama büyüsü yaptırdım…” diyerek, sevgilinize olması gereken ilgiyi göstermez ve saygısız davranışlarda bulunursanız bu noktada vefk etki etmez. Çünkü vefk sadece sevgilinizin size olan hislerini arttırır ve bağlar. Unutulmamalıdır ki, ilişkilerin devamı karşılıklı saygı ve sevgiden geçer. Diğer taraftan vefkin etkisi geçici değildir. Etkisi normal şartlar altında ömür boyu devam eder. Sonradan yapılan büyülerde ve yaşanan aşırı gerginliklerde vefk etkisiz hale gelebilir.

– Sevgiliniz size uzak mı duruyor?

– Sevgiliniz ailesi ve çevresinden mi etkileniyor?

– Sevgilinizin hayatında başka biri mi var?

– Size yeteri kadar zaman ayırmıyor mu ?

– Bahaneler gösterip ilgisiz mi davranıyor?

– İlişkinizi evliliğe taşımak istemiyor mu?

– Sevgilinizin evlilikle ilgili korkuları, endişeleri mi var ?

Sevgiliyi Bağlama Büyüsü için DOĞRU ADRESTESİNİZ…

yazarYazar: Medyum Umut | tarihTarih: 17 Kasım 2017 / 23:33

BÜYÜ BOZMAKBüyü bozmak

Büyü bozmak veya büyünün bozulması için uzman bir kişinin desteğinin alınma ihtiyacının nereden doğduğunu anlayabilmek için öncelikle büyü kavramı hakkında bilgi sahibi olmak gereklidir.

Büyü kavramının açıklanması ve büyünün nasıl etki ettiğine yönelik bilgi istendiğinde, ilahiyat, parapsikoloji, metafizik uzmanlar birbirleriyle çelişen açıklamalarda bulunurlar. Zaten büyü hakkında tamamen kulaktan dolma bilgilere sahip olan toplum, kendisini tatmin edecek yeterli açıklamaları bulamayınca da bu karmaşık büyü ve cinler konusundan mümkün olduğunca uzak durma ihtiyacı hisseder.

Elbette herkesin büyücinler ve büyü bozmak konusunda uzmanlaşması beklenemez. Ancak, yeterli ön bilgiye sahip olunmadığı takdirde her söylenene itibar etme durumu söz konusu olur ki, işte bu durum son derece suistimal edilen ve insanları mağdur eden sonuçlar doğurur.

BÜYÜ NEDİR ve NASIL ETKİ EDER

Büyü, yalnız dünya hayatında varolan ve yalnız insanlara etki eden elektromanyetik bir etkilemedir. Başka bir ifadeyle, ahirette büyü yoktur, büyü insanlardan başka hiç bir canlıyı etkilemez. Yalnızca insanları etkileyebilmesinin nedeni, insan manevi yapısının büyünün oluşturduğu elektromanyetik etkileri algılayabilme özelliğinden kaynaklanmaktadır.

“Bir insana kırk gün deli dersen deli olur!” sözü gerçekte büyünün açıklanması için oldukça yerinde bir ifadedir. Burada en önemli konu insanların söyledikleri sözlerin sadece ağızlarından çıkmasıyla sona ermediği ve manevi alêmde etkileşimler oluşturduğudur. Kaldı ki; konuşabilme, duyduğunu anlayabilme, düşünebilme ve muhakeme yeteneği yaratılmışların içerisinde yalnızca insana verilmiş en büyük hazinedir.

Kur’an-ı Kerim‘de de belirtildiği üzere Allah‘a kulluk görevi insanlar ve cinlere verilmiştir. Ancak, dünyada farklı boyutlarda yaşadıklarından dolayı birbirleriyle temasları sınırlanmıştır, iletişimleri değil. Başka bir ifadeyle, cinler yaratılışlarından gelen özellikleri nedeniyle insanların sözlerini duyarlar, insanları görebilirler. Oysa ki, insan yine yaratılış özelliğinden dolayı cinlerin konuşmalarını ve cinlerin fiziki görüntülerini göremez.

Bu yaratılış özelliği, insanlara sözleri ve yaptıklarıyla cinleri hem yönlendirebilme hem de görevlendirebilme fırsatı verir. Elbette bunun kuralları ve özel yöntemleri vardır. Bu özel yöntemleri ve kuralları bilenlerin yaptıkları bu yönlendirme veya görevlendirmenin insan üzerindeki yansıması BÜYÜolarak adlandırılır.

Bu özel yöntemlerin kişi üzerine belirli bir istek doğrultusunda yönlendirilmesi BÜYÜ etkisi yaratır ve hangi amaç için yapılmışsa kişiyi o açıdan etkilemeye başlar. Bütün bu etkilemelerin kaynağı beyin merkezlidir. Yani düşünce, his, hareket farklılıklarının tamamı büyünün, insan beyninde oluşturduğu elektromanyetik etkilemedir.

Elektromanyetik olarak dengeleri bozan etki, cinlerin yönlendirmesiyle yapılmışsa “BÜYÜ”, sadece insanların sözleri ve bakışlarından kaynaklanıyorsa “NAZAR” olarak adlandırılır.

BÜYÜ NASIL BOZULUR

İnsan üzerinde oluşan ve cinlerin yönlendirilmesinden kaynaklanan bu elektromanyetik baskı kişiyi istenilen şekilde yönlendirebilecek güçtedir. Çünkü, insan beyni bu baskıya karşı koyacak yeterlilikte değildir. Bu baskının kaldırılması için cinleri yönlendiren bu elektromanyetik etkinin iptal edilmesi ve kaldırılması gerekir.

İnsanın dilinden dökülen ifadelerin ağızdan çıkmasıyla yok olmadığını açıklamıştık. Bu konuyu biraz daha genişletmek doğru olacaktır. Herhangi bir işe başlayacağınızda “Bismillahirrahmanirrahiym” demek manevi alemde ne tür etkileşim sağlar? Öncelikle sizin imanınız gereği Allah’ın ismiyle bir işe başladığınızı gösterir ki, bunun takdiri yüce Allah’ın ölçüsündedir. Diğer taraftan, sizin bulunduğunuz mekanda yaşayan şeytanî cinlerin, sizden ve yaptığınız işten tamamen uzaklaşmasını sağlar.

Aynı şekilde, zarar ve kötülüklerden korunma amacıyla 21 kez tekrarlanan besmele‘nin oluşturduğu etki ise daha farklıdır. Belirli sayılarda tekrarlanan bu ilahi ifadenin oluşturduğu manevi şifre adetâ sizi çember içine alır ve korunmanızı sağlar.

Büyünün bozulması da bu temele dayalıdır. Kişi üzerine yönlendirilmiş olan manevi etkinin kaynağının tamamen kurutulması ve bu etkiden kurtulmanın tek yolu Kur’an-ı Kerim ayetleridir. Kişinin etkisi altında kaldığı büyünün özelliğine göre uygulanacak yöntemler ve okunacak ayetler elbette belirli bir uzmanlık gerektirecek seviyededir.

Okunacak ayet-i kerimelerin yanında ayrıca görevlendirilmiş cinlerin uzaklaştırılması için yapılması gereken özel uygulamalar gerekebilir. İşte uzmanlık ve yeterlilik bu noktada başlar. Bizle iletişime geçen bazı kişiler büyü bozma ayetlerini okuduklarını, rukye yaptıklarını ancak sonuç alamadıklarını bildirerek nedenini anlayamadıklarını bildirmişlerdir.

Bilinmesi gerekir ki, Ayet-i kerimeler bu konudaki tek çözümdür ve etkisiz olduğu kesinlikle söylenemez. Ancak, duruma göre ayet-i kerimelerin yanında ayrıca yapılması gereken farklı yöntemler gerekebilir. Kişiden kaynaklanan yanlış uygulamalar veya hatalar olabilir. Hata kişidedir, yöntemdedir, uygulamadadır. Hatası olmayan tek unsur Ayet-i kerimelerdir.

Bilinmelidir ki, her büyü bozulur. ALLAH’ IN İZNİYLE BOZULAMAYACAK BÜYÜ YOKTUR…

Büyü bozmak adı altında Kur’an-ı Kerim ayetlerinden başka uygulanacak hiç bir yönteme itibar edilmemelidir. Günümüzde BÜYÜ BOZMAK adına kişilerden yapılması istenilen bir çok saçma-sapan yöntem uydurulduğunu üzüntüyle duyuyoruz.

Lütfen bu tür yöntemlere kesinlikle inanmayınız ve hiç bir yöntemin uygulanmasına izin vermeyiniz.